beyaz logo.png

Biyomimikri ve Moda

Nagehan Uzuner - İletişim Doktora Adayı, İstanbul Bilgi Üniversitesi, İletişim Bilimleri Doktora Programı


Doğa, uygarlıkların kültür ve sanat alanlarında farklı şekillenmesini sağlamış ve insanlar, ilk çağlardan bu yana doğadaki varlıklardan esinlenmişlerdir[1]. Jacob Bronowski’nin de dediği gibi insan doğaya zor kullanarak değil ancak bilgiyi kullanarak hükmetmeye çalışmaktadır. Sihirle ve büyüyle mümkün olmayan şeylerin bilimle mümkün olmasının tam olarak sebebi de bilimin doğayı büyülemeye cüret etmemesindendir[2]. Pek çok alanda yapılan bilimsel çalışmalar göz önünde bulundurulduğunda ise doğanın bilimi büyülediği aşikardır.


Biyomimetik ya da biyomimikri insanın karmaşık sorunlara, sıkıntılara ve çeşitli ihtiyaçlarına doğayı taklit ederek çözüm bulmaya çalışmasıdır[3]. Yunanca yaşam anlamına gelen bios ve taklit anlamına gelen mimesis sözcüklerinin bileşimiyle yeni bir kavramı ifade etmek için ortaya çıkan bir portmanteau sözcüktür. Biyomimikrinin özünde organizmaların doğal seçilimle iyi uyum gösteren yapı ve materyaller geliştirmesi vardır. Böylece insan bu biyolojik çözümlerden ilham alarak yeni teknolojiler geliştirmeye çalışır. Geleceğin daha iyi yaşam koşullarında yaşanabilmesinin yolu biyomimikrinin daha etkili bir şekilde kullanılmasıyla mümkün olacaktır[2].


1950’lerde Otto Schimitt’in fikirlerin biyolojiden teknolojiye aktarılması amacı ile ileri sürdüğü biyomimetik kavramı 21. yüzyılda bolca teknolojik cihazlar üretilmesini sağlasa da Vincent ve arkadaşları tüm bu çalışmaları hala deneysel olarak nitelendirmektedir[3]. Biyomimetik: pratiği ve teorisi başlıklı makalede Rus problem çözme sistemi TRIZ'in bu transfer sürecini aydınlatmak ve manipüle etmek için uyarlanabileceği gösterilirken, TRIZ kullanılarak yapılan analizde; problem çözümlerinin gösterdiği ilkelerde biyoloji ve teknoloji arasında sadece %12 benzerlik olduğunu, dahası teknoloji sorunları genellikle enerji kullanımını manipüle ederek çözerken, biyolojinin bilgi ve mevcut yapıyı kullandığı, iki faktörün teknoloji tarafından büyük ölçüde göz ardı edildiğini göstermektedir[3].


Biyomimetik için genel bir yaklaşım geliştirilmemiş, ancak bazı bilim insanları ve endüstriyel tasarımcılar işlevsel analojiler için biyolojik literatürü araştırmak amacıyla bazı yöntemler geliştirmektedirler. Tasarım ve mühendisliğin teori kullanımıyla çok daha kolay hale getirildiği iyi bilinmesine rağmen, biyomimetikte, yeni bir teknik sistem tasarlanması gerektiğinde her seferinde yeniden başlanması, çeşitli biyolojik sistemlerin potansiyel prototipler olarak denenmesi ve test etmek için çabalanması gerekmektedir. Bir kavramın veya mekanizmanın biyolojik canlılardan cansız sistemlere aktarılması konusu da oldukça önemlidir. Biyolojik prototipin basit ve doğrudan bir kopyası, mevcut teknolojiyle mümkün olsa bile bu tamamen başarılı bir şekilde varlığını sürdüreceği anlamına gelmez. Bu noktada biyolojiden teknolojiye adaptasyonda tercüme veya yorumlamanın çeşitli biçimleri veya farklı prosedürleri gereklidir[3].


Yeni keşiflerin peşine düşen insan, parçası olduğu doğayı gözlemleyip, ihtiyaçlarına çözüm üretirken tasarımlarına doğadan ilham almıştır. İnsanın yüzyıllar önce ürettiği eserlerinde dahi doğaya öykünüp, bu eserlerinde doğayı eserlerine taşıdığı bilinmektedir. 21. yüzyılda ise bu durum mühendislik ve tasarım alanlarında sıklıkla karşımıza çıkmaktadır[4]. Doğanın geliştirdiği çözümlerin ve sistemlerin, endüstriyel tasarım, mimari, tekstil sanayi ve moda gibi farklı alanlardaki tasarım stratejilerinde de referans alındığı görülür. Özellikle doğal kaynakların kullanımı söz konusu olduğunda temelinde doğa olan biyomimikriye başvurulmaktadır. Doğayla uyumlu olacak şekilde evrimleşerek ortaya çıkan organizmaların yaşamsal pratikleri ve estetik özellikleri moda tasarımlarında da ilgi odağı haline gelir.


Doğadan İlham Alan Moda


Doğa, moda tasarımcılarının en önemli esin kaynağıdır. Moda tasarımında yaratıcılık ve ilham alma kavramları, üretimin en kilit öğeleridir. Fransız antropolog René Girard’ın ileri sürdüğü Mimetik Teorisi’nde arzunun taklitçi olması tartışılmaktadır. Burada bahsi geçen arzu, başkalarının arzularından doğar ve başkalarını etkilemek üzere ortaya çıkar. İnsanların arzu ettiği moda olgusu da onu tasarlayan ve üretenlerin arzularından ortaya çıkarak başkalarının arzularına yön vermektedir. Girard’ın ileri sürdüğü gibi çağdaş moda endüstrisinde taklit konusu göz ardı edilemeyecek kadar ön plandadır[1]. 2010 yılında Alexander McQueen, böceklerden ilham aldığı elbiseler tasarlamıştır. Oysa bu moda tasarımlarında otantik bir tasarımdan bahsedilmemektedir. Bilakis doğada eşsiz güzellikleri ve fevkalade renkleriyle salınan bu canlılar, insan bedenini saran kıyafet tasarımlarında bir taklit unsuru olarak kullanılmışlardır. Moda tasarımlarının özgün olması beklenirken bir yandan da kaçınılmaz bir şekilde doğayı taklit etmesi harika bir paradigma yaratır. Oysa endüstriyel tasarım ürünlerinde, mimaride ve diğer alanlarda karşılaşılan biyomimikri, işlevselliği bakımından doğa tarafından test edilip, onaylanmış bir canlının ya da sistemin taklidiyle yaşam pratiklerine alternatif ve ideal çözümler sunabilmektedir. Moda tasarımlarının doğada var olanı tekrarlaması, çok büyük olasılıkla -estetik bakımdan- beğenileceği iddiasını taşırken, otomotiv sanayide ya da mimaride doğadan kopyalanan bir özellik yalnızca estetik bakımdan beğenilmeyeceği, işlevsel bakımdan da kullanıcıya pratiklik ve fayda sunmayı vaat etmektedir. Tüm bu tartışmalar göz önünde bulundurulduğunda doğanın moda tasarımlarına katkısının büyük oluğu görülmektedir.


Şekil 1: Doğadan ilham alan moda tasarımları[5].


Referanslar

1. Değerli, N. G. (2019). MİMESİS, BİYOMİMİKRİ VE MODA İLİŞKİSİ. Ulakbilge Sosyal Bilimler Dergisi, 7(43), 929-939.

2. Norman, R. A., & Paul, S. P. (2017). The Last Natural Man: Where Have We Been and Where Are We Going?. Springer.

3. Vincent, J. F., Bogatyreva, O. A., Bogatyrev, N. R., Bowyer, A., & Pahl, A. K. (2006). Biomimetics: its practice and theory. Journal of the Royal Society Interface, 3(9), 471-482.

4. Bürotime Blog. (10 Mayıs 2019). Doğadan İlham Alan Tasarım Stratejisi: “Biyomimikri” Nedir? 20 Eylül 2021 tarihinde https://blog.burotime.com/dogadan-ilham-alan-tasarim-stratejisi-biyomimikri-nedir/ adresinden erişildi.

5. Gümüşer, T. THE VISIBILITY OF BIOMIMETIC SCIENCE INSPIRED BY BIOLOGICAL STRUCTURES IN TEXTILE AND APPAREL DESIGN. Yıldız Journal of Art and Design, 4(2), 128-142.


108 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Ağrı