B Lenfositlerinin Multipl Skleroz Hastalığının Üzerindeki Etkileri


Yağmur Kurumuş – İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü


Multipl Skleroz hastalığı günümüzde giderek yaygınlaşan, semptomlar ve semptomların dağılımı, sıklığı, şiddeti kişiden kişiye farklılık gösteren, kişinin iş sosyal ve aile hayatını oldukça etkileyen inflamatuar bir sinir sistemi hastalığıdır. Kişinin bağışıklık sisteminin bozulmasıyla ortaya çıkan bir hastalık olup genelde 20 ile 40 yaşları arasında daha sık saptanan ve erkeklere oranla kadınlarda daha çok gözlemlenen bir hastalıktır. Günümüzde multipl Skleroz hakkında yapılan çalışmalarda B ve T lenfositlerinin, NK hücrelerinin, makrofajların ve sitokinlerin önemli rol oynadığı saptanmıştır. Bu yazıda B lenfositlerin multipl Skleroz hastalığı üzerindeki etkisinden bahsedeceğim.


Multipl Skleroz Nedir?


Multiple Skleroz görme ve konuşma bozuklukları, çeşitli fiziksel ve zihinsel dengesizlikler, kaslarda güçsüzlük, kısmı felç gibi çeşitli belirtilerle kendi gösteren merkezi sinir sisteminin iletimi sağlayan sinapsların üzerindeki koruyucu miyalin kılıfının fiziksel tahribatı sonucu oluşur. Tahribata uğrayan dokunun bulunduğu alanda sertleşmeler (skleroz) ve plak oluşumu gözlenir. Oluşan bu plaklar sinirler boyunca mesaj iletimini engelleyebilir. MS in nedenleri hakkında hala araştırmalar hala sürmekte ve kesin bil olguya varılmamış olsa da, öne sürülen nedenlerinden biri de İmmün (bağışıklık) sistemindeki antikorların bir sebepten dolayı sinir sistemindeki miyalin kılıfını tehlike olarak algılayıp parçalamasıyla gelişen bir hastalıktır. Yapılan araştırmalarda T ve B lenfositlerin, makrofajların doğal öldürücü (NK) hücrelerinin, ve sitokinlerin atak dönemlerinde hastalık üzerinde önemli rolü olduğu bilinmektedir. Kadınlarda otoimmün hastalık gelişme riski erkeklere oranla daha fazladır çünkü Multipl sklerozda yardımcı T1 hücre (Th1) aktivitesi ön plandadır ve kadınlarda Th1 hücre yanıtı erkeklerden daha baskındır. Bu baskınlık otoimmün hastalıkların kadınlarda neden daha sık görüldüğünün bir açıklaması olabilir.(2) Düşük östrojen seviyesi vucutta Th1 yanıtına sebep olurken yüksek östrojen ve progesterone Th2 tipi yanıt oluşturmaktadır. Bunun açıklaması olarak kadınlarda menstrual dönemde östrojen ve progesteron hormonların azalması atakların artmasına sebep olurken hamilelikte östrojen ve progesteron seviyelerinin artması ve bunun yanında hormone değişiminin stabil olmasıyla birlikte MS ataklarının ciddi düzeyde azaldığı gözlemlenmiştir.(2) Manyetik rezonans görüntülerinde erkeklerde daha az enflamatuvar (iltihaplanma) aktivite gözlenirken, akson kaybı, sinirsel yapılarının parçalanması ve bunun sonucunda kara delik oluşumuna daha sık rastlanmaktadır. Bu klinik ve radyolojik farklılıklar, cinsiyeti belirleyen hormonların hormonlarının MS üzerine olan etkisi olduğunu düşündürmektedir.


B Lenfositlerinin Oluşma ve Çalışma Mekanızması


Yetişkinlerde B hüclereri hemaopoetik kök hücreleri (kan hücrelerinin tümü) yardımıyla pro- ve pre-B hücreleri ve onlardan immatür (olgunlaşmamış) B hücreleri oluşur. Oluşan bu hücreler ikincil lenfoid yapılara göç ederer olgunlaşmış B hücrelerine dönüşür. Ayrıca otoreaktif B hücreleri kemik iliğinde ve lenfoid dokularında apaptoz (hücre ölümü) ile yok olur. Olgunlaşan B hücreleri antijenle karşılaştıklarında T hücrelerinin yardımıyla aktifleşir ve çoğalmaya başlar.(3) Aktifleşen B hücreleri lenfoid dokuların dışında da gelişerek kısa ömürlü plazmablastlara dönüşürler. B hücrelerinin çoğunlğu aktifleştikten sonra dalak gibi lenfoid yapılarda antikor üretimini sağlayan germinal merkezleri oluştururlar.(1) Ayrıca bellek B lenfositleri diğer B hücrelerinden daha düşük bir aktivasyon eşiğine sahiptir bundan dolayı lenfoid dokuların dışında da (örneğin Merkezi SinirSistemi’nde), T hücreleri ve antijenlerin yardımıyla veya olmadan plazmablast ve plazma hücrelerine dönüşebilirler.(3) Antijenle etkileşen B hücreleri üç farklı mekanizmayla olgunlaşabilirler birincisi inflamasyon sonucu oluşan antijenlerle karşılaştıktan sonra lenfoid dokularda antikor üretiminin tetiklenmesi. İkinci olarak inflamasyonun gerçekleştiği dokuda yerleşmiş bellek B hücrelerinin antijenle karşılaştıkça plazma hücrelerine dönüşerek antikor üretimi gerçekleştirirler.(2) Üçüncü olarak inflamasyonun gerçekleştiği dokuda ayrıca kemik iliğinde yerleşmiş uzun ömürlü plazma hücrelerinin antikor üretmesiyle oluşur. Lenfoid dokularda olgulaşan B hüclereinden meydana gelen, plasmablastlar ve plazma hücreleri ayrıca dolaşım sistemine katılıp inflamasyonun gerçekleştiği bölgeye göç edebilirler.


Multiple Skleroz ve B Hücreleri Arasındaki İlişki


Yapılan araştırmalara göre daha önce multipl Skleroz hastalığının T lenfositleri ile olan ilişkisi üzerinde çok durulmasına rağmen daha sonra çeşitli antijenlerle çalışıldığında B hücrelerinin de hastalığın üzerine oldukça büyük ve etkili rol oynadığını saptamışlardır. B hücrelerinin MS hastalığı üzerine etkisi olduğuna inandığımız en önemli bulgulardan biri miyeline spesifik antikorların ve bu antikorlar tarafından aktifleştirilmiş yapıların yıkım ürünlerinin varlığı olmuştur. Bu yıkım ürünlerinin özellikle MS lezyonlarının olduğu bölgelerde bulunması ayrıca B hücrelerinin olgunlaşmasıyla ilişkili olan Immunoglobulin D’nin birikiminin özellikle miyalin kılıfının zarara uğradığı bölgede miktarının fazla gözllemlenmesi B lenfositlerinin ürettiği antikorların hastalık üzerinde etkisinin olduğunu ortaya koymuştur.(1) Ayrıca omurilik sıvısının ımmınoglobulin üretmesi ve beyin omurilik sıvısında oligoklonal bantların (MS hastalarında görülen ve hastalığın tespit analizlerinde incelenen yapı) varlığı, ayrıca beyin omurilik sıvısında saptanan hipermutasyon geçiren B hücrelerinin varlığı MS hastalığının B hücreleriyle olan ilişkisini ortaya koymaktadır.(1)


Uzun yıllar boyunca T hücrelerinin üzerinde çalışmalar yapıldıktan sonra çeşitli araştırmalar sonucunda B hücrelerinin Multipl Skleroz hastalığının oluşması üzerinde önemli bir etkisinin olduğuna dair çeşitli sonuçlara varılmıştır. Hala B hücrelerinin MS üzerindeki etkisi konusunda çalışmalar devam etmektedir ne yazıkki hastalığın çıkış noktası konusunda kesin bir kanıya varılamamış olup kesin bir tedavi yöntemi geliştirilememiştir. Yalnız antikorların temizlenmesi ve B hücrelerini hedefleyen medikal tedavilerde MS hastalarının ciddi oranda iyileşme sağladığı atakların ve bulguların minimuma düşürüldüğü gözlenmiştir.






Kaynakçalar

1. Tüzün, E. (2019). Multipl Skleroz Patogenezinde B Hücrelerinin Rolü ve B Hücre Karşıtı Monoklonal Antikor Tedavileri. Retrieved 18 August 2019, from https://pdfs.semanticscholar.org/cb57/f04d110b9ce4d40f24f17775948385c19182.pdf

2. Çinar, B., Güllüoğlu, H., & Yorgun, Y. (2019). Retrieved 18 August 2019, from https://dergipark.org.tr/download/article-file/213446

3. YAZ, İ. (2019). YAYGIN DEĞİŞKEN İMMÜN YETMEZLİK HASTALARININ KLİNİK, İMMÜNOLOJİK VE GENETİK ÖZELLİKLERİNİN B HÜCRE ALT GRUP ÖZELLİKLERİ VE KREC SAYILARI İLE KORELASYONUNUN ARAŞTIRILMASI. Retrieved 18 August 2019, from http://www.openaccess.hacettepe.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/11655/5710/%C4%B0smail%20YAZ.pdf?sequence=1&isAllowed=y

0 görüntüleme

Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

Bizi Takip Et
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik
  • YouTube

© 2019 by Bezelye Dergi