Sideritis Türleri’nin Farmakolojik Aktivitesi

En son güncellendiği tarih: May 9


Mustafa Öksüz, Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Öğrenci

Sideritis ismi demir bıçak yaralanmalarının tedavisinde kullanıldığından dolayı Yunancada demir anlamına gelen ‘Sideron’ kelimesinden türetilmiştir. Sideritis L., dünyanın en yaygın ve çeşitli bitkilerinden biri olan Lamiaceae (Labiatae) ailesine aittir. 150'den fazla Sideritis cinsi esas olarak Akdeniz bölgesinde bulunur. Bu cins, sırasıyla Avrupa ve Makaronese türleri tarafından oluşturulan Sideritis ve Marrubiastrum olmak üzere iki alt türe ayrılır. Marrubiastrum (Lamioideae: Lamiaceae) alt türü, Madeiran ve Kanarya Adası takımadalarının 10 adası arasında dağılan 24 (23 mevcut) çok yıllık tür içeren en zengin Makaronese endemiklerinden birini temsil eder. İkinci ve çok daha büyük bir alt tür olan Sideritis, büyük çoğunlukla Avrupa’da olmak üzere Kuzey Afrika’da da görülen, tek veya çok yıllık olmak üzere çoğu boğucu olan ama hiç biri odunsu olmayan 125 tür içerir. Sideritis’te alt basamak olarak 4 bölümden oluşur. Sideritis cinsinin çok sayıda endemik tür içerdiğine dikkat etmek önemlidir: Türkiye'de 46 tür, 12 alttür ve iki çeşit büyür, 36 tür, 10 alt tür ve bunların iki çeşidi endemiktir (% 77 endemizm oranı). Fas'ta 16'sı endemik olan 25 Sideritis türü yetişir. İber Yarımadası ve Balear Adaları, 36 tanesi endemik olan 49 Sideritis türü içerir; Kanarya Adaları'nda bu cins 19 endemik tür tarafından temsil edilmektedir.[1]

Resim 1: Sideritis türlerinin dünyadaki dağılış alanlarını gösteren harita

Sideritis türleri yüzyıllardır antienflamatuar, antiülserojenik, hazmettirici ve antimikrobiyal özellikleri için popüler olarak kullanılmaktadır. Birçok etnofarmakolojik çalışmada da Sideritis türlerinin Akdeniz halk tıbbında yaygın olarak kullanıldığı bildirilmiştir. Geleneksel kullanımın yanı sıra bu cinsin anten kısımlarından infüzyon ya da dekoksiyonla hazırlanan ve oral ya da topikal uygulanan preperatlarının antiproleratif, anti-HIV ve böcek öldürücü aktiviteye sahip olmasından dolayı önem arz etmektedir.


Sideritis türleriyle ilgili yazı serimizin bu kısmında bu türlerinin araştırılmış farmakolojik özelliklerinden bahsedeceğiz.


Anti-inflamatuvar Aktivitesi


Sideritis cinsi türleri, önemli bir anti-enflamatuar bileşik kaynağıdır. Bu terapötik endikasyon nedeniyle halk tıbbında kullanımlarını doğrulayan çok sayıda çalışma vardır.[2,3,4]


Hernandes-Perez ve arkadaşları endemik olan Sideritis canariensis var. pannosa ve Sideritis candicans var. eriocephala. türlerinin anten kısımlarından elde edilen farklı ekstraktların ve fraksiyonların antienflamatuar aktivitesini inceledi. Sonuçlar da, oral ve topikal uygulamadan sonra sırasıyla karagenan kaynaklı pençe ödemine ve TPA (12-Otetradecanoylphorbol asetat) kaynaklı kulak ödemine karşı anlamlı bir anti-enflamatuar aktivite gösterdiği anlaşıldı. Kloroform fraksiyonu her iki tür için de en aktif olan ekstraktır.[5]


Sideritis javalambrensis'in heksan ekstraktından lipitik bir fraksiyon elde edildi ve anti-enflamatuar aktivitesi, farelerde karagenan kaynaklı pençe ödemi ve TPA kaynaklı kulak ödemi kullanılarak test edildi. Sonuçlar, 50 ve 100 mg / kg lipitik fraksiyonun oral yoldan verilmesinin, farklı zamanlarda pençe ödem oluşumunu önemli ölçüde inhibe ettiğini gösterdi. Aynı şekilde topikal uygulamadan sonra kulak ödemi oluşumunu 0.25, 0.5 ve 1mg ı inhibe etti.(sırasıyla% 35, 41 ve 53 inhibisyon) Lipidik fraksiyon ayrıca mast hücrelerinden histamin salınımını ve makrofajlarda NO oluşumunu azalttı.[6] Sideritis javalambrensis özleri ile yapılan bir başka çalışma, heksan ve metanol özütlerinin, inflamasyonun kronik evresinde adjuvan-karagenan kaynaklı, en yüksek antienflamatuar aktiviteye sahip olduğunu ve akut fazda herhangi bir etki gözlenmediğini ortaya koydu.[7] Bu Sideritis türünün heksan özütü, kronik aşamada tavşanlarda kroton yağının neden olduğu kornea ödemi modelinde güçlü bir anti-enflamatuar etki gösterdi.[8]


Navarro ve arkadaşları Sideritis foetens'in aseton ekstraktından elde edilen kampesterol, stigmasterol ve β-sitosterolden oluşan sterol fraksiyonunun anti-enflamatuar aktivitesini değerlendirdi. 30 ve 60 mg / kg sterol fraksiyonunun oral uygulaması, karagenan uygulamasından 3 ila 7 saat sonra fare pençesinde ödem oluşumunu inhibe etti. En yüksek önleyici etki, 30 mg / kg için% 30.1 ve 60 mg / kg sterol fraksiyonu için% 37.4 değerleri ile 3 saat sonra elde edildi. Ek olarak, sterol fraksiyonunun 0.25, 0.5 ve 1mgının kulağa topikal uygulaması, iltihaplı nötrofil infiltrasyonunda bir azalma ile ilişkili olan sırasıyla% 41, 43 ve 58.7 inhibisyon yüzdelerine sahip farelerde TPA tarafından indüklenen ödem oluşumunu azalttı.[9]


Sideritis türlerinden izole edilen diterpenoidlerin anti-enflamatuar aktivitesine odaklanan çalışmalar da vardır. Sideritis javalambrensis'in n-heksanik ekstraktından izole edilen labdan diterpeni türevleri, ent-16 hidroksi-13-epi-manoil oksit ve ent-13-epi-manoil oksit, karregan fare pençe ödem modeli kullanarak oluşturulan iltihaplanmanın ikinci aşamasında önemli bir anti-enflamatuar aktivite gösterdi. Aynı türün n-heksan ekstraktından izole edilmiş diğer diterpenoidler, ent-13-epi-12-asetoksiomanoil oksit ve ent-8 hidroksilabda-13 , 14-dien, prostaglandin E2'yi inhibe etti.[10,11]


Navarro ve arkadaşları Sideritis foetens'in aseton ekstraktından izole edilen diterpenoid labdanların ve andalusolün anti-enflamatuar aktivitesini araştırdı. Karreganın yol açtığı fare pençesi ödem analizinde, andalusolün (60 mg/kg) oral uygulaması, karregan enjeksiyonundan 5 saat sonra en yüksek inhibisyonu (% 44.8) sağlandı. Andalusol ayrıca, nötrofil infiltrasyonunda bir azalma ile ilişkili olan 0.5 ve 1 mg / kulak topikal uygulamasından sonra TPA ile indüklenen ödemi inhibe etti. Ayrıca, andalusol, NF-B'nin etkisizleştirilmesi yoluyla makrofajlarda NOS-2 ekspresyonunun inhibisyonu ile nitrit sentezini inhibe etti.[12,13]


Sideritis mugronensis'ten izole edilen bir diterpenoid olan borjatriol (1), farklı modellerde antienflamatuar aktivite gösterdi. Sıçanlarda pamuk peleti ile indüklenen granülomu doz bağımlı bir şekilde inhibe etti, nistatine bağlı ödemin gelişmesini engelledi ve adjuvan artriti olan hastalarda yüksek seviyelerde bulunan enzim olan serum lizozim aktivitesini inhibe etti.[14,15,16,17]

Şekil 1: Borjatriol (1)

Sideritis angustifolia'dan izole edilen lagascatriol (2), kalsiyum iyonofor A23187 ile uyarılan makrofajlarda COX 1 izoenziminin inhibisyonu yoluyla 25 M konsantrasyonda PGE2 üretimini inhibe etti.[18]

Şekil 2: Lagascatriol (2)

Ek olarak, izole edilmiş flavonoidler kullanılarak anti-enflamatuar aktivite çalışmaları yapılmıştır. Moroney ve arkadaşları, bir dizi glikozit/aglikon çiftinin, kalsiyum iyonoforu ile uyarılan ortaya çıkan sıçan periton lökositlerinde 5-lipoksijenaz ve siklo-oksijenaz yolakları yoluyla eikosanoid üretiminin inhibisyonu yoluyla anti-enflamatuar aktivitesini inceledi. Bu çiftler arasında Sideritis mugronensis'ten izole edilen hipolaetin-8-glukozit (3) ve karşılık gelen aglikonu, hipolaetin (4) incelenmiştir. Sonuçlar, hipolaetinin, 5-lipoksijenaz enzim aktivitesini, hipolaetin 8-glukozitten (sırasıyla IC50 4.5 M, IC50 56 M) daha güçlü ve seçici bir şekilde inhibe ettiğini göstermiştir. Bu sonuçları diğer çiftlerden elde edilenlerle karşılaştırırsak, şeker parçasının engelleyici gücü azalttığı doğrulanır. Aynı çalışmada flavonoidlerde yapısal aktivite ilişkisi bulunmuştur: B halkasında katekol grubu olan flavonoidler güçlü ve seçici 5-lipoksijenaz inhibitörleridir. Bununla birlikte, B-halkası haricinde yapısında hidroksil ikame edicileri olan flavonoidler, siklo-oksijenaz enzimine karşı seçicidir.[19]

Şekil 3: Hipolaetin-8-glukozit (3)
Şekil 4: Hipolaetin (4)

Ferrandiz ve arkadaşları araşiidonik asit metabolizmasında rol alan 12-lipoksijenaz enziminin inhibisyonu için katekol grubunun önemini doğrulamıştır. Sideritis leucantha ve Sideritis mugronensis'ten izole edilen Sideritoflavon (5), cirsiliol (6) ve hippolaetin-8 glukozit, koyun trombositlerinin en aktif ve seçici 12-lipoksijenaz inhibitörleridir. Ksantomikrol (7) test edilen en yüksek konsantrasyona (100 mol / L) kadar siklooksijenaz aktivitesini inhibe etmiştir. Bununla birlikte, katekol grubu, lipooksijenaz ürünleri oluşumunu engellemek için her zaman gerekli değildir.[20]


Şekil 5: Sideritoflavon (5)
Şekil 6: Cirsiliol (6)
Şekil 7: Ksantomikrol (7)

Sideritis ozturkii'den izole edilen aseton özütü ve flavon glikozitler ozturkosides A, B ve C, fare pençesi ödem deneyi kullanılarak anti-enflamatuar özellikleri yönünden araştırıldı. Sonuçlar aseton özütü (% 17.7-28.3 h/h) ve ozturkosid C (%13.9-24.6 h/h) için kayda değer bir anti-enflamatuar aktivite göstermiştir.[21,22}


Aynı zamanda fenilpropanoid glikozitlerin antienflamatuar aktivitesi de araştırılmıştır. Lavandulifoliosid, martysonide, verbascoside ve lökosceptosid A, etil asetattan ve Sideritis lycia'nın anten kısımlarından hazırlanan sulu ekstraktlardan izole edilip, sıçanlarda karagenan kaynaklı fare pençe ödemi kullanan deney modelinde, önemli antienflamatuar aktivite göstermiştir. Ek olarak, bu fenilpropanoid glikozitler referans olarak alınan ilaç indometasinden % 50 daha az mide ülseri oluşumuna neden olmuştur.[23]


Antimikrobiyal Aktivitesi


Antimikrobiyal aktivitesi disk difüzyon yöntemi ile analiz edilen Sideritis leptoclada ve Sideritis albiflora'nın etanolik ekstraktları, Gram pozitif bakterilere (Bacillus subtilis, Micrococcus luteus, Staphylococcus aureus ve Staphylococcus epidermidis) karşı aktivite göstermiştir. Sideritis leptoclada'nın etanolik ekstresi, Sideritis albiflora ekstraktından daha fazla antibakteriyel aktivite göstermiştir. Bu etanolik ekstraktların Gram-negatif bakteriler ve Candida albicans mantarı üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Aksine, Dulger ve ark. Sideritis albiflora ve Sideritis brevibracteata'dan metanol özü, butanol ve kloroform fraksiyonlarının ve Sideritis pisidica'dan metanol ekstraktı ve kloroform fraksiyonunun disk difüzyon yöntemi kullanılarak, 0.03 ila 0.38 µg / mL arasında değişen MIC (minimum inhibitör konsantrasyon) değerleri ile hem Gram pozitif hem de Gram negatif bakterilere (Bacillus subtilis, Escherichia coli, Pseudomonas aeruginosa) ve mayalara karşı aktif olabileceğini bildirmiştir. [24]


Sideritis brevidens, Sideritis cilicica ve Sideritis vuralii'nin anten kısımlarından elde edilen metanol ekstraktlarının antimikrobiyal aktivitesi, disk difüzyon yöntemi kullanılarak değerlendirildi. Denenen tüm ekstraktlar, Micrococcus luteus ve Proteus vulgaris hariç, çalışmada test edilen tüm bakteri ve maya kültürlerine karşı aktiftir. Sideritis cilicica ekstraktı aktivitesi özellikle Listeria monocytogenes, Bacillus cereus ve Klebsiella pneumoniae'ye karşı diğer ekstraktlardan daha yüksektir.[25,26]


Son zamanlarda yapılan bir çalışmada, yedi Türk endemik Sideritis türünün (Sideritis condensata, Sideritis bilgerana, Sideritis trojana, Sideritis sipylea, Sideritis dichotoma, Sideritis rubriflora ve Sideritis galatica) anten kısımlarından elde edilen metanol özleri, klotrimazole dirençli Candida albidans suşlarına karşı antifungik aktivite sergilemiştir. Sideritis trojana (MIC değeri 1.25 mg / mL) ve Sideritis bilgerana (MIC değeri 1.25 mg / ml) en büyük aktiviteyi gösterdi. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda araştırmacılar bu türlerin kandidiyaz tedavisi için potansiyel olarak kullanılabileceğini önermektedir.[27]


Sideritis uçucu yağının antimikrobiyal aktivitesi hakkında birkaç çalışma da mevcuttur. Villar ve arkadaşları İspanyol Sideritis türleri (Sideritis angustifolia, Sideritis funkiana, Sideritis javalambrensis, Sideritis leucantha, Sideritis mugronensis ve Sideritis tragoriganum) Gram-pozitif bakteriler (Staphylococcus aureus, Mycobacterium phlei) ve mantarların (Candida albica) büyüme göstermediğini ancak Gram-negatif bakteriye karşı aktivite herhangi bir aktivite göstermediğini söylemiştir.[1,3] Uğur ve arkadaşları, Sideritis curvidens ve Sideritis lanata uçucu yağının in vitro antimikrobiyal aktivitesini altı Gram negatif bakteri ve sekiz Gram pozitif bakteri üzerinde disk difüzyon yöntemini kullanarak değerlendirmiştir. Uçucu yağların herhangi bir Gram negatif bakteriye karşı etkisi yoktur. Bununla birlikte, Gram-pozitif bakteriler üzerinde, özellikle 25 µL'de Staphylococcus aereus ve Staphylococcus epidermidis'e karşı önemli bir aktivite elde edilmiştir.[28]


Iscan ve ark. mikrodilüsyon et suyu yöntemi ile Sideritis cilicica ve Sideritis bilgerana'dan elde edilen uçucu yağların birkaç Gram-negatif (Salmonella typhimurium, Escherichia coli) ve Gram-pozitif (Staphylococcus aureus, Bacillus cereus, Staphylococcus epidermidis) bakterilere ve ayrıca Candida albicans'a karşı etkili olduğunu bulmuştur. (MIC değeri 0.125 ila 0.5 mg / mLve MIC 0.03 mg / mL) Bu antibakteriyel aktivite, her iki türün ana bileşenleri olarak α-pinen (sırasıyla% 28 ve% 32) ve β-pinen (sırasıyla% 39 ve% 48) mevcudiyetinden kaynaklanabilir. Sideritis italica esansiyel yağı, iki Gram-pozitif bakteri (Staphylococcus aureus ve Enterococcus faecalis) ve yedi Gram-negatif bakteri (Proteus mirabilis, Proteus vulgaris, Salmonella typhi, Pseudomonas aeruginosa, Enterobacter clogen ve Enterobacter aerogen trogenes, Enterobacter aerogen trogenes, Enterobacter aerogen trogenes, Enterobacter aerogenes,Klebsiella pneumoniae) karşı denendi. Antibakteriyel aktivite, Gram-negatif bakterilere karşı Gram-pozitif bakterilere, özellikle Pseudomonas aeruginosa'ya (MBC (minimum bakteriyel konsantrasyonlar)62.6 ve 125 µg / mL arasında) daha yüksektir.[29]


Köse ve arkadaşları, endemik Türk türlerinin uçucu yağlarının antimikrobiyal aktivitesini araştırmıştır. Sideritis erythrantha var. erythrantha (SE) ve Sideritis erythrantha var. cedretorum (SC) ekstraktları kağıt disk difüzyon yöntemi kullanılarak. Metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA), vankomisine dirençli Enterococcus faecalis (VRE), ampisiline dirençli Haemophilus influenzae ve vankomisine duyarlı Enterococcus faecalis, SC uçucu yağına en duyarlı mikroorganizmalardır. SE uçucu yağı VRE ve ampisiline dirençli Haemophilus influenzae'ye karşı etkili olduğunu bildirmiştir. Gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi (GC-MS) analizi, α-pinenin her iki türün toplam yağ içeriğinin ana bileşeni olduğunu ortaya koymuştur. (SC için% 27.94 ve SE için% 28.46).[30]


Ayrıca birkaç izole diterpenoidin antimikrobiyal aktivitesinin de rapor edildiği bildirilmiştir. Rodríguez-Linde ve arkadaşları Doğu Endülüs endemik Sideritis türlerinden elde edilen 22 diterpenoidi test etti. Bunlardan sadece ikisi, Sideritis granatensis'ten elde edilen foliol (8) ve Sideritis pusilla ssp. flavovirens'ten elde edilen izopusillatriol ve Gram pozitif bakterilere (Staphylococcus aureus, Bacillus subtilis ve Micrococcus luteus) ve aside dirençli bakterilere karşı önemli ölçüde aktifti (Mycobacterium phlei ve Mycobacterium smegmatis).[31]

Şekil 8: Foliol (8)

Loğoğlu ve arkadaşları Staphylococcus aureus, Bacillus subtilis, Pseudomonas aeruginosa, Escherichia coli ve Candida albicans’a karşı Sidertis türlerinde yer alan diterpenoidlerden siderol, linearol ve epikandikandiolün antimikrobiyal aktivitesini araştırdı. Tek aktif bileşik, Staphylococcus aureus, Bacillus subtilis ve Candida albicans'a karşı epikandikandioldür. Siderol ve linearolde olduğu gibi bir asetil grubunun varlığı, aktivitenin az olmasıyla ilişkili olduğu görülmektedir. [32]


Anti-ülserojenik Aktivitesi


Zarzuelo ve arkadaşları dört Sideritis türünün in vivo antiulseratif aktivitesini araştırdı (Sideritis incana var. virgata, Sideritis funkiana ssp. funkiana, Sideritis funkiana ssp. talaverana ve Sideritis hirsuta). Anten kısımlarından dekoksiyon hazırlandı ve indometasin ve stres kaynaklı ülserden oluşan sıçanlara oral olarak uygulandı. Her iki durumda da tüm türler aktivite gösterdi. Sideritis funkiana ssp.talaverena. Sideritis funkiana ssp. funkiana ve Sideritis incana var. virgata indometasin kaynaklı ülsere karşı daha aktifken Sideritis hirsuta stres kaynaklı ülsere karşı daha etkili olmuştur.[33,5]


Sideritis caesareae'nin anten kısımlarından hazırlanan dekoksiyonlar, sıçanlarda etanol kaynaklı mide ülserine karşı mide koruması üzerinde güçlü biyolojik aktiviteye sahiptir. Bu sonuç, bu bitkinin Türkiye'deki geleneksel gastroprotektif kullanımını doğrular niteliktedir.31 Ek olarak, Sideritis italica uçucu yağı için 5 ila 25 g / mL arasındaki konsantrasyonlarda Helicobacter pylori'ye karşı güçlü bir doza bağlı aktivite gözlenmiştir.[34]


Ayrıca, Sideritis leucantha'dan izole edilen ve çeşitli Sideritis türlerinde de (Sideritis mugronensis, Sideritis angustifolia ve Sideritis saetabensis) bulunan bir flavonoid olan hipolaetin-8-O-β-d-glukozitin (6) antiülserojenik aktivitesi incelenmiştir. Bu flavonoid, sıçanlarda mukus üretimini arttırmış, asitliği ve peptik gastrik azaltarak sıçanlarda mide lezyonlarını ve ilaca bağlı ülseri azaltmıştır. Diğer çalışmalara göre, flavonoid iskelette 3-4 pozisyonunda bir pirokatekol grubunun varlığı, daha yüksek bir antiülseratif aktivite ile ilişkilidir.[35]


Analjezik Etkisi


Sideritis lotsyi var. mascaensis’in etanol özütünün anti nosiseptif etkileri ile, farelerde asetik asit tarafından indüklenen ağrı testi kullanılarak araştırılmıştır. 250 mg / kg p.o.'da etanol özütü, farklı zamanlarda ağrı tepkilerini önemli ölçüde inhibe etti ve referans fraksiyonlardan daha aktif olduğu bildirilmiştir. Kloroform fraksiyonu 125 mg / kg p.o.'da sulu ekstrakttan daha aktiftir.[5]


Sideritis taurica'nın çiçekli anten kısımlarından elde edilen petrol eteri ekstraktının 45 ve 60. dakikada 400 mg / kg asetilsalisilik asit doz seviyesinde üretilene benzer bir analjezik aktivite sergilemiştir.[36]


Antiproliteratif Aktivitesi


Demirtas ve arkadaşlarının yaptığı çalışma Sideritis libanotica ssp. linearis, üç insan hücre örneğinde, Vero hücrelerine (Afrika yeşil maymun böbreği), C6 hücrelerine (sıçan beyni tümör hücreleri) ve HeLa hücrelerine (insan rahim karsinomu) karşı önemli bir çoğalmaya karşı etkinlik göstermiştir. Metanolik ekstraktların bu hücre hatlarının çoğalmasını doza bağlı bir şekilde (25 g / mL ila 250 g / mL) inhibe ettiği gözlenmiştir.[37]


Herpes Enfeksiyonları Tedavisinde


İlaca dirençli HSV mutantlarının, özellikle asiklovir gibi nükleosid bazlı ilaçların ortaya çıkması, yeni tedavilerin araştırılmasına yol açmıştır. Sideritis perfoliata ssp perfoliata'nın bulaşıcı hastalıklar için geleneksel kullanımına dayanarak, Lazari ve arkadaşları hava ile kurutulmuş ve toz haline getirilmiş anten kısımlarından farklı ekstraktların HSV enfeksiyonları üzerindeki etkisini değerlendirmiştir. Diklorometan ekstraktı, HSV-1 yayılmasını önleyerek herpes simpleks virüslerine (HSV) karşı antiviral bir aktivite gösterdi.[38]


İnsektisit Aktivitesi


Beş Türk Sideritis türünün hava kısımlarının aseton özlerinden izole edilen yedi ent-kaurene diterpenoid bileşiği, önemli pamuk, tütün ve sebze bitkileri olan Spodoptera littoralis ve Spodoptera frugiperda'nın son stadyum larvalarına karşı test edilmiştir.Spodoptera littoralis'e karşı tek aktif bileşik, sideroksol’ dür. Bu çalışmaya göre, Bruno ve arkadaşları bir yapı aktivite ilişkisi oluşturmak için diğer linearol türevlerini değerlendirmiştir: keton veya epoksit grubuna sahip tüm ent-kauren türevleri önemli aktivite göstermiştir.[39]


Özetlemek gerekirse Sideritis türleri bir önceki çalışmalarımda da belirtiğim gibi oldukça yağın dağılım gösteren, aktif bileşik açısından geniş bir skalaya sahip bir türdür. İçermiş olduğu aktif bileşenler sayesinde anti-inflamatuvar, antimikrobiyal, antiülserojenik, antiproleratif, antiherpes gibi çok geniş farmakolojik aktiviteye sahiptir. Kanıtlanmış bir çok aktivitesinin olduğu gibi kanıtlanmayı bekleyen birçok aktivitesinin de olduğu unutulmamalıdır. Ülkemiz için oldukça önemli ve yaygın olan bu cinsin özelliklerini bulup, ortaya çıkarmak ve değerine değer katmak biz Türk gençlerinin ve araştırmacılarının ödevi olmalıdır.


Sağlıklı günler dileklerimle…






Kaynakçalar:

1) E. Gonzalez-Burgos, M.E. Carretero, M.P. Gomez-Serranillos. Sideritis spp.: Uses, chemical composition and pharmacological activities. Journal of Ethnopharmacology 135 (2011) 209–225

2) Villar, A., Jimenez, M.J., Alcaraz, M.J., 1986a. The anti-inflammatory activity of the genus Sideritis: a new insight. Plantes medicinales et phytotherapie 20, 31–36.

3) Villar, A., Recio, M.C., Rios, J.L., Zafra-Polo, M.C., 1986b. Antimicrobial activity of essential oils from Sideritis species. Pharmazie 41, 298–299.

4) Barberan, F., Ma˜nez, S., Villar, A., 1987. Identification of antiinflammatory agents from Sideritis species growing in Spain. Journal of Natural Products 50, 313–314.

5) Gurbuz, I., Ozkan, A.M., Yesilada, E., Kutsal, O., 2005. Anti-ulcerogenic activity of some plants used in folk medicine of Pinarbasi (Kayseri, Turkey). Journal of Ethnopharmacology 101, 313–318.

6) Godoy, A., de las Heras, B., Vivas, J.M., Villar, A., 2000. Anti-inflammatory properties of a lipid fraction obtained from Sideritis javalambrensis. Biological and Pharmaceutical Bulletin 23, 1193–1197.

7) de las Heras, B., Hoult, J.R.S., 1995. Cytotoxic inhibition of macrophage eicosanoid biosynthesis and effects on leukocyte functions and reactive oxygen species of two novel anti-inflammatory plant diterpenoids. Planta Medica 60, 501–506.

8) Villena, C., Vivas, J.M., Villar, A.M., 2000. Suppression of croton oil-induced rabbit corneal edema by Sideritis javalambrensis. Journal of Ethnopharmacology 71, 301–305

9) Navarro, A., de las Heras, B., Villar, A., 2001. Anti-inflammatory and immunomodulating properties of a sterol fraction from Sideritis foetens Clem. Biological and Pharmaceutical Bulletin 24, 470–473

10) Alcaraz, M.J., Jimenez, M.J., 1989. Anti-inflammatory compounds from Sideritis javalambrensis n-hexane extract. Journal of Natural Products 52, 1088–1091.

11) de las Heras, B., Hoult, J.R.S., 1994. Non-cytotoxic inhibition of macrophage eicosanoid biosynthesis and effects on leukocyte functions and reactive oxygen species of two novel anti-inflammatory plant diterpenoids. Planta Medica 60, 501–506

12) de las Heras, B., Navarro, A., Diaz-Guerra, M.J., Bermejo, P., Castrillo, A., Bosca, L., Villar, A., 1999. Inhibition of NOS-2 expression in macrophages trhough the inactivation of NF-_B by andalusol. British Journal of Pharmacology 128, 605–612.

13) Navarro, A., de las Heras, B., Villar, A.M., 1997. Andalusol, a diterpenoid with anti-inflammatory activity from Sideritis foetens Clemen. Zeitschrift fur Naturforschung 52c, 844–849.

14) Villar, A., Navarro, A., Zafra-Polo, M.C., Rios, J.L., 1984a. Constituents of the essential oil of Sideritis mugronensis. Plantes medicinales et phytotherapie 18, 150–153.

15) Villar, A., Salom, R., Alcaraz, M.J., 1983. Effect of borjatriol on established adjuvant arthritis. Pharmazie 38, 566.

16) Villar, A., Salom, R., Alcaraz, M.J., 1984b. An approach to the antiinflammatory activity of borjatriol. Planta Medica 50, 90–92.

17) Villar, A., Alcaraz, M.J., 1984. Effect of borjatriol on nystatin oedema. Pharmazie 39, 278–279.

18) de las Heras, B., Abad, M.J., Silvan, A.M., Pascual, R., Bermejo, P., Rodriguez, B., Villar, A.M., 2001. Effects of six diterpenes on macrophage eicosanoid biosynthesis. Life Sciences 70, 269–278.

19) Moroney, M.A., Alcaraz, M.J., Forder, R.A., Carey, F., Hoult, R.S., 1988. Selectivity of neutrophil 5-lypoxygenase and cyclo-oxygenase inhibition by an antiinflammatory flavonoid glycoside and related aglycone flavonoids. Journal of Pharmacy and Pharmacology 40, 787–792.

20) Ferrandiz, L., Ramachandran Nair, A.G., Alcaraz, M.J., 1990. Inhibition of sheep platelet arachidonate metabolism by flavonoids from Spanish and Indian medicinal herbs. Pharmazie 45, 206–208.

21) Kupeli, E., S¸ ahin, P., C¸ alis¸ , I., Yes¸ ilada, E., Ezer, N., 2007a. Phenolic compounds of Sideritis ozturkii and their in vivo anti-inflammatory and antinociceptive activities. Journal of Ethnopharmacology 112, 356–360.

22) Kupeli, E., S¸ ahin, P., Yes¸ ilada, E., C¸ alis¸ , I., Ezer, N., 2007b. In vivo anti-inflammatory and antinociceptive activity evaluation of phenolic compounds from Sideritis stricta. Zeitschrift fur Naturforschung 62c, 519–525.

23) Akcos, Y., Ezer, N., C¸ alis, I., Demirdamar, R., Tel, BC., 1999. Polyphenolic compounds of Sideritis lycia and their antiinflammatory activity. Pharmaceutical Biology 37, 118–122.

24) Sarac, N., Ugur, A., 2007. Antimicrobial activities and usage in folkloric medicine of some Lamiaceae species growing in Mugla, Turkey. EurAsian Journal of Bio-Sciences 4, 28–37.

25) Dulger, B., Gonuz, A., Bican, T., 2005a. Antimicrobial studies on three endemic species of Sideritis from Turkey. Acta Biol gica Cracoviensia 47, 153–156.

26) Dulger, B., Ugurlu, E., Aki, C., Suerdem, T.B., Camdeviren, A., Tazeler, G., 2005b. Evaluation of antimicrobial activity of some endemic Verbascum, Sideritis, and Stachys species from Turkey. Pharmaceutical Biology 43, 270–274.

27) Dulger, B., Gonuz, A., Aysel, V., 2006. Inhibition of clotrimazole-resistant Candida albicans by some endemic Sideritis species from Turkey. Fitoterapia 77, 404–405.

28) U˘gur, A., Varol, O., Ceylan, O., 2005. Antibacterial activity of Sideritis curvidens and Sideritis lanata from Turkey. Pharmaceutical Biology 43, 47–52.

29) Rodriguez-Linde, M.E., Diaz, R.M., Garcia-Granados, A., Quevedo-Sarmiento, J., Moreno, E., Onorato, M.R., Parra, A., Ramos-Cormenzana, A., 1994. Antimicrobial activity of natural and semisynthetic diterpenoids from Sideritis spp. Microbios 77, 7–13.

30) Kose, E.O., Deniz, T.G., Sarikurkc¸ u, C., Aktas, O., Yavuz, M., 2010. Chemical composition, antimicrobial and antioxidant activities of the essential oils of Sideritis erythrantha Boiss. and Heldr. (var. erythrantha and var. cedretorum P.H. Davis) endemic in Turkey. Food and Chemical Toxicology 48, 2960–2965.

31) Hernandez-Perez, M., Rabanal Gallego, M., 2002. Analgesic and antiinflammatory properties of Sideritis lotsyi var. mascaensis. Phytotherapy Research 16, 264–266.

32) Logoglu, E., Arslan, S., Oktemer, A., S¸ akiyan, I˙., 2006. Biological activities of some natural compounds from Sideritis sipylea Boiss. Phytotherapy Research 20, 294–297.

33) Zarzuelo, A., Garcia, E., Jimenez, J., Ocete, M.A., Utrilla, P., Socorro, O., 1993. Antiinflammatory and anti-ulcerative activity of various species of the genus Sideritis from the Alpujarra region of Spain. Fitoterapia 64, 26–30.

34) Alcaraz, M.J., Tordera, M., 1988. Studies on the gastric anti-ulcer activity of hypolaetin-8-glucoside. Phytotherapy Research 2, 85–88.

35) Aboutabl, E.A., Nassar, M.I., Elsakhawy, F.M., Maklad, Y.A., Osman, A.F., El-Khrisy, E.A.M., 2002. Phytochemical and pharmacological studies on Sideritis taurica Stephan ex Wild. Journal of Ethnopharmacology 82, 177–184.

36) Bruno, M., Rosselli, S., Pibiri, I., Kilgore, N., Lee, K.-H., 2002. Anti-VIH agents derived from the ent-kaurene diterpenoid linearol. Journal of Natural Products 65, 1594–1597.

37) Kassi, E., Papoutsi, Z., Fokialakis, N., Messari, I., Mitakou, S., Paraskevi, M., 2004. Greek plant extracts exhibit Selective Estrogen Receptor Modulator (SERM)-like properties. Journal of Agriculture and Food Chemistry 52, 6956–6961.

38) Bruno, M., Rosselli, S., Pibiri, I., Piozzi, F., Bondi, M.L., Simmonds, M., 2001. Semysinthetic derivates of ent-kauranes and their antifeedant activity. Phytochemistry 58, 463–474.

39) Demirtas, I., Sahin, A., Ayhan, B., Tekin, S., Telci, I., 2009. Antiproliferative effects of the methanolic extracts of Sideritis libanotica Labill. subsp. linearis. Records of Natural Products 3, 104–109.

65 görüntüleme

Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

Bizi Takip Et
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik
  • YouTube

© 2019 by Bezelye Dergi