Detaylandırma Olasılığı Modeli (Elaboration Likelihood Model)


Nagehan Uzuner - İletişim Doktora Adayı, İstanbul Bilgi Üniversitesi, İletişim Bilimleri Doktora Programı

Sağlık Davranışı Değişikliğine Kavramsal ve Kuramsal Bir Bakış


Petty ve Cacioppo’nun 1986 yılında ileri sürdükleri Detaylandırma Olasılığı Modeli (DOM) karar verme süreçlerini kapsar[1]. Bu yazıda, DOM ve anlatıma dayalı iletişim sağlık davranışı değişikliğindeki araçlar olarak tanımlanır. Dahası DOM’un, kanserle yaşayan bireylerde nasıl etkili ve ikna edici olabileceğine ilişkin içgörüler de anlatıma dayalı mesajlardaki ikna edici içeriklerden türetilmiştir[2].


Fisher, "insanlar hikaye anlatan hayvanlardır" ve "mantığımıza hitap eden tüm iletişim biçimlerinin tarih, kültür ve karakterler tarafından şekillendirilmiş en iyi hikayeler olarak görüldüğünü" ortaya atar[3]. İnsanları motive eden ve onları ilişki kurmalarına ve yönetmelerine yardımcı olan iletişim, hayatımızın en önemli unsurudur. İnsanların birbirleriyle temel etkileşimi, gönderilen, alınan ve akıldan süzülen mesajlarla inşa edilen sağlıklı bir iletişimle başlar. İnsanların, sorgulamak, bilgiye ulaşmak, kendilerini ifade etmek, başkalarını anlamak ve diğer insanları ikna etmek için iletişim kurması kaçınılmazdır.


Vücut, sağlık yitimi yaşanmadıkça önemi anlaşılmayan değerli bir varlıktır. Sağlık tüketicileri, hastaneler, klinikler, sağlık bilinci yaratmaya çalışan çeşitli sağlık kurumlarının çok sayıda mesajına maruz kalırlar. Sağlık iletişimi mesajları, toplumda ve bireyde belirli bir davranış değişikliğine yol açmak amacıyla üretilir. Daha önce toplanan istatistiksel veriler ve kanıtlanabilir tüm testlerin sonuçlarından yola çıkarak sağlık iletişimi stratejileri geliştirilir. Bu yaklaşım şimdiye kadar yaygın olarak kullanılsa da son zamanlarda, anlatıma dayalı iletişimin sağlık iletişimi uzmanları tarafından giderek daha fazla tercih edildiği belirtilmektedir[4]. Bu bağlamda iletişim kanallarında kullanılan hikaye anlatımı yöntemi ve gerçek yaşam deneyimleri benzer süreçleri yaşayanlara rehberlik eder.


Detaylandırma Olasılığı Modeli

İnsanlar, diğer insanlarla iletişim kurmak, gerçekliklerini ve eylemlerini inşa etmek için çeşitli deneyimler ve anılar toplarlar. Detaylandırma Olasılığı Modeli iletişim kuramlarındaki en önemli kuramsal perspektiflerden biridir ve sosyal psikolojiden gelen ikili işlem kuramına dayanır[1]. Petty ve Brinol'un belirttiği gibi, tutumlar insanların diğer insanlar, yerler, nesneler veya konular hakkındaki genel değerlendirmeleriyle ortaya çıkmaktadır[5].


Onlarca yıllık araştırmalardan sonra, tutumların nasıl değiştirileceğine ilişkin yapılan basit ve doğrudan birkaç ampirik çalışma ile tutumlar daha anlaşılır bir hale gelir[6]. 1970'lerin sonunda, alanı rahatsız eden ön problemler ve tutum ile davranışlar arasındaki tutarlılık üzerine yapılan metodolojik ve teorik çalışmalarda önemli gelişmeler olur[1].


Sherif, "tutum değişikliği ile ilgili olarak yerleşik ilkelerin getirisi nedir?" sorusunu “bölgede hüküm süren bir kafa karışıklığı” ve “muazzam bir şekilde gelişen üretime rağmen yetersiz bir verim” olarak cevaplar[7]. İlk etkili ikna teorilerinden biri, öğrenme teorisinin ilkelerine dayanır. Bireyleri, ikna edici bir mesajı öğrenmeye teşvik etmek, olumlu bir tutum değişikliğine yol açar[8]. McGuire'a göre ise mesajı alabilmek için mesaja maruz kalma, dikkat etme, anlama, öğrenme ve devam ettirme gibi çeşitli aşamalardan geçmek gerekir[9].


DOM, karar verme veya ikna sürecinin, merkezi yol ve çevresel yol olmak üzere iki yoldan etkilendiği gerçeğine dayanır. Merkezi yol; mesajın detaylandırılması, içeriğin incelenmesini içeren bilişsel işleme yoluyken, çevresel yol ise konu hakkında aktif olarak düşünmenin aksine, alakasız ipuçlarına dayanarak bir mesajı kabul eden veya reddeden zihinsel bir kısa yol sürecidir[3]. Örneğin yeni bir bilgisayar almaya karar vermeden önce bilgisayarın ölçülebilir tüm teknik faydaların ayrıntıları düşükken, tartışmaya açık olan ve alternatiflerin karşılaştırılmasına olanak veren diğer belirli kavramlar ise ayrıntılı özellikler olarak kabul edilir. Öte yandan bir bilgisayarın rengi, tasarımı ve marka imajı gibi birçok özellik kişiden kişiye değişen, algıya göre değişen, ölçülmesi zor özelliklerdir. Bu düşük detaylı ayrıntılı özellikler geçmiş deneyimlere dayanmaktadır ve ikili işlem teorisine göre zaman içinde değiştirilmeleri zordur.


Merkezi Yol


Merkezi yol, herhangi bir karar alma konusuyla ilgilenen kişi tarafından seçilir. Bu kişinin zihni karar verme süreci üzerinde yoğun bir şekilde çalışırken, kişinin algısı net olacaktır. Merak edilen ve ilgi duyulan konulara merkezi yolu seçerek daha kolay karar verenlerin olduğu bilinir. Bu sadece onları tatmin etmekle kalmaz, aynı zamanda yüksek detaylandırmayı da ön plana çıkarır[3]. Merkezi yol üzerinden değişen tutumların kendine özgü özellikleri vardır. Bu özelliklere hafızadan ulaşmak kolaydır çünkü bunlar bilişsel yapılara gömülüdürler. Petty ve Cacioppo’ya göre güvenle ele alınabilirler, zamanla değişmezler ve zıt bir bilgi ile karşılaşıncaya kadar davranışların temel açıklamaları bunlardır[1]. Merkezi yolda detaylandırma, yüksek düzeyde bilişsel özen gerektirir.


Çevresel Yol


İnsanların bazı mesajlarla doğrudan ilgilenmedikleri, bu mesajlara çok fazla ihtiyaç duymadıkları ve bunlara çok fazla konsantre olmadıkları durumlarda çevresel yol belirir. Kişinin karar verme süreci, pek fazla detaylandırılmayan bazı özelliklerden ve duygulardan etkilenir. İnsanların algı düzeyi ve dolayısıyla karar süreçlerinin detaylarıyla birlikte çevresel yolun bir zorunluluk haline gelmesi veya çevresel yolun merkezi bir yol olması da mümkündür [10].


Bir tutum değişikliği için her zaman ayrıntılı düşünmenin gerçekleşmesi beklenmez. İnsanların bilgiyi işleme yetenekleri düşükse veya işleme motivasyonlarından yoksunlarsa, ikna periferik yani çevresel yoldan gerçekleşir. Bu noktada, iknanın gerçekleşmesinde basit ipuçları veya sezgiler rol oynar. Mesajın değerlendirilmesi; "uzmanlar yanılmaz" gibi basit bir çıkarım veya kalbinize dokunan duygusal bir sahne ile sağlanır. Diğer insanların TV reklamlarına tepkileri de bir ipucu olabilir. Öyle ki birçok insan bir şeye inanırsa, insanlar buna inanmayı hedefler. Uzmanlar hakkındaki duygular ve fikirler zamanla değiştirilebilir, böylece ipuçları da mesajdan uzaklaşabilir. Bu nedenle çevresel yola göre tutum değişiklikleri kalıcı olmayabilir[11]. Hedef kitle, durumu yargılamaya yardımcı olan bazı ipuçlarına güvenir. Cialdini'nin belirttiği gibi, bizi çevresel yolla karar vermeye iten altı ipucu şunlardır[12]:


  • Karşılıklı etki

  • Tutarlılık

  • Sosyal kanıt

  • Beğenme

  • Yetkinlik

  • Yetersizlik


İkna Sürecindeki Değişkenler


Değişkenler, insanların düşüncelerinin yoğunluğunu ve ikna sürecini etkileyebilir. Bir uzmandan bir mesaj gelirse, insanlar bu mesaja bir uzmandan gelmeyen bir mesajdan daha açık olabilirler[13]. Düşünme düşükse, kaynak faktörler ipucu görevi görür. Düşünme kısıtlanmazsa, kaynak faktörler ancak düşünme süreci tamamlanana kadar etkili olacaktır. Düşünme yoğunsa, kaynak faktörleri argüman işlevi görecektir çünkü bireyler mevcut bilgiyi dikkatlice inceler. DOM'un çoklu rol mekanizması, herhangi bir değişkenin ikna etkisinin tek etkiye atfedilemeyeceğini gösterir.


Düşük Çabayla Tutum Değişikliği Süreçleri


Değişkenlerin durumu, tutum değişikliğinin kısmen yüksek veya düşük çabanın bir sonucu olup olmayacağını belirler. Bazı çevresel yollar, diğerlerinden daha fazla bilişsel çaba gerektirir[1].


İlişkisel Prosedürler


Tutumlar, çoğunlukla olumlu ve olumsuz uyaranlar arasındaki ilişkilerden ve hatta bu ilişkilerin gözlemlerinden etkilenir. Bu etkiler koşullandırma, duygusal hazırlık ve maruz kalma etkileridir[8].


Yüksek Çaba Gerektiren Tutum Değişikliği Süreçleri


Tutum değişiminin yolu, kısmen yüksek çaba gerektiren süreçlerle gerçekleşen değişimdir. Yüksek çaba gerektiren süreçler, insanların motivasyonu ve düşünme yeteneği kısmen yüksek olduğunda ikna edici sonuçları etkileme eğilimindedir. Bu kişiler derinlemesine düşünebiliyorsa ve konu ile ilgileniyorlarsa, bu konuda bilgi sahibiyseler, tutum değişimi yoğun bir çaba ile gerçekleştirilebilir.


Sağlık İletişimi Mesajlarında Detaylandırma Olasılığı Modeli


Detaylandırma Olasılığı Modeli, patolojik bir tanıyla karşılaşıldığında, tedavi süreçleri ve sağlık kontrolleri boyunca motivasyonu yüksek seviyede tutmak için önemli etkilere sahiptir. DOM, herhangi bir karar verme sürecinde ikna açısından kullanılabilir. Halk sağlığı kurumları ve kâr amacı gütmeyen diğer birçok kuruluş, toplumda farkındalık yaratmak için dijital ve geleneksel iletişim araçlarını kullanır. Sağlık iletişiminde, yaratıcı, göze çarpan, meydan okuyan ve çekici olabilecek içerikler kullanılmaktır. Son yıllarda toplumda kanser farkındalığını artırmak için kullanılmaya başlanan yaratıcı içeriklerin nasıl kodlandığına ve ne tür mesajlar verdiklerine göz atalım.

Slogan: Maalesef sizin için her şeyi test edemiyoruz.

Şekil 1: FHV BBDO tarafından meme kanseri farkındalığı konusunda halk sağlığı davranışında tutum değişikliği yaratmak amacıyla hazırlanan, yüksek çaba gerektiren bir meme kanseri farkındalık kampanyası[14].

Slogan: Hiç kimse meme kanserine bağışıklık kazanamaz.

Şekil 2: DDB tarafından, halk sağlığı davranışında tutum değişikliği yaratmak amacıyla hazırlanan, yüksek çaba gerektiren meme kanseri farkındalık kampanyası[14].

Slogan: Memeleriniz de ilgiyi hak ediyor.

Şekil 3: Halk sağlığı davranışında tutum değişikliği yaratmak amacıyla hazırlanan, yüksek çaba gerektiren bir meme kanseri farkındalık kampanyası[15].

Şekil 4: Fergie’nin desteklediği "Meme Kanseri Ayı Avon Yürüyüşü" etkinliği[16].

Markalar tarafından kanser farkındalığı etkinliklerinde işbirliği yapılan ünlüler daha evvel kanserle bizzat mücadele etmemişlerse, bu ünlülerin ikna edici iletişimde pek de önemli rolleri olduğu söylenemez. Her ne kadar basılı kampanyalarda yaratıcı ve cesaret verici olsalar bile, mesajın iletimi sınırlayıcı olabilir. Hedef kitle, bu kampanyaların mesajlarını işlemeye daha az dahil olabilir. Böylece bu kampanyaların yaratımındaki emek ve maliyet boşa gidebilir. Böylece akla şu soru gelebilir: Bizzat kanserle mücadele eden bireylerin anlatıya dayalı mesajları, toplumda kanser farkındalığını artırmada daha etkili midir?

Slater, Genişletilmiş Detaylandırma Olasılığı Modeli ile daha geniş ikna edici bir durum aralığını açıklamak için geleneksel DOM’u genişletmeye çalışır[17]. Slater’a göre insanların işleme hedefleri işleme türlerini belirler ve motivasyonları, işleme türüne dahil olmaktan doğrudan sorumludur. Bu işleme türlerine; değer koruyucu işleme (önceden sahip olunan değerleri veya inançları korumak için), değeri olumlu işleme (önceden sahip olunan değerleri veya inançları onaylamak için), sonuç temelli işleme (Petty ve Cacippo'nun geleneksel DOM'u), didaktik işleme (veya mesajdaki içsel bilgi), bilgi tarama (mesaj bilgisini çevresel olarak taramak) ve hedonik işleme (eğlencenin işlenmesi) de dahildir. Bir mesajı işlerken, mesajın amacına ulaşmak için farklı hedefler ve farklı sistemler olabilir. Alıcının kişisel çıkarları, işlemenin katılımında önemlidir[18].

Sağlık Davranışı Değişikliğinde Anlatıya Dayalı İletişim

Anlatıya dayalı iletişim insanlıktan gelir ve doğal insan etkileşiminin temel biçimi ve bilgi edinmenin temel bir yoludur. Sağlık iletişimi alanında, anlatıya dayalı yaklaşımlar, sağlık-davranış değişikliğini motive etmek ve desteklemek için umut verici bir dizi araç olarak ortaya çıkar[19]. İletişim kampanyalarında, hedef kitlenin duyusal mesaj karışımlarından etkilenmeleri; mesajı gönderen karakteri duymaları, hissetmeleri ve ona karşı empati kurmaları beklenir. Hedef kitle kendini kampanyadaki karakterin yerine koyarsa, iletişim kampanyasının verdiği mesajlar ikna edici olabilir. Hikaye konusu, hikaye anlatıcısının sözlü becerileri ve vücut dili iyi destekleniyorsa, önemli bir iletişim aracı olarak anlatım, etkileyici bir faktördür. Hikayeye dahil olma yoluyla, bireyler karakterlerle özdeşleşmeye başlarlar, karşı tartışmalar azalır ve bireyler anlatıda yer alan ikna edici mesajlara daha açık hale gelirler[20, 17, 18].

Witness Project ile Arkansas’daki düşük gelirli Afro-Amerikalı kadınların “tanık rol modelleri” olarak adlandırılan meme ve rahim ağzı kanserinden kurtulanların kanser deneyimlerinden ve bu programdaki kiliselerdeki ve diğer ortamlardaki küçük kadın gruplarına kendi yolculuklarından “tanık” olarak bahsedilir. Bir pilot ve yarı deneysel çalışmanın sonuçlarında, Witness Project oturumuna katılan kadınlar arasında, hasta tarafından bildirilen mamografi ve elle yapılan kişisel meme muayenesinin arttığı gösterilmiştir[21]. Ayrıca, programın niteliksel bir değerlendirmesine göre de büyük ölçüde benzer kültürel değerlere sahip olarak algılandıkları için rol modellere güven duyulduğu ortaya çıkarılmıştır[22].

Tartışma

Halk sağlığı kurum ve kuruluşlarının ilettiği mesajlarla toplumu ikna etmek ve bir sağlık davranışı değişikliği için harekete geçmeye teşvik etmek zorlu ancak mümkündür. Önemli olan doğru mesajın hedef kitleye nasıl ve hangi kanaldan yayılacağıdır. Mesajı tanımlamak, kelimeler ve sembollerle kodlamak ve toplumu mesaja ikna etmek için gerekli olan en etkili yolu seçmek, karmaşık ancak çözülebilir bir problemdir. İnternet, ihtiyacımız olan bilgiye dakikalar içinde ulaşmamızı sağlarken anlatıya dayalı mesajlar, geleneksel medya veya internetteki çevrimiçi kanallar aracılığıyla insanlarla iletişim kurmak için kullanılabilir. Bazı araştırmalar görsel medyanın kaynak özelliklerinin önemini vurgulamaktadır[23-25]. Görsel medya kanallarında bir hikaye anlatıcısını eşzamanlı olarak izleyip dinlerken mesajlara direnç gösterilebilir, hikaye anlatıcısı ile kişisel olarak temas halinde olunduğunda ise bu, hedef kitleyi konuya dahil olmaya ve konudan doğrudan etkilemeye itebilir.

Biri, yeni bir bisiklet satın almadan evvel, bu ürünle ilgili gerçek deneyimlere ulaşmak için çeşitli blog ve çevrimiçi sözlükleri ziyaret edebilir. Bisiklet hakkında bilgi arayan bu kişinin beklentileri karşılaştığu bu deneyim hikayeleriyle ne kadar eşleşirse, iknanın gerçekleşmesi muhtemeldir. Dijital medya, 21. yüzyılda bilgi paylaşımının en güçlü yoludur. Yeni medya kanallarına göre, tüm etkileşimler bazı özel yazılımlarla sayılar ve anahtar kelimelerle ölçülebilir.

Sağlık iletişiminde kullanılmak üzere kurum ve kuruluşlar tarafından anlatıya dayalı mesajlar seçilir. İnternette hastalık, tedavi, sağlık merkezi ile ilgili konularda arama yapan kişiler, başkalarının deneyimlerine başvurmayı amaçlamaktadır. Videolarda diğer insanların anlatıya dayalı mesajlarına ulaşmak, deneyimleri ve yolculukları hakkında fikir sahibi olmak, akraba ve arkadaşları aramaktan, onlarla durum hakkında konuşmaktan ve ağızdan ağza aktarılan mesajlardaki gürültü faktörlerini ortadan kaldırmaktan çok daha zahmetsizdir. Özellikle bir kişi kanser gibi ölümcül bir hastalık hakkında bilgiye ihtiyaç duyuyorsa, kanserle mücadele eden bireylerin gerçek deneyimleri hakkında bilgi almak isteyebilir. Bu nedenle, sivil toplum kuruluşlarının kamuoyunda kanser farkındalığını artırmak için kurduğu web siteleri ve dijital medya kanalları en çok tıklananlar arasındadır. Bunlar, kamu kurumlarının iletişim platformlarından farklıdır. Kanserle mücadele eden bireylerin röportajlarından oluşan Youtube videoları, benzer durumdaki diğer insanlara umut ve bilgi verebilmektedir. Kanserle mücadele eden, moral ve desteğe ihtiyaç duyan kişiler çoğunlukla olumlu, destekleyici ve anlatıya dayalı video içeriklerini izlemeyi hedeflemektedir. Kanserle mücadele eden bireyin ücretsiz bir peruğa ihtiyacı varsa, internet üzerinden çözüm oldukça yakındır.

Saçım Saçın Olsun, gönüllü kuaförlerin ve gönüllü saç bağışçılarının aracılığıyla üretilen ücretsiz perukların ihtiyaç sahiplerine iletildiği bir projedir. #sacimsacinolsun projesi Kanser Savaşçıları Derneği’nin liderliğinde kanserle mücadele eden bireylere destek olmak ve kamuoyunda kanser farkındalığını artırmak amacıyla sürdürülmektedir[26].

Sonuç

Özetle, Petty ve Cacioppo'nun Detaylandırma Olasılığı Modeli ve anlatıya dayalı iletişim teorisi, literatürde önemli yer kaplayan teorilerdendir. Sağlık davranışı değişikliğinde ikna kavramı hala açık bir alandır. Konuyu bazı kanser farkındalığı kampanya örneklerini kullanarak kavramsallaştırmaya çalıştım. Detaylandırma Olasılığı Modelinde, sağlık davranışı değişikliği ve iknada anlatıya dayalı mesajların kullanılmasının çoğunlukla etkili olduğunu görülür. Ancak hala bazı boşluklar da vardır. İnternetteki anlatıya dayalı videoların sınırlamalarının olmaması sebebiyle bu iletişim teorilerini kanser farkındalığı ve sağlık davranışı değişikliği üzerine uygulamak, aşağıdaki gibi ileri araştırma sorularını ortaya koymaktadır:

  • Kampanyalarda ünlülerin kullanılması kanser farkındalığını artırmada iknayı etkiliyor mu?

  • Anlatıya dayalı olmayan iletişimden ziyade anlatıya dayalı iletişiminin faydaları nelerdir?



Referanslar

  1. Petty, R. E., & Cacioppo, J. (1986). The elaboration likelihood model of persuasion. In L. Berkowitz (Ed.), Advances in experimental social psychology (pp. 123-205). San Diego, CA: Academic Press.

  2. Uzuner, N. (2017). Elaboration Likelihood Model For Health Behavior Change: A Conceptual & Theoretical Overview, Academia.edu (https://www.academia.edu/42943750/Nagehan_Uzuner_Final_Paper_ELABORATION_LIKELIHOOD_MODEL_FOR_HEALTH_BEHAVIOR_CHANGE_A_CONCEPTUAL_and_THEORETICAL_OVERVIEW)

  3. Griffin, E. A., Crossman, J., Bordia, S., Mills, C., Maras, S., Pearse, G., ... & Shanahan, D. (2010). A First Look at Communication Theory, Em Griffin. Details: Boston: McGraw-Hill Higher Education, 2009., 206-265.

  4. Hinyard, L. J., & Kreuter, M. W. (2007). Using narrative communication as a tool for health behavior change: a conceptual, theoretical, and empirical overview. Health Education & Behavior, 34(5), 777-792.

  5. Petty, R. E., & Brinol, P. (2008). Persuasion: From single to multiple to metacognitive processes. Perspectives on Psychological Science, 3(2), 137-147.

  6. Himmelfarb. S., & Eagly. A. H. (1974). Orientations to the study of attitudes and their change. In S. Himmelfarb & A. Eagly (Eds.), Readings in artitude change. New York: Wiley.

  7. Sherif, M. (1977). Crisis in social psychology: Some remarks towards breaking through the crisis. Personality and Social Psychology Bulletin, 3, 368-382.

  8. Yagci, M. İ., Cabuk, S. (2014). Pazarlama Teorileri, Istanbul: Kapital.

  9. McGuire, W. J. (1985). Attitudes and attitude change. In G. Lindzey & E. Aronson (Eds.), Handbook of social psychology (3rd ed., Vol. 2.). New York Random House.

  10. Kıymalıoğlu, A. (2014). Ayrıntılandırma Olasılığı Modeli ve Uygulama Alanları. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 29(2).

  11. Petty, R. E., Brinol, P., & Priester, J. R. (2009). Mass Media attitude change: implications of the elaborations likelihood model of persuasion. In: Bryant J., Oliver M.B., Editors. Media Effects: Advances in Theory and Research (3rd ed.). New York: Routledge, 125-164.

  12. Cialdini, R. B. (1987). Influence (Vol. 3). A. Michel.

  13. Chaiken, S., & Maheswaran, D. (1994). Heuristic processing can bias systematic processing: Effects of source credibility, argument ambiguity, and task importance on attitude judgment. Journal of personality and social psychology, 66, 460-460.

  14. 15 Clever And Powerful Breast Cancer Awareness Ads. Bored Panda. Erişim Tarihi: 24.03.2021, http://www.boredpanda.com/breast-cancer-awareness-ads/

  15. Powerful Ads For Breast Cancer Awareness Month. Mamabee. Erişim Tarihi: 24.03.2021, http://mamabee.com/powerful-ads-for-breast-cancer-awareness-month/

  16. Fergie Takes Part In Avon Walk For Breast Cancer-Look To The Stars. Erişim Tarihi: 24.03.2021, https://www.looktothestars.org/news/8993-fergie-takes-part-in-avon-walk-for-breast-cancer

  17. Slater, M. D. (2002). Involvement as goal-directed strategic processing: Extending the elaboration likelihood model. In J. Dillard & M. Pfau (Eds.), The persuasion handbook Developments in theory and practice (pp. 175-194). Thousand Oaks, CA: Sage.

  18. Slater, M. D., & Rouner, D. (2002). Entertainment—education and elaboration likelihood: Understanding the processing of narrative persuasion. Communication Theory, 12(2), 173-191.

  19. Hinyard, L. J., & Kreuter, M. W. (2007). Using narrative communication as a tool for health behavior change: a conceptual, theoretical, and empirical overview. Health Education & Behavior, 34(5), 777-792.

  20. Green, M. C., Garst, J., & Brock, T. C. (2004). The power of fiction: Determinants and boundaries. The psychology of entertainment media: Blurring the lines between entertainment and persuasion, 161-176.

  21. Erwin, D. O., Spatz, T. S., Stotts, R. C., Hollenberg, J. A., & Deloney, L. A. (1996). Increasing mammography and breast self-examination in African American women using the Witness Project model. Journal of Cancer Education, 11(4), 210-215.

  22. Bailey, E. J., Erwin, D. O., & Belin, P. (2000). Using cultural beliefs and patterns to improve mammography utilization among African American women: The Witness Project. Journal of the National Medical Association, 92(3), 136-142.

  23. Graber, D. A. (1990). Seeing is remembering: How visuals contribute to learning from television news. Journal of communication, 40(3), 134-156.

  24. Pfau, M., Holbert, R. L., Zubric, S. J., Pasha, N. H., & Lin, W. K. (2000). Role and influence of communication modality in the process of resistance to persuasion. Media Psychology, 2(1), 1-33.

  25. Sparks, J. R., Areni, C. S., & Cox, K. C. (1998). An investigation of the effects of language style and communication modality on persuasion. Communications Monographs, 65(2), 108-125.

  26. Saçım Saçın Olsun. Kanser Savaşçıları. Erişim Tarihi: 24.03.2021, https://www.kansersavascilari.org/portfolio-items/sacim-sacin-olsun/

109 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör