Şiddetle Tavsiye – Oyun Fotoğraf 51


Gülin Baran- Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Tıp Mühendisliği Yüksek Lisans

Schirödinger’in “Yaşam Nedir? Sorusuna cevap aranılan ve birçok bilim insanının rotasını DNA üzerine çevirdiği zamanlar – 1950’ler. Erkek egemen bir camiada zekası ve başarılarıyla varlığını ispatlamaya çalışan ve “ben de buradayım” diyen bir kadın kimyager – Rosalind Elsie Franklin. Ve o eşsiz fotoğraf, DNA’nın çift sarmal olduğunu ispat eden X-Ray ile çekilen ilk şaheser – Fotoğraf 51. Peki ama neden DNA denildiğinde aklımıza ilk James Dewey Watson ve Francis Crick ikilisi geliyor? Madem bu mükemmel keşfi yapan ve yapbozdaki eksik parçayı yerine koyan kişi Rosalind Frankin, Watson-Crick ikilisi çift zincirli sarmal DNA’nın 3 boyutlu harikulade modelini oluşturmayı nasıl başarabildiler? Watson, Crick ve Rosalind’in bu macerada yolunun kesiştiği ve King’s Collage’da aynı projede çalıştığı Maurice Wilkins DNA ile ilgili keşifleri sebebiyle 1962’de Nobel ödüllerini alırken Rosalind Frankin neredeydi? Biraz genetikle, biyolojiyle, genel olarak bilimle ilgilenen ya da profesyonel olarak bu işin içinde olan çoğu kişi bu soruların bir kısmının, belki de hepsinin cevaplarını biliyorlardır. Buna eminim. Fakat, kitaplardan tüm o teorik bilgileri okuyup öğrenirken bu bilgileri açığa çıkarmak için çalışan bu bilim aşıklarının da birer insan olduğunu ve işin içine insan girdiğinde aslında hiçbir şeyin tutarlı olmadığını unutuyoruz. Çünkü, insan duygusaldır, bencildir, dengesizdir, yer yer mantıksızdır ve insan tüm bunlardan dolayı kusurludur. İşte bu kusur Rosalind’in DNA hakkındaki bir gizemi aydınlattığı fotoğraf 51’i çekmesine rağmen adının sadece gizli bir kahraman olarak kalmasına neden oldu belki de. Sonuçta gittiğimiz trenin makinisti olsak da her an biri rayları değiştirebilir ve önümüze geçebilir.


Craft Tiyatro’nun ev sahipliği yaptığı oyun Fotoğraf 51 işte tüm bunların görsel şovu niteliğinde. Anna Ziegler’in yazdığı, Hira Tekindor’un çevirip, Çağ Çalışkur ve Ali Tunç’un yönettiği, Funda Eryiğit (Rosalind Franklin), Cem Avnayim (Maurice Wilkins), Orçun Soytürk (Ray Gosling), Selahattin Paşalı (James Watson), Bahadır Efe (Francis Crick), Barış Arman (Francis Crick), Korhan Soydan (Donald Caspar) ve Kemal Kayaoğlu’nun oyunculuklarıyla parlattıkları hikaye izlemeğe değer. Hem bilim üzerine eğitim alan öğrencilerin hem de laboratuvar ve araştırma ile bütünleşmiş herkesin kesinlikle izlemesi gerek. Oyunun kategorisine bakarsanız “trajedi ve dram” etiketi ile karşılaşırsınız. Fakat peşinden 4 genetikçi ve 1 mimar arkadaşını bu oyuna sürüklemiş ve tüm geri dönüşleri saniyesi saniyesine almış biri olarak sizi temin ederim biraz bu işlerin içindeyseniz o trajedinin içindeki komediyi çok bariz göreceksiniz. Çünkü bu bizim hayatımız, bizim hikayemiz. Kendinizden bir şeyler bulmamanıza imkan yok. Ve size bir öneri. Oyundan çıkarken etrafınızdaki seyircilere kulak verin. Diğer seyircilerin oyun sonrası reaksiyonlarını ve düşüncelerini dinlemek de en az oyun kadar keyif veriyor. İnanın siz oyunu her saniyesine kadar özümserken _çünkü yoldan geçen herkes DNA’nın a ve b formu hakkında bilgi sahibi olmuyor_ yanınızdan geçen bir teyze “güzeldi ama anlamadım” dediğinde en az oyundaki kadar trajedinin içindeki o komediyi fark edip gülümsüyorsunuz. Şimdiden iyi seyirler ve eğlenceler.

0 görüntüleme

Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

Bizi Takip Et
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik
  • YouTube

© 2019 by Bezelye Dergi