Defne (Laurus nobilis)


Zülal Sevgi Dede – Eczacılık Fakültesi, Yeditepe Üniversitesi

Defne olarak bilinen Laurus nobilis Akdeniz ülkelerine özgü yaprak dökmeyen çalı veya ağaçtır. Güney Avrupa, Batı Asya, Kuzey Afrika ve Amerika'da aromatik yaprakları için ve süs bitkisi olarak ekilir.[1]


Defne ağacı, eski çağlardan beri zafer ifadesidir. Bu inanç Yunan mitolojisinden gelir. Su perisi Daphne nehir tanrısı Peneus tarafından defne ağacına dönüştürülmüş. Apollo da defneyi bir sembol olarak kabul etmiştir. Birisi Apollo'nun defnesini aldığında sanat, spor ve diğer bilgilerde en yüksek tanınırlığa veya askeri zafere ulaşmış kahraman olur.[1]


Botanik Özellikleri

Defne (L.nobilis) yaprak dökmeyen çalı veya boyu 15-20 metre arasında değişen bir ağaçtır. Kabuğu zeytin yeşili veya kırmızımsı renktedir ve pürüzsüzdür. Yapraklar lanseolat şeklindedir ve sapları kısadır. Çiçekler küçük, sarı renkli ve tek cinsiyetlidir. Meyveler ise kiraz benzeri, sulu, mor ila siyah renklidir. Çekirdeğin içinde tek bir tohum bulunur.[2]


Halk Arasında Kullanımı

Bir bitki olarak defne yaprağı birçok etnik bölgede uzun zamandır kullanılmaktadır.[3] Akdeniz mutfaklarında defne yaprakları et yemeklerine, çorbalara ve balıklara eklenir ve hoş aromatik koku ve baharatlı tat verir. Yapraklar yemek yaparken bütün olarak veya öğütülüp eklenir. Bütün olan yapraklar yemekten önce çıkartılır.[3]


İyi bilinen mutfak bitkisi olmasının yanında antik çağlardan beri geleneksel tıpta da yer edinmiştir. Yaprak ve meyvelerden hazırlanan infüzyon veya dekoksiyonlar terletici, gaz giderici ve genel mide sekresyonu uyarıcı olarak kullanılır. Romatizma için kullanılan laurin merheminin içinde de L. nobilis'in meyvelerinden elde edilen yağ bulunur. [2]


Yapraklarından damıtılarak elde edilen uçucu yağ sabun, krem gibi kozmetik ürünlerin içeriğinde bulunur.[3]


Kimyasal Yapısı

Uçucu Yağ: L. nobilis’in yapraklarından buhar distilasyonu ile defne uçucu yağı elde edilir. Sarı renkli olup aromatik ve baharatlı bir kokuya sahiptir. Bu yağa karşı oluşan ticari ilgiden dolayı birçok kez kimyasal bileşimi araştırılmış ve çalışılmıştır. Gaz kromatogrofisi ve kütle spektroskopisi ile yapılan çalışmalarda 150 kimyasal yapı izole edilip tanımlanmıştır. Yağda tanımlanan ana bileşen 1,8-sineol olmuştur. Diğer önemli bileşenler ise sabinene, α-terpinyl asetat, linalool, öjenol, metil öjenol,α-pinendir. Defne bitkisinin meyvelerinden, tohumlarından, çiçeklerinden, saplarından ve kabuğundan elde edilen uçucu yağlar da birkaç kez incelenmiştir.[1]


Sabit Yağ: Defne meyveleri maksimum %30 yağ içerir. Defne meyvesi yağının asidik fraksiyonundan 20 yağ asidi oluşur. Laurik, palmitik, oleik ve linoleik asitler asıl bileşenleridir. Meyvelerinden elde edilen sabit yağa hem konvansiyonel çözücü ekstraksiyonu hem de karbon dioksit ile süperkritik fraksiyonlu ekstraksiyon yapıldığında doymuş yağ asitleri, tekli doymamış veya çoklu doymamış yağ asitlerinden daha fazla miktarda bulunur.[1] Tohum yağı bileşimi de birkaç kez çalışılmıştır ve oleik asit burada ana yağ asididir.[1] Defne yapraklarından da elde edilen sabit yağda 25'e kadar yağ asidi tanımlanmıştır. Palmitik asit ve linolenik asit asıl bileşenleridir.[1]


Alkoloidler: Defne ağacında alkoloidlerin varlığı tespit edilmiştir. Defne yapraklarının eter ekstrasyonu ile on alkoloid elde edilmiştir. Bunların beşi noraporfindir, dördü aporfindir ve biri de benziltetrahidroizokinolin tipi bir alkaloidtir.[1]


Seskiterpenoidler: İlk izole edilen seskiterpen lakton laurenobiolittir. Defnenin köklerinden elde edilmiştir. Daha sonra germakran iskeletli on lakton daha köklerden, meyvelerden ve yapraklardan izole edilmiştir. Dehidrokostal lakton, zaluzanin D ve eremanthin, guaiane iskeleti; santamarin ve reynosin ise eudesman iskeleti ile defneden izole edilen ilk laktonlardır. Hem defne meyvelerinden hem de yapraklarından daha fazla guainolid ve eudesmanolid izole edilmiş. Farmakolojik açıdan bakıldığında, kostunolid ve dehidrokostus laktonlar en önemlileri gibi görünmektedir.[1]


Flavonoidler: Flavonoidler defne yaprağın alkollü ekstratlarının ana fenolik bileşenleridir. Kimyasal olarak on beş karbonlu iskelettir. A ve B'den oluşan iki benzen halkasına heterosiklik bir piren halkası(C) bağlanması ile oluşur. Flavonlar ve flavonoller, yaprakların alkollü ekstratlarının ana flavonoidlerdir. Apigenin, kaempferol, kersetin ve bunların glikozitleri de sıklıkla bulunur. Diğer yandan, flavan-3-ols, defne ağacının gövdesinin etil asetat ekstratının ana flavonoidlerdir, (-) - epikateşin, (-) - epigallokateşin ve (+) - kateşin izole edilmiştir.[1]


Proantosiyanidinler: Proantosiyanidinler, flavan-3-ol birimlerinin oligomerleridir ve defne ağacının gövdesinin etil asetat ekstraktının ana fenolik bileşikleridir. Trimerik procyanidin cinnamtannin B-1, defne ağacının başlıca proantosiyanidindir. Bu trimer defne yapraklarından da izole edilmiştir fakat daha az miktarda bulunur.[1]


Diğer Bileşikler: Norisoprenoid grubu birçok bileşik, kafeik ve kumarik asit türevleri bileşikler, dört tokoferol, dört şeker, üç polisakkarit ve üç organik asit elde edilmiştir.[1]


Biyolojik Aktiviteleri


Antimikrobiyal ve Antifungal : L. nobilis yapraklarından elde edilen uçucu yağların geniş bir mikroorganizma ve mantar spektrumunu inhibe ettiği bildirilmiştir. Bu antimikrobiyal ve antifungal aktivite, defne yaprağı uçucu yağının ana bileşeni olan 1,8-sineol miktarı ile ilişkili olduğu görülmektedir. Ayrıca, uçucu ve sabit defne tohumu yağı, bir dizi Gram-pozitif ve Gram-negatif mikroorganizmaya karşı antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğu rapor edilmiştir. Yüksek miktarda fenolik bileşik içeren uçucu yağların daha güçlü aktivitelere sahip olduğu görülmektedir.[1]


Antidiyabetik: Diyabet, tam veya kısmi bir insülin eksikliğine bağlı olarak yüksek kan şekeri (hiperglisemi) ile karakterize bir hastalıktır. Kan glukozundaki bu artış, çeşitli kardiyovasküler bozukluklara da neden olabiliyor. Yemek sonrası kan glikoz seviyelerini düşürmek için bir yaklaşım, karbonhidratları hidrolize eden sindirim enzimleri olan α-amilaz veya α-glukosidaz gibi bazı enzimleri inhibe ederek glikoz emilimini ertelemektir. Bu amaçla, hidroalkolik ekstratlarla, aseton ekstratlarıyla ve defne yapraklarından elde edilmiş uçucu yağlar ile birçok araştırma yapılmıştır. Bir metanolik ekstraktın α-glukozidazı inhibe ettiğini belirlenmiş ve α-glukozidaz inhibisyonunu yapan üç ana bileşenini tanımladı. Bunlar 1,8-sineol, 1- (S) -α-pinen ve R - (+) – limonen’dir. Bunun dışında da birçok farklı çalışma ile de hipoglisemik aktiviteye sahip olduğu kanıtlanmıştır.[1]


Ayrıca, defne ağacının etil asetat ekstratından izole edilen trimerik prosiyanidin sinnamtannin B-1'in tip 2 diabetes mellitus hastalarında anormal hücre içi Ca2 + homeostazını ve trombosit hiperagregabilitesini azalttığı gözlemlenmiştir. Diyabet hastalarında gelişebilecek trombotik ve iskemik durumların riskini azaltır.[1]


Antioksidan: L. nobilis ekstratlarının ve uçucu yağlar, antioksidan aktiviteleri incelenmiş. Defne yapraklarının hidroalkolik ekstratlarında dört aktif flavonoid izole edilmiş. Bunlar kaempferol, kaempferol-3-ramnopiranosid, kaempferol-3,7-dirhamnopiranosid ve izokersitrin’dir. Bunun dışında da birçok çözücü ve defnenin farklı organları ile ekstratlar hazırlanıp incelenmiştir. Tüm bu ekstratların arasında, defne kabuğunun metanolik özütü en önemli antioksidan aktiviteyi sunmuştur.[1]


Tripanosidal: Kurutulmuş L. nobilis'in yapraklarından hazırlanan metanolik ve kloroformik ekstratlar, Chagas hastalığının etyolojik ajanı olan Trypanosoma cruzi’ye tripanosidal aktivite göstermiştir. Bu aktivite esas olarak guaianolides dehydrocostus lactone, zaluzanin D ve p-mentan hidroperoksite bağlıdır.[1]


Antikanser: Defne meyvelerinin ve yapraklarının polar ve apolar ekstratları ve uçucu yağları, lösemi, fibrosarkom, nöroblastoma, karaciğer, meme, yumurtalık, prostatik, kolon, kolorektal, böbrek, deri, servikal, akciğer ve bağırsak kanseri gibi çeşitli kanser türleri için önemli antikanser aktiviteleri sunar. Bu ekstratların antikanser aktivitelerinden sorumlu aktif bileşiklerin biyoaktivite kılavuzluğunda izolasyonunu sağlamıştır ve çokça aktif bileşik vardır. L. nobilis'in yaprak ve meyveleri, antikanser aktivitesi açısından bitkinin daha çok çalışılan organları olmakla birlikte defne kabuğu üzerinde de çalışılmıştır. Defne kabuğunun su ve etil asetat ekstraktlarının HL-60 hücreleri üzerinde telomeraz inhibe edici etkisi bulunurken aynı defne yaprağı ekstraktının herhangi bir inhibitör etkisi gözlemlenmemiştir.[1]


Bunların dışında defne yaprağı uçucu yağının antienflamatuvar, antikonvülsan, böcek ve yumuşakça öldürücü etkisi keşfedilmiştir.[1]


Güvenilirlik ve İlaç etkileşimleri

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi defne yaprağından elde edilen esansiyel yağların, çözücü içermeyen oleoresinlerin ve doğal ekstratların gıdalarda kullanılan miktarlarınca insanlar tarafından güvenle kullanabileceğini belirtmektedir. Fakat bazı raporlar içeriğinde bulunan seskiterpen laktonlar sebebiyle defne yaprakların alerjik kontakt dermatite sebep olabileceğini göstermiştir. Defne yapraklarından bir dizi sitotoksik bileşik izole edilmiş ve tanımlanmıştır.[2,3]


Bir mutfak baharatı olarak kullanıldığında ilaçlarla etkileşimler nadirdir. Fakat L. nobilis’in yüksek miktarda veya konsantre olarak merkezi sinir sistemi depresanları, diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar, antikoagülanlar ve narkotikler ile beraber kullanımı ilaçların terapötik etkilerini arttırarak istenmeyen etkilere sebep olabilir.[3]


Defne yaprağına duyarlılığı olan kişilerde, hamilelik ve emzirme döneminde gıdada kullanılan miktarın üstünde kullanımından kaçınılmalıdır.[3]




Referanslar

  1. Alejo-Armijo, A., Altarejos, J., Salido, S. (2017) Phytochemicals and Biological Activities of Laurel Tree (Laurus nobilis). Natural Product Communications. Vol.12 No.5 743-757.

  2. Sharma, A., Singh, J., Kumar, S. (2012) Bay leaves. In Handbook of Herbs and Spices. Peter KV (Ed). Woodhead Publishing Ltd. Oxford, UK, Vol.1, 73-85.

  3. Dinsmore, S., Grams, M.K., Couris, R.R. (2018). Bay Leaf: Leaf of the European Laurel An Overview of Potential Benefits and Safety. Nutrition Today. Volume 53, Number 1.




115 görüntüleme0 yorum

Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik
  • YouTube

© 2019 by Bezelye Dergi