Histamin


Aylin Baytöre - İstanbul Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi


Otakoid


Auyos=kendi, akos=ilaç


Lokal hormon olarak tanımlandırdığımız otakoidler endojen aktif maddelerdir. Bazıları hücrelerde sentez edilip depolandıktan sonra bazıları ise depolanmadan hemen salıverilir.


Hücreler arası iletişim genel olarak üçe ayrılır.


Endokrin: Endokrin organda üretilerek kana karışan endojen madde, üretildiği hücreden daha uzak hücreler üzerinde etki gösterir.

Parakrin: Yapısal bir hücrede üretilen endojen madde, komşu hücrede etki gösterir.

Otokrin: Yapısal bir hücrede üretilen endojen madde, etkisini aynı hücre üzerinde gösterir.


Otakoid maddeler bu tabloda parakrin ve otokrin iletişime örnek verilebilir.


Otakoidlere örnek olarak histamin, serotonin, eikanozoid, bradikinin verilebilir.


Histamin


Akut alerjik reaksiyonların en önemli haber vericisi olan histamin biyolojik bir amindir. 1910’da Dale ve Laidlaw tarafından keşfedilmiştir. Kimyasal yapısı beta-imidazoletilenamindir.


Histamin pratikte bütün dokularda bulunur fakat dokulardaki konsantrasyonu farklılık gösterir. Akciğerler, cilt ve gastrointestinal sistem yüksek konsantrasyonda bulundukları yerlerdir. Vücutta yerleştiği yapılar üç grupta toplanabilir:


1. Mast hücreleri

2. Nöronal histamin (beyinde)

3. Diğer hücrelerdeki histamin (mide-barsak)


Histamin Sentezi


Histidin aminoasidinden dekarboksilaz enzimi ile dekarboksilasyon sonucu elde edilen bir amindir. Bu enzim santral sinir sistemi nöronlarında, gastrik mukoza bazofiller gibi tüm vucüt genelinde bulunmaktadır. Mast hücrelerinde histamin granüller içerisinde depolanır ve bu granüllerde histamin, polisülfat taşıyan bir anyon olan heparin ve diğer bir anyonik proteinle inaktif bir kompleks halinde bulunur. Histamin depolanmamış durumda ise amin oksidaz adlı enzimler tarafından inaktive edilir.


Histaminin Farmakolojik Etkileri


Temel etkileri; damar düz kasını gevşetme, damar dışı yapıların düz kaslarında kasılma ve mide asid sekresyonunu uyarmaktır.


Kardiyovasküler Sistem Üzerine Etkisi: Rezistans damarlar histamine oldukça duyarlıdır. Periferik direnci yani sistemik dolaşımda kan akımına karşı oluşan basıncı azaltarak sistemik kan basıncını düşürür. Bu durumu dengelemek isteyen kalp atışları yaşamı tehdit edebilir. Kalpte pozitif kronotrop etki ve aritmiye neden olur.


Damar Dışı Düz Kaslar Üzerine Etkisi: İnsan bronşlarında H1 reseptörleri daha fazla bulunur. Akciğerler üzerinde etkisini bronşiyallerin kasılması ile gösterir. Bronkokonstrüksiyon ile astım belirtilerini oluşturabilir. Bağırsak düz kaslarını kasılma ile tonusu ve motilitede artış görülür. Midede gastrik hidroklorik asit ve pepsin salgısı artar. Aynı şekilde uterus düz kasında da kasılma görülür.


  • Cilt: Lewis’in üçlü cevabı dediğimiz tablo ile karşılaşırız. Histaminin deri içine enjeksiyonu sonucu görülen tipik bir reaksiyondur.

  • Kızarıklık: Enjeksiyon yerindeki küçük damarlar genişler. İlk dakikadan itibaren birkaç mm çapında kızarıklık görülür.

  • Ödem: Kısa bir süre sonra önceden oluşmuş olan kızarıklık yerini beyaz ödemli bir papüle bırakır.

  • Son olarak sınırı düzgün olmayan açık kırmızı alan oluşur.


Bu olayda üç farklı tipte hücre etkilenir. Bunlar; küçük damarların düz kası (kızarıklık), kapiler ve venöz endotel (ödem) ve duyusal sinir uçları (akson refleksi) dır. Afferent sinir uçları uyarılır bu uyarı merkeze gider fakat merkeze giderken bir kısmı efferent yollardan geri döner. Bu refleks enjeksiyon yerinde “P maddesi “ salınımıyla kızarıklığa neden olur. Öte yandan beyne ulaşan uyarı kaşıntı hissini oluşturur.


Histamin Yan Etkileri


Belirgin olarak hipotansiyon ve taşikardi olmakla beraber,


  • Bronkospazm

  • Baş ağrısı

  • Bulantı

  • Kusma

  • Diyare


Aşırı derecede histamin salımının neden olduğu sonuçların tedavisi şu şekilde ele alınır:


1. Klasik antihistaminikler “H1 ve H2 blokerler”: Histaminin reseptörlere bağlanmasını engeller.

2. Histaminin fizyolojik antagonisti olan adrenalin kullanılması ile vazokonstürüktör ve bronkodilatör etkinin görülmesi sağlanır.


Alerjide Histaminin Rolü


Histamin alerjik ve inflamatuvar olaylara aracılık eden önemli bir maddedir. İmmünolojik olaylarda mast hücrelerinden ve bazofillerden histamin salınımı gerçekleşir. Bununla birlikte soğuk, bakteriyel toksin, travma vs patolojik olay ve uyaranlar da histamin salgılanmasını tetikleyebilir. Her bir mast hücresi yüzeyinde 100.000-500.00 tane, IgE reseptörü bulunur. Bu reseptör allerjen bir maddeyle karşılaştığında mast hücresi histamin salgılar. Bu olaylar Ca+2 ve enerji gerektiriler. Tip 1 alerjik reaksiyonda bu olayların günler veya haftalar sürebildiği görülmüş. İnflamasyon ve immün cevabın yanıtında histamin oldukça önem taşır. Doku yaralanması sonrası histamin salgılanır böylece lokal vazodilatasyon oluşur. Nötrofil, eozinofil, bazofil, monosit, lenfositler (immün sistem hücreleri) invaze olur.


Histamin Analogları


Betazol


Histamin reseptörlerini aktive eder. H2 reseptör agonisti olarak geçer. Histaminden farklı olarak imidazol halkası değil pirazol halkası içerir. Aklorhidri teşhisi için klinik olarak kullanılır.


Betahistin HCI


Meniere hastalığında semptomları tedavi etmek amaçlı kullanılır. Bununla beraber kulak çınlaması ve işitme kaybında da kullanılır. İç kulakta mikrosirkülasyonu düzeltir.


Histamin Reseptörleri Dağılımı


Çeşitli uyarılar ile histamin salınır ve yukarıda gördüğümüz üzere 4 farklı reseptöre bağlanarak daha önceden bahsetmiş olduğumuz etkilerini gösterir. H1 ve H2 reseptörlerinin dağılımı oldukça geniştir. Klinikteki ilaçlar esas olarak bu reseptörleri hedef almaktadır. Bazı damarlarda hem H1 hem de H2 reseptörleri bulunmaktadır. H1 reseptörler vazokonstrüksiyon, H2ler vazodilatasyon etkilidir. Hangi tip reseptörün baskın olduğu görülen net etkiyi değiştirmektedir. Diğer reseptör tiplerinin dağılımı yaygın değildir birkaç hücre tipinde bulunmaktadır. İlaç etkisindeki rolleri tam olarak bilinmemektedir.


Kullanış


Histaminin ilaç olarak kullanımı yoktur, oral yoldan alındığında barsak florası bakterileri tarafından inaktive olur. Histamin ve analogları bazı hastalıkların teşhisinde kullanılmaktadır.






Kaynakçalar

1. Histamine and H1-Antihistamines in Allergic Disease, Second Edition Revised and Expanded, University of Manitoba Winnipeg, Manitoba, Canada

2. Indian Journal of Pharmacology 2000; 32: S3-S14, PHARMACOLOGY OF AUTACOIDS

3. Otakoidler Prof. Dr. Süleyman aydin, Farmakoloji Anabilim Dalı

4. Otakoider, M. Pfaffendorf, Bölüm 8

5. ENDOKRİN SİSTEM İLAÇLARI VE OTAKOİDLER, Öğr. Gör. Nurhan BİNGÖL

6. Allerjik Hastalıklara Yaklaşım (astım dışı), Doç.Dr.Öznur ABADO ĞLU CÜTF Gö ğüs Hast. AD Allerjik Hast. BD. Sivas

175 görüntüleme

Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

Bizi Takip Et
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik
  • YouTube

© 2019 by Bezelye Dergi