Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik

© 2019 by Bezelye Dergi

Dijital Dönüşüm Çağında Büyük Veri ve Yapay Zeka

En son güncellendiği tarih: Şub 2


Ramazan Sarı - Big Data Turkey YK Başkanı


Dönüşümün sürekli hale geldiği bu çağda, dönüşüme ayak uydurmayanların yok olmaya mahkum olduklarını kabul etmek gerekiyor. Bu sürekliliğin en önemli etkeni dijital bir çağın içerisinde kendimizi bulmamızdır. Yaşadığımız bu çağ artık dijital dönüşüm çağı olarak nitelendirilmektedir. Tabi ki bu dönüşüm hareketi kendi kendine başlamamış, organizasyonların bu alanda geliştirdiği stratejiler doğrultusunda bu noktaya gelmiştir. İlaveten belirtmek gerekirse de bu denli önem arz eden bir değişim hareketine karşılık strateji geliştirmeyen yapılar da yok olmaya yüz tutmuştur.


Dillere pelesenk olmuş bu tanımın bu noktaya gelmesindeki en büyük pay; internetin kullanımıyla beraber üretilen veri miktarındaki artışa aittir. İnternetin hayatımıza girmesiyle beraber dijitalleşmede görülen artış, bu değişim hareketinin fitilini ateşleyen kıvılcım olmuştur. Aslında bu kıvılcım birçok şeye gebeydi. Sosyal medya hesapları, e-ticaret siteleri, internet sayfaları gibi mecraları insanların sıklıkla kullanmaya başlamasıyla olay başka bir boyut ve önem kazanmıştır. İnsanların bu mecralarda yaptıkları her hareket, arkalarında bıraktıkları her iz bir oluşumun, bir yapının kaynağı haline geldi.

Herkesin el birliğiyle ortaya çıkardığı bu yapıya Big Data (Büyük Veri) tanımlaması yapılmıştır.


2010’ların başlarında Dünya’da bulunan verilerin tamamı 5 zettabyte kadarken bu yılın sonunda (2020) bu miktarın 44 zettabyte olacağı düşünülüyor. Asıl sıçramanın ise 5G teknolojisinin hayatımıza girmesiyle birlikte yaşanacağı herkes tarafından kabul edilen bir görüş. 5G teknolojisiyle herşeyden önce internet hızı artacağı için üretilen ve paylaşılan veri miktarı katlanarak artacaktır. Bu teknoloji ile birlikte bağlantı kalitesinin de gelişim göstermesiyle dijital ürünler hayatımızda daha fazla yer bulacaktır. Bu ürünleri sadece telefon ya da bilgisayar uygulamalarıyla sınırlı kalmayıp, giydiğimiz elbiselerden ev aletlerimize, akıllı şehir envanterlerinden otonom araçlara bir çok farklı örnekle sıralayabiliriz. Bu gelişmeler veri üretimindeki artışı bizlere göstermektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse; 2025 yılında bir yılda üretilecek veri miktarı 170 zettabyte olarak öngörülmektedir. Yani insanlık tarihinden bugüne kadar üretilen veri miktarının yaklaşık 4 katı…


Veri hacminin bu denli artış göstermesi, ulaşılabilirliğinin kolaylaşması, hesaplama ve depolama maliyetlerinin düşmesi verinin daha kullanılabilir bir hal almasını sağlamıştır. Bu sayede şirketler ve organizasyonlar verinin gücünden faydalanarak satış, pazarlama, insan kaynakları vb. alanlarındaki stratejilerini geliştirmeye başlamış ve bu doğrultuda yaptıkları yatırımları arttırmıştır. Kabul etmek gerekir ki veri biliminin çözüm üretmediği bir alan/sektör kalmamıştır. Biraz daha ileriye gidersek, eğer sektörünüzde lider konuma gelmek istiyorsanız verinin gücünden faydalanarak yapay zeka uygulamalarıyla birlikte çözüm üretmeniz ve strateji geliştirmeniz gerekmektedir. Sağlıktan eğitime, finanstan pazarlamaya, tarımdan turizme hemen hemen bütün alanlarda verinin gücünden faydalanılmaktadır. Veri sayesinde verim artmakta, çözüm süreçleri kısalmakta hatta hata payı minimuma yakın tutulmaktadır. Aslında veri tek başına pek de bir anlam ifade etmiyor. Veri bilgiye dönüşüp makineye öğretildikten sonra, yapay zeka uygulamaları ile birlikte problemlere çözüm üretir hale getiriliyor.


Yapay zeka, doğal sistemlerin yapabildiği (zekice olsun veya olmasın) her bilişsel etkinliği yapay sistemlere, daha da yüksek başarım düzeylerinde nasıl yaptırabileceğimizi inceleyen bilim dalıdır. Yapay zeka sayesinde, aslında insanın da yapabileceği etkinlikleri daha kısa ve verimli yollarla insan dışı varlık ve sistemlere yaptırabiliyor, insan faktörünü aradan kaldırabiliyoruz. Nasıl insanın öğrenim sürecinde bilgiden istifade ediliyorsa makinenin öğreniminde de veriden yararlanılıyor. Buradan yola çıkarak aslında veri ile yapay zekanın iç içe geçmiş alanlar olduğu sonucuna da varabiliriz.


Yapay zekanın tarihten bugüne kadar olan gelişimine baktığımız zaman, gelişimini ‘’S‘’ eğrisine benzetebiliriz. Bazı dönemlerde ciddi bir gelişim gösterirken, bazı dönemlerde gelişim yatay olarak ilerlemektedir. Başka bir tabirle zaman zaman yükselme ve duraklama dönemleri yaşanmaktadır. Soğuk savaş döneminde Amerika, Rusya’ya karşı üstünlük elde etmek için yanıp tutuşuyordu. Rus dilini İngilizce’ye çeviren yapay zeka uygulamasının geliştirilmesi için Amerikan Savunma Bakanlığı ciddi para akıtmış fakat beklenen sonuç elde edilememiştir.


1968 yılında makinelerin düşünebildiğini kanıtlayan bilim insanları, bir bilgisayarın artık santraç şampiyonu olabileceğini savunuyor. Ortaya atılan bu tez ancak 1997’de IBM’in geliştirdiği Deep Blue uygulamasının Gasparovu yenmesiyle gerçeklik kazanıyor.


2000 öncesi yapay zeka sürecini incelediğimiz zaman, ortaya atılan tezlerin hayat bulması beklenenden daha uzun sürüyordu. Başka bir açıdan yapılan yatırımlar karşılık bulmuyordu. Ama 2000 sonrası bu durum tam tersi bir hal almıştır.


2015 yılında Google geliştirdiği AlphaGo uygulamasının bir strateji oyunu olan ‘’Go’’ şampiyonu olabileceğini ortaya attı. Otoriteler bunun mümkün olmadığını, bunun ancak 2040 yılında mümkün olacağını tartıştılar. Sonuç: AlphaGo 2016 yılında ‘’Go’’ şampiyonu oldu.


Teknolojinin gelişimi Moore Yasasını temel aldığı için katlanarak büyümeye devam etmektedir. Teknolojinin hızlı gelişimi neticesinde verinin üretim hızı artmakta, bununla bağlantılı olarak yapay zekanın getirdiği çözümler çeşitlenmektedir. Bu çeşitlilik sektörleri ve organizasyonları veriden istifade etmeye, yapay zeka çözümlerini yatırım yapmaya itmiştir. Bugün baktığımız zamana hemen hemen herkes yapay zekaya yönelmiş ve yapay zekadan bir çok konuda çözüm beklemektedir. Beklenilen çözümler zamanla hayat bulabilir fakat kabul etmek gerekir ki yapay zeka şuanda belli bir seviyeye kadar gelebilmiştir.


Yapay zekayı üç aşama olarak sıralarsak;


1-Dar Yapay Zeka

2-Genel Yapay Zeka

3-Süper Yapay Zeka


Bugün Dünya’nın geldiği nokta, dar yapay zeka seviyesindedir. Görüntü tanıma, yol destek, tıbbi tanı, chatbotlar, doğal dil işleme konularına çözüm üretilmiş ve bunların geliştirilmesi için çalışmalar yapılıyor. İnsan yetilerine tam olarak sahip olamayan yapay zekanın yakın gelecekte bu seviyeye ulaşması bekleniyor. Genel yapay zeka seviyesinde mukayese yapabilme özelliğine sahip olarak gelen problemi algılama ve karar verebilmesi bekleniyor. Süper yapay zeka seviyesinde ise tekillik çağının başlayacağı, insandan daha yetenekli yapay zekaların üretileceği öngörülüyor. Bu seviyeye 2045 yıllarında ancak ulaşılabileceği görüşler arasında. Bu sürenin daha kısa olabileceği de daha uzun olabileceği de şuanda tartışma konusu.


Genel hatlarıyla baktığımızda, Dünya sonu olmayan bir değişim çemberinde kendine yer edinmiştir. Bu değişimden fayda elde etmek, bu süreci iyiye yormak insanların elinde olan bir süreç. Verinin bu kadar büyümesi, yapay zekanın bu seviyelere gelmesi aslında bizlere dönüşümün çoktan başladığını ve her alana çözüm ürettiğini göstermektedir. Dünya’da bir çok sorun kol gezerken bu sorunlara yapay zeka ile çözüm aramak akıllıca olacaktır.


Yapay zeka, multidisipliner çalıma gerektiren kompleks bir teknolojidir. Bu çalışmayı dört ayak üzerine şekillendirebiliriz.


İş Dünyası

Akademi

Devlet Kurumları

Sivil Toplum Kuruluşları


Son zamanlarda ülkemizde de yapay zeka üzerine önemli çalışmalar yapılmaktadır. Gerek iş dünyası, gerek devlet kurumları, gerekse akademi yapay zeka üzerine çalışmakta, belli sorunlara çözüm aramaktadır. Bizler de Big Data Turkey platformu olarak veri bilimi ve yapay zeka üzerine sosyal ve teknik çalışmalar yapıyor, bu ekosistemin sivil toplum kuruluşu ayağını oluşturuyoruz. Öncelikle veri bilimi ve yapay zeka teknolojileri hakkında herkesi bilgilendirmek, farkındalık oluşturmak için geliştirdiğimiz bazı projeler bulunmaktadır. Liseden üniversiteye, iş dünyasına yönelik eğitim içeriklerimizle bu farkındalık düzeyini biraz daha yukarıya taşıyıp profosyonellik seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Gerek eğitim programlarımızdan çıkacak projeleri, gerekse dışarıdan gelecek projeleri hayata geçirmek adına kurmuş olduğumuz ar-ge ekibimizle katma değer üretecek projeler çıkarıp fark yaratmayı hedefliyoruz.


Big Data Turkey, bu noktada bir çok kişinin yapay zeka ve veri bilimine yönelimini teşvik ederken, bu alana yönelmiş fakat nasıl ilerlemesi gerektiğini bilmeyenlere de yol haritası çizmiştir, çizmeye de devam etmektedir. ‘’İlgisi olanla bilgisi olanı buluşturma’’ mottosuyla çıktığımız bu yolda mutlak başarıyı hedeflemekte ve bu doğrultuda özverili çalışmalarımız sürdürmekteyiz. Bu yolda bizlere katkı sunacak her kişiye ve fikre de açık bir topluluğuz.

176 görüntüleme1 yorum