Ehlers- Danlos Sendromu


Rana Sümeyra Özcan - Moleküler İmmünoloji Yüksek Lisans, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü

Esnek olmak pek çok konuda hayatımızı kolaylaştırabilir. Bu nedenle de bir çoğumuzun hayalidir. Peki hayalimizdeki esnekliğin bir sınırı var mıdır? Ne kadar esnersek o kadar iyi midir? Yoksa fazla esnek olmak bir hastalığın işareti midir? Gelin bu sorulara Ehlers-Danlos sendromunu tanıyarak cevap arayalım.


Ehlers-Danlos sendromu (EDS) kalıtsal bir bağ dokusu hastalığıdır. [1] Genellikle eklem hipermobilitesi (normalden daha fazla açılan eklemler), cilt hiperekstansiyonu (normalden daha fazla gerilebilen cilt) ve doku kırılganlığı ile karakterizedir. [2] Bu durumun altında yatan sebep EDS’li bireylerin kollajen adlı proteinleri üretme yeteneğindeki kusurlardır. Bu kusurlara kollajen yapısını oluşturan veya kollajen üretiminde görevli genlerin mutasyonları neden olur. [3]


Kollajenler vücudumuzda en çok bulunan proteinler olup vücudumuzdaki tüm proteinlerin yaklaşık %25-30’unu oluştururlar. [4] Hücre içinde üretilen kollajenler bağ dokuya sağlamlık ve esneklik kazandırmak için ekstrasellüler matriks (ECM) denilen hücre dışı alana salgılanırlar. [4, 5] Burada tıpkı bir tutkal gibi davranarak bağ dokunun eşsiz yapısının oluşmasında büyük rol oynarlar. Kollajenler vücutta en çok cilt, kemik, kıkırdak, tendon ve kan damarları gibi alanlarda bulunur. Dolayısıyla Ehlers-Danlos sendromuna özgü belirti ve bulgulara da yine en çok bu alanlarda rastlanır.


Şekil 1. Ehlers- Danlos sendromunu anlatan karikatür. (Jorge Muniz tarafından çizilmiştir).

Ehlers- Danlos sendromu ismini onu ilk kez tanımlayan iki doktordan alır. 1898’de Danimarkalı Dr. Ehlers ve 1908’de Fransız Dr. Danlos iki farklı vaka çalışması ile EDS’yi tanımlamıştır. [3] Zaman içinde EDS tanısı konan yeni vakalarla birlikte hastalık genetik, biyokimyasal ve klinik özelliklerine göre alt tiplere ayrılmıştır.


EDS 6 ana sınıfa ve toplamda 13 alt sınıfa ayrılır. [3] Bu ana sınıflardan en sık rastlananı hipermobilite (hypermobility) EDS’dir ve normalin üzerinde hareket genişliğine sahip eklemlerle karakterizedir. [6] Bir diğeri Klasik (Classical) EDS’dir, bu bireylerde sıklıkla ciltte gevşeklik, morarmalar ve yara izleri görülür. [7] Vasküler (Vascular) tip EDS ise cilt üzerinde damarların aşırı belirginleşmesi ile kendisini gösterir. Başka bir EDS tipi olan Kifoskolyoz (Kyphoscoliosis) doğuştan skolyaz ile Artroklasi (Arthroclasia) EDS ise tekrarlayan kırık ve çıkıklarla karakterizedir. [1, 2] EDS’nin altıncı ana sınıfını oluşturan dermatosparaksis (Dermatosparaxis) EDS’de ise sarkmış ve aşırı esnek bir cilt görülür. [2]


Sınıfları oluşturan semptomlar yer yer benzerlik gösterse de her bir EDS sınıfı kollajen biyosentezinde görevli farklı genlerdeki mutasyonlardan kaynaklanır. Örneğin klasik EDS’ye kollajen yapısında yer alan COL5A1 ve COL1A1 genlerindeki mutasyonlar sebep olur. [7] Dermatosparaksis EDS ise ADAMTS2 genindeki mutasyonlardan kaynaklanır. Bu gen kollajen işlenmesinde yani öncül kollajenlerden kullanıma uygun olgun kollajenlerin üretiminde görevlidir. [5] Dolayısıyla farkı EDS sınıfları farklı genlerdeki mutasyonlardan kaynaklanır bu nedenle de EDS sınıfını belirleyen kesin tanı genetik testler ile konulur.


Şekil 2. Hipermobil EDS.[9]
Şekil 3. Vasküler EDS.[10]

Ehlers-Danlos sendromu sınıfına bağlı olarak otozomal dominant, otozomal resesif ve X- bağlı kalıtımsal geçiş gösterebilir. [2] Dünyada yaklaşık olarak 5000 kişide 1 görülmesi nedeniyle nadir hastalıklar arasında yer alır. Belirli bir bölgeye ya da cinsiyete özgü değildir. Tüm ırksal ve etnik kökenlerden erkek ve kadınları eşit olarak etkiler. [2]


EDS için özel bir kalıcı tedavi yoktur, ancak semptomların çoğunu destek ve tavsiye ile yönetmek mümkündür. EDS'li kişiler ayrıca fizyoterapist ve psikolojik danışman gibi farklı sağlık uzmanlarından yararlanabilirler. [8] Bu bireyler çoğunlukla normal bir hayat yaşarlar ancak gün içinde yorgunluk, kas ve iskelet ağrısı gibi şikayetlerle mücadele etmeleri gerekebilir. [3] Bu nedenle EDS’li bir birey ağır kaldırma ve temas sporları gibi çok fazla yük bindiren veya onu yaralanma riski altına sokan aktivitelerden kaçınmalıdır. Aynı zamanda bu kişilerin kemiklere fazla yük binmesini engellemek için formda kalması, yüzme ve pilates gibi düşük riskli sporlarla da vücudu zinde tutması önemlidir. [8]






Referanslar

  1. Parapia LA, Jackson C. Ehlers-Danlos syndrome--a historical review. Br J Haematol. 2008;141(1):32-35.

  2. Lawrence EJ. The clinical presentation of Ehlers-Danlos syndrome. Adv Neonatal Care. 2005;5(6):301-314.

  3. Grahame R. Ehlers-Danlos syndrome. S Afr Med J. 2016;106(6 Suppl 1):S45-S46. Published 2016 May 25.

  4. Aydemir, A. T. 2018. “İnsan ADAMTS-3 Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu”, Doktora Tezi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Balıkesir Üniversitesi, Balıkesir.

  5. Alper, M. 2013. ” İnsan ADAMTS-2 Geninin Transkripsiyonel Regülasyonu”, Doktora Tezi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Balıkesir Üniversitesi, Balıkesir.

  6. Forghani I. Updates in Clinical and Genetics Aspects of Hypermobile Ehlers Danlos Syndrome. Balkan Med J. 2019;36(1):12-16.

  7. Malfait F, Wenstrup RJ, De Paepe A. Clinical and genetic aspects of Ehlers-Danlos syndrome, classic type. Genet Med. 2010;12(10):597-605.

  8. https://www.nhs.uk/conditions/ehlers-danlos-syndromes/

  9. Şekil 2 erişim adresi: https://www.rheumatologyadvisor.com/home/topics/connective-tissue-disease/understanding-the-natural-history-of-ehlers-danlos-syndrome-hypermobility-type/

  10. Şekil 3 erişim adresi: https://www.genengnews.com/news/acer-therapeutics-axes-60-of-workforce-after-fda-rebuff/

66 görüntüleme

Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

Bizi Takip Et
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik
  • YouTube

© 2019 by Bezelye Dergi