top of page
beyaz logo.png

Evrimin Değerli Hazinesi: Unutma - Hatırlama Dengesi?

Tuğçe Gül Yeşilyayla - Moleküler Biyoloji ve Genetik, Fen-Edebiyat Fakültesi, Uludağ Üniversitesi


Unutmak her kültürde, her insanda farklı anlamlara gelebilmektedir. Daha üç saniye önce tanıştığımız insanın ismini hatırlayamamak, hatırlamak istediğimiz eski sevgililerimizi unutamamak şüphesiz çok sinir bozucu bir durumdur. Bu nedenle unutmak kelimesi birçoğumuzda olumsuz duyguları çağrıştırabilir. Peki sizce cahillik mutluluk mudur? Aslında burada cahillikten kastım daha çok unutmak üzerine. Unutmanın cahilce, kötü ve sinir bozucu bir durum olduğu düşüncesine kapılabilirsiniz. Ancak unutmanın ve unutabilmenin her ne kadar göz ardı edilse de aslında beynimize sandığımızdan daha çok yardımı vardır. Beyin ve kendiniz için unutmak yararlı bir mekanizmadır. Peki unutmak öyle kolay mıdır?


Toplumda olduğu gibi bilim dünyasında da unutmak eyleminin önemi göz ardı edilmiş veya fazla dikkate alınmamıştır. Bugün biliyoruz ki sağlıklı beyin yapısının olması için, belleğin yani hafızanın tam olarak çalışması için beyin unutmalıdır. Unutmak hayati düzeyde önemlidir. Aslında bu pozitif etkilerin kabul edilmesi son 10 yıla dayanmıyor. Tarihin çok eski zaman dilimlerinde azınlık da olsa bazı bilim insanları bu eylemin yararlı olabileceğinin altını çizmiştir. Örneğin Nietzsche, (1873–1876/1998), Breuer, Freud (1893–1895/1955) ve Ribot (1882), gibi filozof ve bilim insanları unutmanın pozitif hizmetlerini söylemişlerdir[1].


Unutmanın yararını üç ana başlık altında toplayabiliriz. İlki duyguların düzenlenmesi, ikincisi bilgi kazanımına katılmak ve üçüncüsü ise bağlam uyumudur. Bunları biraz daha açabiliriz. Duygu kontrolü veya düzenlenmesi dediğimizde unutmak daha mutlu ve huzurlu hissetmemizi sağlayabilir. Aslında yukarıda sorduğum “Cahillik mutluluk mudur?” sorusuna metaforik olarak evet demek mümkündür. Yetişkinlerin hemen hemen hepsinde pozitif anıların negatif anılara göre daha fazla hatırlandığı görülmüş. Bir başka deyişle olumsuz, negatif anılar beyinde pozitif anılara göre daha az hatırlanır. Unutmak eylemi sayesinde pozitif duygular ve acıya dayanıklılık gibi güzel etkiler meydana gelir. Kötü bir ilişkinizde veya yaşadığınız kötü durumların zaman geçtikçe yerini pozitif duygulara yer vermesi unutmak ile ilgilidir. Ancak burada beynin seçici olarak negatif anıları silmesi eğilimi tüm negatif anıların silineceğini ima etmez. Travmatik negatif anıların, tekrarlı olarak sık düşünülen kötü anıların kolay silinemeyeceğini belirtmekte fayda var. İkinci pozitif etki olarak bahsettiğim bilgi kazanımı aslında bilişsel beceriler. Unutmak özellikte bilişsel tasarrufa ve beyindeki yeni bilgi veya becerinin öğrenilmesindeki yapı inşasına yardım eder. Unutmak, duygu kontrolüne ve bilişsel yapıya yardım ettiği gibi anlam kurmaya da hassastır. İnsan beyni, yapısı gereği anlamsız ve ilişkisiz birçok parça bilgiyi dev bir hafıza deposunda tutmaktadır. Bu ilişkisiz bağlam arasında anlam kurabilmek, “şimdi” ve “gelecek” konusunda kendisini bilgilendirmek, yönetmek ve düşünce veya davranışı şekillendirmek konusunda çok önemlidir. Örneğin bir kişi her gün işine gittiği yolu hatırlamakta çünkü gelecekte veya şu an işe başlama arzusu bulunmaktadır ve yol, bina gibi bağlantısal bilgiyi iş ve gelecek ile birleştirmektedir. Ancak birey hedefiyle ilgili olmayan anıları hatırlayarak arzu ettiği işten uzaklaşabilir. Bu nedenle dikkatini dağıtacak hafızalardan kaçınarak unutmak isteyecektir. Kişi işine giden yolu kaçırmamak için gereksiz anıları o an için unutabilmektedir [1].


Farklı hafıza tipleri beynin farklı bölümlerinde değişik yollarla yaratılmakta ve depolanmakta. Araştırmacılar halen bu yolaklardaki noktaları aydınlatmak üzerinde çalışmakta lakin eksik çok fazla. Hafıza beynin birçok yerinde yaratılmakta ancak hipokampüs bölgesi saatler ve günler içerisinde daha kalıcı hafızanın oluşmasında büyük rol oynamaktadır. Uzun dönem güçlendirme dediğimiz hafıza oluşumunda nöronlar sinapslar aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurmakta ve birlerine küçük boşluklar arasında kimyasal mesajcılar göndererek anlaşmaktadır. Nöronlar binlerce bağlantı kurarak iletişimde daha doğrusu hayatımızın her fonksiyonunu gerçekleştirmemizde kilit rol oynamaktadır. Bu bağlantıların her tekrarda güçlendirilmesiyle (daha sıkı nöral bağlantı) de hafıza kalıcı hale gelmektedir. İşte bu bağlantının kopmasıyla ve sönmesiyle biz unutabiliyoruz. Unutma işini gerçekleştirirken hafızada rol oynayan temel moleküller burada da karşımıza çıkmaktadır. Bunlar AMPA reseptörleri, NMDS reseptörleri, protein fosfotazlar, protein kinazlar ve dopamin gibi nöromodülatör moleküllerdir [2].


AMPA Reseptörleri


AMPA reseptörleri sinaptik plastitedeki rolü iyi bilinmektedir. Bu reseptörlerin hiçbiri stabil, sabit olmayıp sürekli olarak saatler veya günler içinde sinaplasrın dışına hareket edip yıkıma uğrayabilirler. Bu nedenle hafızanın temelinde rol alan aktif reseptörlerdir. Ancak bu reseptörlerin kaldırılmasıyla da aktif unutma sürecinin başladığı Hardt ve ekibi tarafından gösterilmiştir. Yine Hardt ve arkadaşları farelerde AMPA reseptörünün kaldırılmasını sağlayan mekanizmayı bloke etmiş ve farelerde nesnelerin lokasyonlarını unutma olayı önlenmiştir. Ve Hardt “unutma olayı hafızanın bozulmuş bir şekli olmayıp doğal bir fonksiyondur” demiş. Hatta Alzheimer Hastalığının unutma mekanizmalarındaki bir bozulmadan meydana gelebileceği fikrinin altını çizmiştir [3].


NMDA Reseptörleri


NMDA reseptörleri AMPA’larla el ele çalışan ve sinaptik bağlantıların oluşmasında en çok çalışılan diğer reseptör ailesidir. İyonotropik ve glutamaterjik bir reseptör olan NMDA reseptörleri hafızanın oluşturulmasına yardımcı olur ve dolayısıyla ying-yang felsefesiyle de ilişkili. Yani öğrenme ve hafızadan sorumlu iken tam tersine unutma işleviyle de ilgilidir. NMDA reseptörlerinden GluN2B’nin bloke edilmesi unutma işlevi kontrol gruplarına göre azalmaktadır. Bazı çalışmalarda da GluN2B’nin sinaptik depresyona yani nöral bağlantının kopmasına katıldığı gösterilmiştir [4].


Fosfotazlar ve Kinazlar


Hafızanın oluşmasında dolayısıyla unutmanın altında yatan iki temel protein enzim ailesi bulunmaktadır. Protein fosfotazlar ve protein kinazlar. Bu enzimler bazı özel proteinlerin (NMDA reseptörleri gibi) fosforilasyon seviyelerini yöneten moleküllerdir ve uzun dönemli hafıza için kilit pozisyondadır.[2]


Nöromodülatörler


Özellikle nöromodülatörlerden dopamin molekülü hafıza kazanımı, unutmanın azalması gibi olaylarda rol almaktadır. Zayıf hafızanın yenilenebilmesi için sabit silme mekanizmalarını yönetir, besler. Yani aslında dopamin daha çok unut sinyali vermekte, silme mekanizmalarını harekete geçirmektedir. Bu genleri bloke edilmiş canlıların hafızasını koruduğu da gösterilmiştir [2].


Şekil 1: Şimdilerde hafızada önemli işlevi olduğu bilinen dopamin nörotransmitter molekülü[3].


Toparlamak gerekirse unutmak ve hatırlamak arasındaki denge evrimsel süreçlerden itibaren yaşamın korunması ve devamı için büyük önem arz etmektedir. Bir yılanla karşı karşıya kaldığınızı ve onun size saldırdığını düşünün. Saldırıdan sonra geçen sürede hatırladığınız yılanın üzerinize gelmesi, ısırması ve hissettiğiniz acıdır. Beyniniz yılanın sürünürken geçirdiği zaman dilimini, ağzını açıp tıslamasını, yılanın yerden ne kadar yükseğe sıçradığı, o sırada vücudunuzun duruşu ve etraftaki nesneler daha berrak bir hafıza için unutmaktadır. Bu nedenle başka saldırılara karşı kendini korumak için beyin daha iyi bir savunma mekanizması gerçekleştirebilir.






Referanslar

1. Nørby, S. (2015). "Why Forget? On the Adaptive Value of Memory Loss". Perspect Psychol Sci. 10(5):551–78. DOI: 10.1177/1745691615596787

2. Moreno, A. (2021). "Molecular mechanisms of forgetting". Eur J Neurosci. 54(8):6912–32. doi: 10.1111/EJN.14839

3. Gravitz, L. (2019). "Brain OTHE. OUTLOOK THE BRAIN The importance of forgetting". Nature. 571 |

4. Noyesi N.C. Phan, A. Davis, R.L. (2021). "Memory suppressor genes: Modulating acquisition, consolidation, and forgetting". Neuron. 109(20):3211–27. 109(20): 3211–3227. doi:10.1016/j.neuron.2021.08.001.






105 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page