Sideritis Türleri’nin Etnobotaniği


Mustafa Öksüz-Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi


Sideritis cinsi, Labiateae Ailesi, Lamieae takımına aittir. Bu cins, Kuzey Yarımkürenin ılıman ve tropik bölgelerinde, Bahamalar'dan Batı Çin'e ve Almanya'dan Fas'a dağılan 150'den fazla türü içerir. Çoğu tür çoğunlukla Kanarya Adaları ve Madeira'dan Kafkasya'ya kadar uzana Akdeniz bölgesinde bulunur; İspanya ve Türkiye en fazla sayıda farklı türe sahip ülkelerdir. İspanya'da bunların çoğu İber Yarımadası'nın ve Kanarya Adaları'nın güneydoğusunda bulunurken, Türkiye'de Marmara ve Ege bölgeleri hakimdir.


Resim1: Sideritis türlerinin dünyadaki dağılış alanlarını gösteren harita

Antik zamanlarda metal silah yaralanmalarını iyileştirmesinden dolayı Sideritis ismi Latinceden Sideros (Demir)’den türemiştir. Sideritis çayları çeşitli şekillerde adlandırılır, ancak yaygın olarak “dağ çayı” olarak bilinir, çünkü birçok türü yüksek dağ bölgelerinde yetişir. Bu yara iyileştirici özelliğinin yanı sıra, Sideritis türleri yüzyıllardır antienflamatuar, antiülserojenik, hazmettirici ve antimikrobiyal özellikleri için popüler olarak kullanılmaktadır. Birçok etnofarmakolojik çalışmada da Sideritis türlerinin Akdeniz halk tıbbında yaygın olarak kullanıldığı bildirilmiştir. Geleneksel kullanımın yanı sıra bu cinsin anten kısımlarından infüzyon ya da dekoksiyonla hazırlanan ve oral ya da topikal uygulanan preperatlarının antiproleratif, anti-HIV ve böcek öldürücü aktiviteye sahip olmasından dolayı önem arz etmektedir.


Botanik Yönleri


Sideritis türleri tek ya da çok yıllık olarak küçük çalı ya da ot halinde gelişim gösterirler. Yaprakları sıklıkla dar, karşılıklı, tüm ya da kenarları tırtıklı ya da dişli ve sapsızdır. Verticillaster aralıklarının sayısı ikiden fazladır ve terminal uçları vardır: Brakteleri yoktur. Kaliks tüpleri tübüler ya da çan şeklindedir, 5-10 damarlıdır ve diğer dişlere göre eşit veya daha büyük olan beş diş daha vardır. Korolla, çoğunlukla sarı, nadiren beyaz veya kırmızı ve kaliksten daha kısadır. Nutletler oval ,üç köşeli, tepede yuvarlak, geniş ve tüysüzdür. Sideritis türleri güneşli en iyi şekilde büyür ve kuraklık koşullarına çok uygundur. Deniz seviyesinden birkaç metreden 3000 metreye kadar, orta derecede besleyici-zengin topraklar ve biraz alkali içeren kayalık yamaçlarda ve meralarda bulunurlar.


Resim 2: Ülkemizde yetişen bazı Sideritis türlerinin görüntüsü

Bu cins, türler arasında melezleşme eğilimi ile karakterizedir. Sideritis serrata ve Sideritis bourgaeana’nın çaprazlamasıyla oluşan Sideritis rodriguezii örnek verilebilir. Ancak türler arası melezleşme nedeniyle sınıflandırılması oldukça karmaşık ve zordur, bu nedenle tam olarak bir çözüme varılamamıştır.


Hem belirli morfolojik karakterlerin incelenmesi hem de bu cinsin kemotaksonomik belirteçleri olarak kabul edilen diterpenoidler ve flavonoidler olarak ikincil metabolitlerin analizi, Sideritis türlerinin sistematik sınıflandırmasındaki sorunları netleştirmek için yararlı olmuştur. HPLC-UV DAD analizi, flavonoid aglikon içeriğinin Sideritis scardica ve Sideritis raeseri arasındaki farkın ayırt edilmesine yardımcı olduğunu göstermiştir. Chryseriol gibi 5,7-OH flavonları Sideritis scardica'da bulunurken, Sideritis raeseri hipolaetin veya 4-metil izoscutellarein eter gibi 8-OH flavonları açısından zengindir. Flavonoid kompozisyonundaki farklılıklar da Sideritis cinsine ait iki bölüm arasında bir ayrım yapmak için kullanılmıştır. 8-hidroksiflavonların 7-glikozitleri (izoscutellarein, hipolaetin ve metil eterleri) Sideritis kesitinden karakteristiktir ve Hesioda bölümünde apigenin, luteolin ve chrysoeriol flavonlarının 7-glikozitleri tespit edilmiştir.


Polen özelliklerine bakılarak Lamioideae ve Nepetoideae olarak iki alt aileye ayrılmıştır. Lamioideae alt familyasından bitkiler, düşük konsantrasyonda uçucu yağlar, rosmarinik asit eksikliği ve iridoid glikozitlerin varlığı ile karakterize edilir; Nepetoideae bitkileri uçucu yağlar açısından zengindir, çeşitli yüzdelerde rosmarinik asit içerir ve iridoid içermez.


Sideritis cinsinin konumu Şekil 1'de gösterilmektedir. Bu cins, sırasıyla Avrupa ve Makaronese türleri tarafından oluşturulan Sideritis ve Marrubiastrum olmak üzere iki alt türe ayrılır. Marrubiastrum (Lamioideae: Lamiaceae) alt türü, Madeiran ve Kanarya Adası takımadalarının 10 adası arasında dağılan 24 (23 mevcut) çok yıllık tür içeren en zengin Makaronese endemiklerinden birini temsil eder. Makaronese floristik bölgesi, Azores, Madeira, Selvagen, Kanarya ve Cape Verde Adaları'nın beş Atlantik Okyanusu takımadalarından oluşur ve 15 ° ile 40 ° kuzey enlemi arasında yer alır. Bu bitkiler çok çeşitli morfolojik çeşitlilik gösterir ve adalardaki tüm ekolojik bölgelerde bulunur. Büyüme formları, boğucu uzun ömürlü, kazmofit rozet bitkileri ve büyük ağaççık görünümündeki çalıları içerir.


İkinci ve çok daha büyük bir alt tür olan Sideritis, büyük çoğunlukla Avrupa’da olmak üzere Kuzey Afrika’da da görülen, tek veya çok yıllık olmak üzere çoğu boğucu olan ama hiç biri odunsu olmayan 125 tür içerir.Sideritis’te alt basamak olarak 4 bölümden oluşur. Hesiod ve Burgsdorff, sadece Akdeniz ve Orta Asya'da yaygın olarak dağılan tek yıllık türleri içeren küçük gruplardan oluşan dört bölümden oluşmaktadır. Kalan iki kıta bölümü, Sideritis ve Empedoclia, batı Akdeniz bölgesinde (özellikle İber Yarımadası) ve doğu Akdeniz'de (Balkanlar, Türkiye, Suriye) çeşitlilik merkezlerine sahip olan ardı ardına uzun yıllar içerir. Empedoclia bölümünü oluşturan türler doğu Akdeniz (Yunanistan, Türkiye) ve Orta Doğu (İsrail, Lübnan, Filistin, Irak, Suriye) ülkelerinde bulunmaktadır. İki bölümü birbirinden ayıran morfolojik özellikler arasında Sideritis’te karşılıklı dentat / spinoz bracte ve tetrakolpat polen, tüm bracteler ve Empedoclia bölümünde sikspantocolpat polen bulunmaktadır. Buna ek olarak, Sideritis cinsinin çok sayıda endemik tür içerdiğine dikkat etmek önemlidir: Türkiye'de 46 tür, 12 alttür ve iki çeşit büyür, 36 tür, 10 alt tür ve bunların iki çeşidi endemiktir (% 77 endemizm) oranı). Fas'ta 16'sı endemik olan 25 Sideritis türü yetişir. İber Yarımadası ve Balear Adaları, 36 tanesi endemik olan 49 Sideritis türü içerir; Kanarya Adaları'nda bu cins 19 endemik tür tarafından temsil edilmektedir.


Resim 3: Sideritis spp. Sınıflandırlıma tablosuna örnek

Geleneksel Kullanımları


Halk tıbbında Sideritis türlerin çoğunlukla dekoksiyon ya da infüzyonla hazırlanmış preperatları oral ya da haricen kullanılır. Sideritis türleri’nin tıbbi kullanımlarının çoğu halk tıbbı ile sınırlıdır, ancak bitkisel ilaçlar pazarında giderek artan Sideritis türleri varlığına ve Sideritis türlerini içeren artan reçete sayısına dikkat çekmeye değerdir. Akdeniz halk tıbbında, Sideritis türlerinden hazırlanan sulu preparatları antioksidan, antienflamatuar, antiülseratif, antimikrobiyal, yara iyileştiric, antispazmodik, antikonvülsan, analjezik ve karminatif ajanlar olarak kabul edilir.


Farklı bitki parçalarının farklı kullanım şekilleri vardır; anten kısımlarından hazırlanan infüzyonu gastroprotektif özellikleri için kullanılmıştır, oysa yaprakların kaynatılması bir antienflamatuar ve antiromatizmal preparat olarak kullanılmıştır. Yaprak saplarının sudaki ekstresi yaraları ve yanıkları dezenfekte etmek ve iyileştirmek için harici olarak kullanılmıştır. Sideritis türlerinin “dağ çayı, yayla çayı” olarak bilinen Türkiye'de ve Yunanistan'da, bu bitkilerin anten kısımları mide ağrısı, hazımsızlık ve şişkinlik gibi gastrointestinal bozukluklara karşı; ateş, grip, boğaz ağrısı, bronşit ve tonik ve idrar söktürücü bir ilaç da dahil olmak üzere soğuk algınlığı semptomlarını hafifletmek için bitkisel ilaçlar ve geleneksel çaylar hazırlamak için yaygın olarak kullanılmaktadır.


Bitkilerin özelliklerine bağlı olarak, Sideritis ve büyüdükleri bölgeler arasında kullanım farklılıkları gözlenmiştir. Bazıları Balkan ülkelerindeki halk tıbbında iltihaplanma, öksürük ve gastrointestinal bozuklukların tedavisi için bitkisel çaylar olarak yaygın olarak kullanılmaktadır.


Türkiye’nin Güneyinde yer alan Toros Dağlarında karın ağrılarını dindirmek için Sidetiris spidica’nın kaynatılmış yaprakları, arpa unu, rendelenmiş soğan ve çam katranıyla lapa hale getirilmiş bir şekilde haricen karın bölgesine uygulanır. Ayrıca, Türkiye'de Sideritis syriaca bir diüretik ajan olarak ve öksürükleri gidermek için kullanılmaktadır. Anadolu'nun iç batısındaki soğuk algınlığı ile savaşmak için Sideritis leptoclada'nın yapraklarından ve çiçeklerinden hazırlanan bir infüzyon balgam söktürücü etkisi nedeniyle kullanılır. Endemik türlerden olan Sideritis trojana, boğaz, peptik ülser ve göğüs hastalıklarının tedavisi için “Kaz Dağı” olarak bilinen ve kutsal olarak atfedilen dağda yaşayan Yörükler ve köylüler tarafından pazarlarda en çok talep edilen ve tüketilen şifalı bitkilerden biridir.


Madeira ve Porto Santo Adaları'nda Sideritis. Candicans’ın infüzyonu bronşit ve bağırsak hastalıklarını tedavi eder. Calabria bölgesinde ve Alto Tirreno Cosentino bölgesinde (Güney İtalya) yetişen bitkiler üzerine yapılan etnofarmakoloji çalışması, yerli halkın kanamayı durdurmak için Sideritis syriaca yapraklarını kullandığını ortaya koymuştur.Bulgaristan'da, Sideritis scardica'nın anten kısımlarının infüzyonu, pulmoner amfizemde ekspektoran olarak ve anjina pektorisin tedavisi için kullanılır. Sideritis congesta, Sideritis libanotica ve Sideritis psidica'nın yaprak ve çiçeklerinin infüzyon ve dekoksiyonla hazırlanan preperatları öksürükleri, hipertansiyonu ve warm ın the eyes sendromunu (Gözdeki ağrıların nedeninin göz görüntüsünün önünde oluşan siyah renkli solucana benzeyen şeylerden oluştuğuna inanılan geleneksel bir hastalık) tedavi etmek için çok popülerdir. Güneydoğu İspanya'da bulunan Níjar-Cabo de Gata bölgesinde, Sideritis granatensis’ın infüzyonları bel ağrısı ve göz enfeksiyonlarına karşı etkili ve iştah uyarıcı olarak kullanılmaktadır. Ek olarak, Sideritis granatensis ve Thymus spp. İnfüzyonunlarının ilave bir çorba kaşığı yağ ile bir karışımı, hepatik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır. Adet sırasında yaygın olarak meydana gelen krampları hafifletmek için, tek başına hazırlanan veya Sideritis angustifolia ile karıştırılmış Sideritis foetens'in anten kısımlarından hazırlanan infüzyon veya dekoksiyonlar yine geleneksel olarak İspanya'da kullanılan bitkilerdendir. Ayrıca İspanya’nın Valencia-Alicante bölgesinde bulunan ve en çok bilinen şifalı bitkilerden biri olan Sideritis tragoriganum’dan hazırlanan infüzyonlar, yaraları, sindirim bozukluklarını ve idrar yolu enfeksiyonlarını iyileştirmenin yanı sıra gargara yapmak ,oküler ve dermik bölge yıkamaları için de etkili bir tedavidir.


Batı Akdeniz bölgesinde, özellikle İspanya ve Portekiz'de yetişen bu cinsin birçok türü, kimyasal bileşenlerini belirlemek için uzun zamandır araştırılmıştır ve fitokimyasal veriler kemotaksonomik çalışmalarda başarıyla kullanılmıştır. Ancak Türkiye, Sideritis cinsinin ikinci en büyük kaynağı olmasına rağmen, uçucu yağlarla ilgili raporlar hariç, cins hakkında fitokimyasal bilgiler hala yetersizdir.


Soğuk Algınlığı ve Grip


Sideritis türlerinin grip tedavisinde kullanımı hakkında ilk bilgi, M.S. birinci yüzyıl olan Dioscorides'e dayanmaktadır. Sideritis türleri halk tıbbında en çok soğuk algınlığı ve tedavisinde kullanılmaktadır. Dioscorides’in Sideritis scardica’yı ve anti enflamatuar aktivitesi nedeniyle Sideritis lycia, soğuk algınlığı ve üst solunum yollarının rahatlaması için kullanmıştır. Aynı kullanım Türkiye'de Sideritis condensata, Sideritis stricta, Sideritis leptoclada, Sideritis libanotica ve Sideritis trojana türleri için de rapor edilmiştir. Gürdal ve Kültür, ses kısıklığının tedavisi ve balgam söktürücü olarak Sideritis leptoclada ve Sideritis libanotica'nın kullanıldığını bildirmiştir.

Hamidou ve ekibi Yunanistan Selanik’te bulunan 18 eczanede Sideritis cinsine ait 172 taksonun (S. euboea, S. perfoliata subsp. perfoliata, S. raeseri subsp. raeseri, S. scardica ve S. syriaca subsp. syriaca) çoğunlukla grip ve soğuk algınlığı tedavisinde ve idrar söktürücü ve ateş düşürücü ajan olarak kullanıldığını bildirmiştir.


Solunum Yolu Hastalıkları


Sideritis türlerinin solunum sistemindeki hastalıkların tedavisinde kullanımına ilişkin çok sayıda örnek vardır. Karaman ve Kocabaş ve Akbulut, şiddetli öksürük tedavisinde sırasıyla Sideritis syriaca ve Sideritis perfoliata infüzyonlarının kullanıldığını bildirmişlerdir. Almanya’nın Köln şehrindeyapılan bir etnobotanik çalışmada, Türk gurbetçilerin öksürük tedavisi için Sideritis congesta, Sideritis libanotica ve Sideritis pisidica'nın yaprak ve çiçeklerinden hazırlanan su özleri kullandığını ortaya koymuştur.


Çelik ve arkadaşları tarafından yapılan etnobotanik bir araştırmaya göre, Türkiye'de Kaz Dağı'na yakın bölgelerde en çok kullanılan ve en yaygın tıbbi bitki, endemik olan Sideritis trojana türleridir.Sideritis trojana göğüs ve boğaz hastalıklarında kullanılmaktadır. Özellikle boğaz ağrısı ve bronşit tedavisi için önerilmektedir. İç Batı Anadolu'da yapılan bir etnobotanik araştırma, Sideritis leptoclada'nın balgam söktürücü olarak kullanımını göstermiştir.

Bulgaristan tıp geleneğinde, Sideritis scardica’nın infüzyonları çoğunlukla solunum sistemi hastalıklarının tedavisi için kullanılmıştır. Sideritis scardica'nın Bulgaristan'da geleneksel kullanımı hakkında mevcut bilgiler yirminci yüzyılın başlarına dayanmaktadır ve bu bilgiler çoğu durumda, uluslararası izleyici kitlesine kolayca erişilemeyen dergi ve kitaplarda Bulgarca yayınlanmıştır. Sideritis raeseri’in dekoksiyonu, antienflamatuar, analjezik, antitussif ve antimikrobiyal özellikleri nedeniyle Akdeniz bölgesinde baharat ve halk tıbbında öksürük için olduça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.


Resim 4: Merkezi sinir sistemi üzerindeki farmakolojik aktiviteler

Sindirim Sistemi Hastalıkları


Sideritis caesarea, Pinarbası'nda (Kayseri) geleneksel olarak gastrointestinal bozuklukların tedavisinde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Everest ve Öztürk, Adana ve Mersin bölgelerinde Sideritis congesta'nın obeziteye karşı kullanımını bildirmiştir. Dulger ve ekibi. karın ağrısı için Sideritis pisidica'nın kullanımına dikkat çekmiştir. Sideritis trojana geleneksel olarak Çanakkale-Türkiye'de mide ağrısı için kullanılmaktadır. Sideritis galatica ve Sideritis stricta, karminatif aktivite göstermiştir. Sideritis sipylea ve Sideritis geleneksel olarak dispepsi ve ishalin tedavisinde ve ayrıca Alaşehir’de (Manisa) yerel halkının safra taşı durumunda kullanılmaktadır.


Yunanistan’da yetişen (S. euboea, S. perfoliata, S. raeseri, S. scardica, S. syriaca) geleneksel olarak çeşitli gastrointestinal bozuklukların bir sonucu olan dispepsi tedavisinde kullanlmaktadır.


Üriner Sistem Hastalıkları


Bazı Sideritis türleri geleneksel olarak diüretik olarak kullanılmıştır, örneğin, Türkiye'nin genelinde Sideritis syriaca ve Anadolu'nun batısında Sideritis leptoclada. Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde yapılan etnobotanik bir araştırma, Sideritis trojana'nın böbrek hastalıklarının tedavisinde yaygın olarak kullanıldığını ortaya koydu. Hanlidou ve arkadaşlaro Yunan Sideritis türlerinin diüretik ve antipiretik aktivitelerine dikkat çekmiştir.


Bulgaristan'da Dr. Alikovski, Sideritis scardica'nın su ekstraktının ürolitiyazis tedavisinde etkili olduğunu söylemiştir. İnfüzyonun, böbrekleri tahriş etmeden, idrar pH'ını normalleştirmeden ve üreteral taşlara ürolitik olarak etki etmeden ılımlı bir diüretik etkisi olduğunu söyledi. Ek olarak, aynı çalışmada, S. scardica'nın erkek üreme sisteminin bazı hastalıkları (örn., İyi huylu prostat hiperplazisi) üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu bildirilmiştir. Dr. Akbulut da, başka bir çalışmada Sideritis perfoliata'nın Adana bölgesinde de benzer bir uygulama yaptığını bildirmiştir.


Kardiyovasküler Sistem Hastalıkları ve Anemi


Pieroni ve arkadaşları, yüksek tansiyon için normalleştirici ajan olarak Sideritis congesta, Sideritis libanotica ve Sideritis pisidica'nın kullanımını bildirmiştir. Güney İtalya (Callabria) S. syriaca yaprakları şiddetli kanamayı durdurmak için kullanıldı.


Sonuç olarak yazımızı özetlemek ve toparlamak gerekirse Sideritis cinsi çok çeşitli araştırma olanakları sağlar. Botanik bakış açısından, çok sayıda tür, farklı türler arasında melezleşme eğilimi ile birleştiğinde, bu cinsin botanik sınıflandırmasındaki tüm tartışmalı noktaları netleştirmek için doğru bir çalışmaya yol açmıştır. 1970-1980 yılları arasında yapılan fitokimyasal çalışmalar, bazı türlerin karakteristiği olarak tanımlanan bazı bileşenlerin aralarındaki farklılaşmaya yardımcı olması nedeniyle bu sınıflandırmada önemli bir rol oynamıştır.


Güney Avrupa'da ve Türkiye'de Sideritis cinsinin Empedoclia alt cinsinin yaklaşık 47 türü vardır ve bunların neredeyse tamamı, tüm çalışma bölgesi boyunca şifalı bitkiler ve bitki çayı için değerlidir. Bu türlerin çoğunun geleneksel kullanımı eski zamanlara dayanır ve gelenekler zaman içinde daha da muhafaza edilip, geliştirilmiştir. Yerel halklar Sideritis türlerini bitkisel çay gibi içecekler hazırlamak için ve ayrıca grip ve soğuk algınlığı, solunum problemleri, sindirim ve idrar sistemi hastalıkları, kardiyovasküler sistem, kardiyovasküler sistem, yara iyileşmesi ve anemi gibi bazı kan bozuklukları gibi hastalıkları tedavi amaçlı kullanmaktadır. Mevcut bilgilerin çoğu, soğuk algınlığı ve grip durumunda Sideritis türlerinin kullanımı hakkındadır. Bu, birçok türde tespit edilen yüksek antibakteriyel ve antiviral aktivitelere karşılık gelir. Sindirim sistemi hastalıklarının tedavisinde birçok türün geleneksel kullanımı, flavonoidler (hipolaetin, sideritoflavon, ksantomikrol) nedeniyle enflamatuar aktiviteye bağlanabilir. Sideritis türlerinin sinir sisteminin tedavisi için kullanımı hakkında etnobotanik bilgi bulunmamasına rağmen, birçok çalışma ilginç sonuçlar vermiştir ve bu türün Parkinson ve Alzheimer hastalıklarının tedavisinde kullanılması için yeni beklentiler ortaya koymuştur.

Sideritis çinisinin etnobotaniğini ve etnofarmakolojisini derlediğim bu yazımın devamından gelecek yazılarımda aynı türün fitokimyasal analizini ve farmakolojik aktivitesini derleyeceğim. Sideritis cinsi geleneksel olarak yaygın kullanımı ve yapılan çalışma azlığı nedeniyle aydınlatılmasını gerektiğini düşündüğüm önemli türlerdendir. Bu yazılar ışığında umarım cinsi kavrar ve çalışmalarımıza yön verebiliriz.


Güzel günler dileklerimle…. Sağlıkla kalın….




Kaynakçalar

  1. 1) Hanlidou E, Karousou R, Kleftoyanni V, Kokkini S. The herbal market of Thessaloniki (N. Greece) and its relation to the ethnobotanical tradition. J Ethnopharmacol. 2004;91:281–99.

  2. 2) Alikovski A: BMountain tea^. Trigrad, 2008. (in Bulgarian).

  3. 3) Akbulut S. Differences in the traditional use of wild plants between rural and urban areas: the sample of Adana. Stud EthnoMed. 2015;9:141–50

  4. 4) Bulut G, Tuzlacı E. An ethnobotanical study ofmedicinal plants in Bayramiç (Çanakkale-Turkey). Marmar Pharm J. 2015;19:268–82.

  5. 5) Pieroni A, Muenz H, Akbulut M, Baser KHC, Durmuskahya C. Traditional phytotherapy and trans-cultural pharmacy among Turkish migrants living in Cologne, Germany. J Ethnopharmacol. 2005;102:69–88. Leporatti M, Impieri M. Ethnobotanical notes about some uses of medicinal plants in alto Tirreno Cosentino area (Calabria, southern Italy). J Ethnobiol Ethnomed. 2007;3:1–6.

  6. 6) Brankovic S, Kitic D, Radenkovic M, Veljkovic S, Jankovic T, Savikin K, et al. Spasmolytic activity of the ethanol extract of Sideritis raeseri spp. raeseri Boiss. &Heldr. On the isolated rat ileum contractions. J Med Food. 2011;14:495–8. Hanlidou E, Karousou R, Kleftoyanni V, Kokkini S. The herbal market of Thessaloniki (N. Greece) and its relation to the ethnobotanical tradition. J Ethnopharmacol. 2004;91:281–99.

  7. 7) Pljevljakušic D, Šavikin K, Jankovic T, Zdunic G, Ristic M, Godjevac D, et al. Chemical properties of the cultivated Sideritis raeseri Boiss. & Heldr. subsp. raeseri. Food Chem. 2011;124:226–33.

  8. 8) Dioscorides P: DeMateriaMedica. Publisher: Juan Lacio, Anvers 1555, 616 pp

  9. 9) Akcos Y, Ezer N, Ozcelik B, Abbasoğlu U. Iridoid glucosides from Sideritis lycia Boiss. & Heldr. And its antimicrobial activities. FABAD J Pharm Sci. 1998;23:99–103

  10. 10) Küpeli E, Sahin P, Calis I, Yeşilada E, Ezer N. Phenolic compounds of Sideritis ozturkii and their in vivo anti-inflammatory and antinociceptive activities. J Ethnopharmacol. 2007a;112: 356–60.

  11. 11) 90. Küpeli E, Şahin P, Yeşilada E, Calis I, Ezer N. In vivo antiinflammatory and antinociceptive activity evaluation of phenolic compounds from Sideritis stricta. Z Naturforsch. 2007b;62c:519–25.

  12. 12) Fakir H, Korkmaz M, Guller B. Medicinal plant diversity of Western Mediterranean region in Turkey. J Appl Biol Sci. 2009;3:30 40.

  13. 13) Altundag E, Özturk M. Ethnomedicinal studies on the plant resources of East Anatolia, Turkey. Procedia Soc Behav Sci.2011;19:756–77.

  14. 14) Gürdal B,Kültür S. An ethnobotanical study ofmedicinal plants in Marmaris (Mugla, Turkey). J Ethnopharmacol. 2013;146:113–26.

  15. 15) Karaman S, Koçabas Y. Traditional medicinal plants of K. Maras (Turkey). J Med Sci. 2001;1:125–8.

  16. 16) Iatrou G, Kokkalou E: Rarity, conservation, importance and ethnopharmacological knowledge of the Greek flora. In: Heywood V.H., Skoula, M. (ed.). Identification of wild food and non-food plants of the Mediterranean region. Centre International des Hautes Études Agronomiques Mediterranéennes 1997, 65–75

  17. 17) Romanucci V, Di Fabio G, D'Alonzo D, Guaragna A, Scapagnini G, Zarrelli A. Traditional uses, chemical composition and biological activities of Sideritis raeseri Boiss.& Heldr. J Sci Food Agric. 2017;97:373–83.

  18. 18) Everst A, Özturk E. Focusing on the ethnobotanical uses of plants in Mersin and Adana provinces (Turkey). J Ethnobiol Ethnomed. 2005;1:6.

  19. 19) Sargın S, Akçicek E, Selvi S. An ethnobotanical study of medicinal plants used by the local people of Alaşehir (Manisa) in Turkey. J Ethnopharmacol. 2013;150:860–74.

  20. 20) Ivancheva S, Stantcheva B. Ethnobotanical inventory ofmedicinal plants in Bulgaria. J Ethnopharmacol. 2000;69:165 72.

  21. 21) Aneva I: Traditional uses of Sideritis scardica Griseb. in Bulgaria. In: Krupina, N, (ed.). Proc. First Int Conf. BMedicinal Plants: Fundamental and Applied Problems^. 21–22.05.2013. Publ. House of Novosibirsk State Agrarian University, Novosibirsk, Russia 2013, 469–471.

  22. 22) Dulger B, Gonuz A, Aysel V. Inhibition of clotrimazole-resistant Candida albicans by some endemic Sideritis species from Turkey. Fitoterapia. 2006;77:404–5.

  23. 23) Karagioglu M, Cencki S, Serteser A, Evliyaoglu N, Konuk M, Samil KM, et al. An ethnobotanical survey of inner-West Anatolia, Turkey. Hum Ecol. 2008;46:763–77.

  24. 24) Todorova M, Trendafilova A. Sideritis scardica Griseb., an endemic species of Balkan peninsula: traditional uses, cultivation

  25. 25) Dülger B, Gonuz A, Bican T. Antimicrobial studies on three endemic species of Sideritis from Turkey. Acta Biol Cracov Ser Bot. 2005a;47:153–6.

  26. 26) Dülger B, Ugurlu E, Aki C, Suerdem TB, Camdeviren A, Tazeler G. Evaluation of antimicrobial activity of some endemic Verbascum, Sideritis, and Stachys species from Turkey. Pharm Biol. 2005b;43:270–4

  27. 27) Gürbüz I, Özkan AM, Yeşilada E, Kutsal O. Anti-ulcerogenic activity of some plants used in folk medicine of Pinarbasi (Kayseri, Turkey). J Ethnopharmacol. 2005;101:313–8.

  28. 28) Özkan M, Chalchat JC, Akgül A. Essential oil composition of Turkish mountain tea (Sideritis spp.). Food Chem. 2001;75:459–63.

  29. 29) Aneva I., Zhelev P., Kozuharova E., Danova K., Nabavi FS., Behzad S., section Empedoclia in southeastern Europe and Turkey – studies in ethnopharmacology and recent progress of biological activities: DARU Journal of Pharmaceutical Sciences (2019) 27:407–421

  30. 30) E. Gonzalez-Burgos, M.E. Carretero, M.P. Gomez-Serranillos. Sideritis spp.: Uses, chemical composition and pharmacological activities. Journal of Ethnopharmacology 135 (2011) 209–225

  31. 31) Bojovic D., Jakovic S., Patparo Z., Todic V.,Summary of pyhtochemical research performed to fate on Sideritis species. Ser J Exp Clin Res 2011; 12 (3): 109-122

162 görüntüleme

Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

Bizi Takip Et
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik
  • YouTube

© 2019 by Bezelye Dergi