beyaz logo.png

Gözlerimizde Yaşayan Haylaz Misafirler: Oküler Parazitler (Demodeks folliculorum & brevis)

Uğur Tunç - Göz Hastalıkları, Sağlık Bakanlığı Eyüpsultan Devlet hastanesi


Göz ve göz çevresi, insan vücudunda en steril kabul edilen bölge olarak bilinmektedir. Fakat yakın zamanda yapılan çalışmalar bunun tersini göstermektedir. Son 10 yılda gözde varlığını sürdüren mikroorganizmalarla ilgili yapılan çalışmalar göz yüzeyinde ve çevresinde bakteri, mantar, virüs hatta parazitlerin varlığını ortaya koymuştur [1]. Bu yazımda bunlardan en büyük olanlardan parazitlerden (Demodeks) bahsedeceğim.


Demodekslerin 100’ den fazla türü tespit edilmiş olsa da; insanda en sık tespit edilen Demodex Folliculorum (D. Folliculorum) ve onun küçük ortağı Demodeks brevis (D. brevis) ‘tir [2]. D. Folliculorum yaklaşık 0.3-0.4 mm D.brevis ise 0.2-0.3 mm boyutlarındadır (Resim 1). Demodeksler yüzde ve kirpik çevresinde bulunurlar ve insan deri artıkları ile beslenirler. Görülme oranları yaşla birlikte artmaktadır. 60 yaş üstü bireylerde %84 oranında görülürken, 70 yaş üstü bireylerde %100 oranında görülebilmektedirler [3]. Oküler demodikozis bu minik parazitlerin sakince kalmak yerine aşırı çoğalmaları ve agresif davranmalarından kaynaklanan patolojik durumdur. Bu durumun ortaya çıkmasında sadece onların suçu yok; rozasea, deri fototipi, güneş maruziyeti, alkol alımı, sigara, stress, sıcak içecek tüketimi, acı yiyecekler, ani sıcaklık değişimi ve düşük bağışıklık gibi kolaylaştırıcı faktörler de buna zemin hazırlar [4-6].

Şekil 1: Demodeks folliculorum mikroskobik görüntüsü.


Oküler demodikozisin gözdeki temel semptomları uzun süreli batma, sulanma, kızarıklık kaşıntı gibi genel semptomlardır. Çoğu enfeksiyöz ve non-enfeksiyöz göz hastalığında bu semptomlar görülebilmektir. Burada önemli olan nokta hastalığın nedenini ortaya koyarak ilerleyebilmektir. Aksi takdirde siz gözü iyileştirmek için antibiyotik, streoid ve anti-allerjik tedavi bombardımanı yaparken; demodeksler size uzaktan kıs kıs gülmeye devam ederek çoğalmaya ve ortalığı dağıtmaya devam edeceklerdir. Yapılan çalışmalarda; kirpik kaybı, anormal kirpik yönelimi, kirpik enfeksiyonu, konjonktivit, pterjium (göz eti yürümesi) ve meibomian (kirpik dibi yağ bezleri) salgı bozukluğu gibi durumlar okular demodikozis ile ilişkili bulunduğu gösterilmiştir [7,8].


Göz kirpik ve çevresinde normalde de bulunan bu minik parazitler nasıl oluyor da bazı kişilerde yukarıda bahsedilen göz hastalıklarına neden olabiliyor? Bunun ile ilgili birkaç hipotez var. Bunlardan ilki; demodekslerin mekanik olarak kirpikli kenardaki yağ bezlerini tıkayarak çoğalmasıdır. Bu durumda salgının azalması göz kuruluğu şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olabilir veya tam tıkanma durumunda Hordeolum (arpacık) gibi göz hastalıklarına neden olabilmektedir. İkincisi; demodeksler ile birlikte yaşayan bakteriler (evet onların da üzerinde yaşayan misafirleri var). Bazı tür Streptokok ve Stafilakok’ ların demodeksler ile transfer edildiği ve karınlarında Bacillus oleronius cinsi barındırdıkları gösterilmiştir [9,10]. Bu bakterilerin bazı türlerinin aşırı çoğalması gözde enfeksiyona ve inflamasyona neden olabilmektedir. Son olarak; demodeksler tarafından salgılanan (kusmukları da diyebiliriz) ve gözde allerjen kabul edilen protein yapıda moleküllerin göz yüzeyinde aşırı reaksiyona neden olmasıdır [10,11].


Kendi tecrübemle söyleyebilirim ki; göz hastalıkları polikliniğine başvuran özellikle 45 yaş üstü hastaların yaklaşık yarısı batma, kaşıntı ve sulanma şikayetlerini dile getirmektedir. Kronik kirpik iltihabı bu hastaların büyük çoğunluğunda şikayetlerin nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunu ayakkabımıza kaçan ufak bir taş tanesi gibi düşünebiliriz. Evet, hiçbir zaman bize zarar verme ihtimali yoktur ama bize hayatı zindan edebilir. Bu hastaların belirgin görme kayıpları, ciddi ağrıları ve körlük gibi durumlarla karşılaşma ihtimalleri çok düşüktür. Fakat gün içerisinde aralıklı batma hissi, kaşıntı, kuruluk hissi ve gözde ağırlık hissi gibi uzun dönem şikayetlerin varlığı söz konusudur. Bu kişilere nedene yönelik tedavi yerine semptomları ortadan kaldırması için verilen antibiyotik-steriod kombine tedaviler ve suni gözyaşı tedavileri geçici iyileşme sağlar. Eğer neden bu resimde gördüğünüz yaramaz demodeksler ise semptomlar kısa süre içerisinde tekrar ortaya çıkacaktır (Resim 2).

Şekil 2: Kirpik diplerinde Demodeks parazitlerinin görüntüsü.


Peki tedavide neler yapabiliriz? Maalesef demodeksler birçok anti-septik ajana dirençlilerdir. Bunları %75’lik Alkol, %10’luk povidion-iodine ve eritromisin olarak sıralabiliriz [7]. Ama hemen moral bozmaya gerek yok çünkü çözüm daha basit: Çay özü yağı (tea tree oil (TTO)). Yapılan çalışmalarda; 3 aylık günde 2 defa uygulanan TTO uygulamasının demodekslerin eradike edilmesinde yeterli olduğu gösterilmiştir. Bunun yanında yüz ve göz çevresi temizliği önem arz etmektedir. Düzenli yüz yıkama ve göz çevresinin bebek şampuanı kullanılarak temizlenmesi o yaramaz demodekslere hadlerini bildirecektir. Çoğu eczanede TTO içeren göz şampuanları ve krem formları mevcuttur. TTO uygulaması ile ilgili bugüne kadar bildirilmiş bir yan etki mevcut değildir ve güvenle kullanılabilir. Demodekslerle ile aranızın hiç bozulmaması dileğiyle, sağlıkla kalın…





Referanslar:


  1. Uğur Tunç, Yusuf Yıldırım, Ali Rıza Cenk Çelebi & Burçin Kepez Yıldız (2021) Potential role of ocular surface microbiota in keratoconus etiopathogenesis, Expert Review of Ophthalmology, 16:5, 333-341.

  2. Demirkazık M, Koltaş İS. Demodex Kaynaklı Blefarit Olguları. Turkiye Parazitol Derg 2020;44:21-24.

  3. Post CF, Juhlin E. Demodex folliculorum and blepharitis. Arch Dermatol. 1963; 88:298–302.

  4. Wilkin JK. Oral thermal-induced flushing in erythematotelangiectatic rosacea. J Invest Dermatol. 1981; 76:15–18.

  5. Bernstein JE. Rosacea flushing. Int J Dermatol. 1982; 21:24.




26 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör