Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik

© 2019 by Bezelye Dergi

Besinlerin Genler Üzerindeki Etkileri


Kübra Sena BAŞ, Arş.Gör.-Moleküler Biyoloji ve Genetik, Bartın Üniversitesi

Tükettiğimiz besinler genomumuz üzerinde düzenleyici bir görevde olabilir mi? İnsan sağlığı, genetik yatkınlıklar ve buna ek olarak diyet de eklendiğinde nutrigenomik hepsinin kesiştiği noktadadır. Nutrigenomik; genler, beslenme, sağlık arasındaki ilişkileri ve bunların gen ekspresyonundaki rolünü inceleyen bilim dalıdır. Nutrigenetik ise alınan besinlerin canlıların genetik yapısı üzerindeki etki mekanizmasını araştırır.


Nutrigenomik, besin – gen etkileşimini üç alanda inceler. Birincisi, besin maddeleri, reseptörler ile etkileşerek DNA’ya bağlanabilen bir transkripsiyon faktörü gibi davranabilir ve gen ifadesini değiştirebilir. İkincisi, besin maddeleri, gen ifadesini etkileyen epigenetik etkileşimler (DNA metilasyonu ve kromatinin yeniden şekillenmesi gibi) yaratabilir. Üçüncüsü ise bireyler arasındaki genetik varyasyonlar (tek nükleotid polimorfizm - SNP) nedeniyle diyet yanıtına verilen cevap değişebilir (1).


Nutrigenomikte besinlere karşı insan genomunun verdiği yanıt, genlerin ekspresyonu bazında incelenebilir. Örneğin diyetin çoklu doymamış yağ asitlerinden zengin olması durumunda, yağ asidi sentezini sağlayan genlerin ifadesi baskılanır. Yani diyette bol yağ varken vücut içinde yağ asidi yapan enzimlere ihtiyaç azaldığından üretimi de azalır.


Vücudumuzun bir besine olan ihtiyacını doğru şekilde hesaplayabilirsek, ek besin takviyesini de ihtiyacımız kadar almış oluruz. Beslenme ve besin takviyesi kişiye özel hazırlanırsa vitamin haplarının da ihtiyacımızdan fazlasını kullanmaktan kaçınabiliriz.


Herhangi iki bireyin DNA dizisi %99,9 oranında benzerlik göstermektedir. Yalnız %0,1’lik kısım bireyler arasındaki farklılıktan sorumludur. Polimorfizm diye adlandırılan genetik varyasyonlar bireyler arasında çeşitlilik sağlamaktadır ve bir popülasyonda %1’den fazlasında görülmektedir. Genomda bulunan bu farklılıklar genetik marker olarak genetik bağlantı analizlerinde kullanılmaktadır. En çok görülen polimorfizmlerden biri de tek nükleotit değişikliğidir (SNP). Bir hastalığa yatkınlık, besinlere ve ilaçlara karşı verilen cevapların bireyler arasında farklılık göstermesi de genomdaki polimorfizmlerden kaynaklanır.


Örneğin SNP’lerin farklı bireylerde obezite ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. FTO geni 16.kromozomda bulunur, yağ doku ve obezite ile ilişkili proteini kodlar. 97 iskoç çocukta yapılan bir çalışmada FTO varyantı taşıyanlarda enerjisi yoğun gıdaya yatkınlık ve obezite gözlenmiştir (2).


IL-6 ve TNF-alfa genleri inflamasyonla ilgilidir. Eğer bu genlerin ekspresyonunda bir değişiklik olursa, özellikle immün sistem hastalıkları ve kalp rahatsızlıkları ortaya çıkabilir. Bu durumda omega-3 tüketilmesi gerekir (3).


İlaveten APOC3, CETP, LPL, eNOS, MTHFR genlerinde bir mutasyon tespit edilirse bu durumda kalp rahatsızlıkları görülebilir. Özellikle antioksidan seviyesi yüksek besin tüketimi ve folik asit takviyesi yapılabilir.



İnsanlar, yaşamlarının ilk evrelerine göre daha az süt tüketimi yaparlar. Sütün içinde bulunan laktoz, laktaz adı verilen özel enzimler aracılı ile sindirilebilir. Ancak zamanla daha az süt tüketiminden kaynaklı olarak laktaz enzimini kodlayan genlerde polimorfizmler ortaya çıkmıştır. Toplumların genetik yapısına bakıldığında özellikle Afrika ve Arap toplumlarında laktaz enzimi yüksek seviyelerde görülmektedir. Yaşam tarzı araştırıldığında daha fazla göçebe hayat yaşadıkları ve bundan dolayı da deve ve keçi sütünü ana besin kaynağı olarak tükettikleri görülmüştür. Göçebe hayat yaşayan bu toplumlarda laktaz enziminin yüksek aktivite gösteren “LACP” formunun yaygın olduğu saptanmıştır (4).


Bitkilerde savunma mekanizmasında görevli olan fitokimyasal adı verilen bileşenler dna replikasyonunun düzenlenmesi, hormonal dengenin sağlanması, bazı enzim üretiminin düzenlenmesi ve antibakteriyal gibi özellikleriyle kanser, kalp rahatsızlıkları ve diyabet gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabileceği düşünülmektedir. Kanseri önleme ve kanser tedavisi için besinler ve genler arasındaki ilişki üzerine halen birçok çalışma yapılmaktadır. Doğal bileşikler erken karsinogenezin yanı sıra geç karsinogenezde invazyon, metastaz ve anjiogenez oluşumu aşamalarındaki yolakları hedefleyerek tümörün ilerlemesini durdurabilir (5).


Son zamanlarda hızla gelişme gösteren genomik, proteomik, transkriptomik, biyoinformatik teknolojilerine dayanan nutrigenomik beslenme bilimi aracılığıyla, insan vücudunda pek çok hücresel, metabolik ve biyokimyasal olaylar aydınlatılabilecektir. Bu bakımdan çeşitli gıda bileşenlerinin bireyler üzerindeki olumlu veya olumsuz etkileri belirlenebilecektir. Bu bilgilerle kişiye özel beslenme biçimi geliştirilerek, genetik farklılık ve beslenmeye dayanan hastalıkların erken teşhisi ve tedavisi sağlanabilecektir. Dolayısıyla insanların hayat kalitelerini arttırmaları mümkün olabilecektir. Ancak, nutrigenomik teknolojilerinin geliştirilebilmesi ve elde edilen bilgilerin kullanılabilirliği açısından, bu alanda geliştirilecek olan strateji ve hedeflerin doğru bir biçimde ortaya konulması gerekmektedir. Ayrıca disiplinler arası yapılacak olan iş birliği bu alanda yapılacak olan çalışmalara son derece önemli katkı sağlayacaktır.






Kaynakçalar

Resim1: https://onlinenutrition.cns.utexas.edu/nutrigenomics-diet-genes-health/

resim2: https://bilgiportali.net/saglik/antioksidan-nedir-yararlari-antioksidan-iceren-besinler/

1. German JB, Roberts MA, Watkins SM. Personal metabolomics as a next generation nutritional assessment. J Nutr 2003;133:4260–66

2. John C. Mathers, ‘Nutrigenomics in the Modern Era’, Proceedings of the Nutrition Society, 76.3 (2017), 265–75 <https://doi.org/10.1017/S002966511600080X>.

3. https://acikders.ankara.edu.tr/mod/resource/view.php?id=16735

4. http://nugen.gen.tr/index.php/nutri-genetik-bilimi-nedir/

5. Cornelia Braicu and others, ‘Nutrigenomics in Cancer: Revisiting the Effects of Natural

Compounds’, Seminars in Cancer Biology, 46 (2017), 84–106 <https://doi.org/10.1016/j.semcancer.2017.06.011>.

196 görüntüleme