beyaz logo.png

Alerjik Göz Hastalıklarına (Alerjik Konjonktivit) Yaklaşım

Op. Dr. Uğur Tunç - Göz Hastalıkları, Sağlık Bakanlığı Eyüp Sultan Devlet hastanesi


Alerji, çevresel yabancı antijenlere karşı vücudumuzun aşırı reaksiyonu olarak tanımlanmaktadır. İmmünolojik olarak tip 4 hipersensivitenin sorumlu tutulduğu bu süreç; farklı şiddette görülebilen semptomlar ile bulgu verebilmektedir. Dünya popülasyonunun yaklaşık %20’ si alerjinin herhangi bir türünden etkilenmektedir. Bunun yanında, alerjik hastalıkların insidansı giderek artmaktadır [1]. Alerjik konjonktivit, göz hastalıkları polikliniğine en sık başvurulan göz hastalığı olduğu bildirilmiştir [2].


Hastalığın ortaya çıkmasında tek bir nedeni suçlamak mümkün değildir. Genetik, hava kirliliği, hayvanlar ve erken çocukluk döneminde alerjenler ile düşük maruziyet gibi birçok faktörün rol aldığı düşünülmektedir [3]. Son yıllarda bunlara ek olarak insan mikrobiyotasının göz de dahil olmak üzere tüm alerjik hastalıkların ortaya çıkmasında önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Alerjik hastalık spektrumunda astım, egzama, alerjik konjonktivit gibi hastalıklar yer almaktadır. Çocukluk döneminde alerji gelişiminin incelendiği 7 yıl süren bir kohort çalışmasında erken çocukluk döneminde oral mikrobiyotadaki düşük çeşitlilik ile astım ve alerjik konjonktivit arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. Alerjik semptomların görüldüğü popülasyonda Lactobacillus gasseri ve Lactobacillus crispatus düşük oranda saptanmıştır ve ileride bu bakteri türlerinin alerjik hastalıkların tedavisinde probiyotik olarak kullanılabileceği vurgulanmıştır [4]. Alerjik konjonktivit tedavisi için yapılan bir probiyotik damla çalışmasında Lactobacillus acidophilus ihtiva eden probiyotik damla (200 milyon cfu/ml) 7 bireye uygulanmış ve bu hastaların 6’ sında oküler alerjik semptomlarda gerileme ve göz yaşında ICAM-1 ve TLR-4 aktivitesinin azaldığı gösterilmiştir [5]. Bu bağlamda, vücudumuzda birlikte yaşadığımız bakteri, virüs ve mantar ile olan immünolojik ilişkimiz alerjik hastalıkların ortaya çıkmasında önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Hastalık ortaya çıkış yaşına, zamanına ve semptomlarına göre tiplere ayrılmıştır.


Bunlar;

1. Mevsimsel Alerjik Konjonktivit

2. Pereniyal Alerjik Konjonktivit

3. Vernal Alerjik Konjonktivit

4. Atopik Alerjik Konjonktivit

5. Dev Papiller konjonktivit

6. Kontakt Blefarokonjonktivit, olarak sıralanabilmektedir.


Bu alerjik konjonktivit tiplerinden en sık rastlanan ve olguların neredeyse yarısını oluşturan Mevsimsel Alerjik Konjonktivit’ tir. Adından anlaşılacağı gibi hastalık özellikle bahar ve yaz aylarında etkili olmaktadır. Hastalar çoğunluklu çimen ve/veya polene karşı bir immünolojik aşırı reaksiyon gösterirler. Semptomlar genellikle maruziyetten hemen sonra ortaya çıkar ve sulanma, kaşıntı, kızarıklık gibi şikayetler ile kendini gösterir. Bununla birlikte bu semptomlara alerjik rinit çoğunlukla eşlik eder. Dolayısıyla güzel ve güneşli bir günde; arda arda hapşırma atakları geçiren, her iki gözü sulu ve kaşıntı olan genç biri büyük olasılık ile bu hastalıktan muzdarip diyebiliriz (Şekil 1).

Şekil 1. Alerjik konjonktiviti olan bireylerde görülen gözde ve göz kapağında kızarıklık, sulanma.


Pereniyal alerjik konjonktivit, mevsimsel alerjik konjonktivitin yıl boyu süren tipidir. Bu nedenler allerjen yıl boyu maruz kalma ihtimali olan; ev tozu akarları, hayvan kepeği, fungal alerjenlerdir. Diğer alerjik konjonktivit tipleri daha nadir olarak görülse de daha ağır ve dirençli semptomlar ile seyredebilmektedir.


Tüm alerjik hastalıkların temel tedavisi öncelikle alerjenin tespiti ve alerjenden kaçınma şeklinde başlamaktadır. Bu kapsamda; mevsimsel alerjide güneş gözlüğü kullanımı sık sık yüz yıkama gibi davranışlar alerjene maruziyeti azaltabilmektedir. Bunu yanında ev akarları ve alerjenlerinin rol aldığı pereniyal alerjik konjonktivitte evdeki çarşaf ve halıların iyi temizliği önem arz etmektedir. Bunun dışında soğuk uygulama da semptomların azalmasına fayda sağlayabilmektedir. Çoğu zaman ek olarak ilaç tedavileri kullanmak gerekmektedir.


Bunlar;

1. Mast hücre stabilizatörleri

2. Anti-histaminikler

3. Non-streoid antiinflamatuarlar

4. Steroidler, olarak sıralanabilir.


Bu etki mekanizmalarından birini veya birkaçını barından moleküller sıklıkla göz hekimleri tarafından reçete edilmektedir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken önemli hususlar mevcuttur. Öncelikle mast hücre stabilizatörleri alerjene maruziyet olmadan önce başlanması gerekmektedir. Bu nedenle, Mevsimsel Alerjik Konjonktivit olgularında semptomlar başlamadan 2 ila 3 hafta öncesinde tedaviye başlanması tavsiye edilir. Ayrıca burada en çok dikkat edilmesi gereken ilaç grubu steroid damlalardır. Steroidler aşırı immünolojik reaksiyonlarında tamamında etkin olarak tercih edilen moleküllerdir. Fakat yan etkileri açısından iyi takip edilmesi gerekir. Sürekli ve kontrolsüz şekilde kullanılan steroidler ilerleyen dönemde özellikle göz tansiyonu (glokom) ve katarakt gibi göz hastalıklarına yol açabilmektedir [6,7]. Bu tedavi seçeneklerinin yanında daha önce bahsettiğimiz oküler mikrobiyota ile ilgili yeni ilaç veya destek tedavileri ilerleyen yıllarda karşımıza çıkması beklenmektedir [8].


Sağlıkla kalın…


Not: Yazıya katkılarından dolayı Dr. Gülce Kayıkçı’ ya teşekkür ederim.





Referanslar:


  1. La Rosa M, Lionetti E, Reibaldi M, Russo A, Longo A, Leonardi S, Tomarchio S, Avitabile T, Reibaldi A. Allergic conjunctivitis: a comprehensive review of the literature. Ital J Pediatr. 2013 Mar 14;39:18.

  2. Leonardi A, Castegnaro A, Valerio AL, Lazzarini D. Epidemiology of allergic conjunctivitis: clinical appearance and treatment patterns in a population-based study. Curr Opin Allergy Clin Immunol. 2015 Oct;15(5):482-8.

  3. Leonardi S, del Giudice Miraglia M, La Rosa M, Bellanti JA: Atopic disease, immune system, and the environment. Allergy Asthma Proc 2007, 28(4):410–417.

  4. Dzidic M, Abrahamsson T et al. Oral microbiota maturation during the first 7 years of life in relation to allergy development. Allergy. 2018 Oct;73(10):2000-2011.

  5. Iovieno A, Lambiase A et al. Preliminary evidence of the efficacy of probiotic eye-drop treatment in patients with vernal keratoconjunctivitis. Graefes Arch Clin Exp Ophthalmol. 2008 Mar;246(3):435-41.

  6. Makornwattana M, Suphachearaphan W. Incidence of steroid induced-ocular hypertension in postoperative pterygium excision. J Med Assoc Thai. 2015 Mar;98 Suppl 2:S151-7.

  7. Thorne JE, Woreta FA, Dunn JP, Jabs DA. Risk of Cataract Development among Children with Juvenile Idiopathic Arthritis-Related Uveitis Treated with Topical Corticosteroids. Ophthalmology. 2020 Apr;127(4S):S21-S26.

  8. Cavuoto KM, Stradiotto AC, Galor A. Role of the ocular surface microbiome in allergic disease. Curr Opin Allergy Clin Immunol. 2019 Oct;19(5):482-487.


92 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Ağrı