Güz Çiğdeminin Zehri Hastalıkların Devası Kolşisin


Fatmanur Kaya- Yıldız Teknik Üniversitesi, Biyomühendislik

Kolşisin çok eski çağlardan günümüze kadar gelmiş olan şifalı bir maddedir. Tıpta kullanılan ismi “Colchium Autumnale” olan güz çiğdemi çiçeklerinden elde edilen bu ilaç farklı türde romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılır. Çiğdem çiceklerinin görüntüsündeki güzellik ve zerafete inat içerisinde bulundurduğu zehir o derece zehirlidir ki eski çağlarda düşmanını alt etmek isteyen askerler oklarının uçuna bu çiçeğin zehrinden sürermiş. Yani birçok bitkide olduğu gibi bilinçsizce ve aşırı kullanımında zehir; az ve bilinçli kullanımında tedavi edici ilaç olma özelliği bulunmaktadır.

Bizans’ın ünlü hekimi Trallesli Alexander kitaplarının birinde kolşisinin gut hastalığına iyi geldiğini yazmıştır. Tarihte zengin hastalığı olarak bilinen gut, aralarında Fatih Sultan Mehmet’in de bulunduğu birçok imparatoru canından bezdiren çok ağrılı bir eklem iltahabıdır. Bazı tarihçilere göre, Trallesli Alexander Ayasofya’nın mimarı olan öz ağabeyi Anthemius’un hamisi İmparator Jüstinyen’in gut hastalığını kolşisinle tedavi etmiştir. Tarihte kolşisinle tedavi edilmiş olanlar kadar zehirlenip öldürülmüş şahsiyetler de vardır.


Gut hastalığı en yaygın görülen haliyle eklemlerde tekrarlayıcı, ani ve şiddetli başlangıçlı ağrı, hassasiyet, kızarıklık, şişme ve sıcaklık artışına neden olan bir hastalıktır. Gut hastalarının çoğunda hiperürisemi adı verilen kanda ürik asitin yüksekliği durumu söz konusudur. Hiperürisemi, vücutta ürik asit yapımında artış ya da böbreklerden atılımındaki azalma sonucu oluşan biyokimyasal bir durumdur. Ürik asit normalde sağlıklı bir insanın kanında bulunan ve protein metabolizması sırasında, çeşitli kimyasal süreçler sonucunda ortaya çıkan bir yıkım ürünüdür. Gut hastalığı ise, kandaki ürik asit düzeyinin belli bir eşik değerinin üstüne çıkmasına ikincil olarak gelişen ve ürik asit metabolizmasındaki bozukluk nedeniyle eklem sıvısında ve yumuşak dokularda, bir tür ürik asit tuzu olan monosodyum ürat (MSÜ) kristallerinin birikmesi sonucu oluşan iltihabi (enflamatuvar), tekrarlayıcı, kronik, metabolik bir hastalıktır.


Akdeniz Ateşinde Kolşisin


Ailevi Akdeniz Ateşi'nin (AAA) tedavisi ömür boyu düzenli kullanılan kolşisin ile yapılmaktadır. Düzenli kullanımla hem akut atakları hem de hastalığın en korkulan komplikasyonu olan amiloidoz gelişimini engeller. Hastalığın istenmeyen en önemli komplikasyonu; "amiloidoz" dur. Amiloid, suda çözülmeyen bir proteindir ve Ailesel Akdeniz Ateşi sırasında yapımı artar. Ateş atakları sırasında serumda inflamasyon belirteçleri yüksek bulunur. Kanı bu proteinlerden temizlemeye çalışan böbrekler, bunu başaramaz ve biriken amiloid, böbreğin çalışmasını bozar, hastaların %35'inde yüksek tansiyona sebep olur ve böbrek yetmezliği gelişir. Tedavi dozu 1-2 mg/gündür. En sık görülen yan etkileri bulantı, ishal ve daha nadir olarak lökopeni ve trombositopeni, karaciğer enzimlerinde yükselme, nöropati ve miyopatidir. Düzenli kullanıma rağmen hastaların %5-10'unda kolşisin yanıtı olmamaktadır. Kolşisin yanıtsızlığı olarak değerlendirimeden önce hastalar mutlaka ilaç kompliyansı için değerlendirilmeli ve düzenli kullanımdan emin olunmalıdır Kolşisin yanıtsız hastalarda, son yıllarda kullanıma giren ve giderek tecrübenin arttığı anti-IL-1 tedaviler en umut verici ilaç grubu olarak gözükmektedir.

Kolşisinin Kalbe Etkisi


Kalp ameliyatı sırasında, geçici de olsa dokular yaralanır. Vücut kendini korumak ve onarmak için yangı mekanizmasını harakete geçirir. Normalde yararlı olan bu tepki, bazı hastalarda çok aşırı olur, ya da çok uzun sürer.Ameliyattan haftalar sonra hasta ateş, göğüs ağrısı ve soğuk algınlığını andıran şikâyetlerle doktora gider. Yapılan inceleme sonunda mikroplu bir hastalık olmadığı anlaşılır. Sorunun temelinde yatan olay, perikardı ve çoğu zaman akciğerlerin çevresindeki zarı da tutan şiddetli yangıdır. Kolşisinin bu durumda yarar sağladığını gösteren birçok bilimsel çalışma var.

İtalyan, Amerikan ve İsrailli bilim adamları, Avrupa Kalp Dergisinde 2010 yılında yayınladıkları araştırmalarında, kalp ameliyatı olan 360 hastayı incelediler. Rastgele oluşturdukları iki gruptan birine ameliyattan sonra dört hafta boyunca kolşisin diğerine boş hap (plasebo) verdiler. Bir yıl içinde, boş hap alan 100 kişiden 21’inin, kolşisin alanlardan sadece 9’unun kalp damar sağlığının bozulduğunu gördüler. Kolşisin tedavisinin yararını gösteren bu sonuçlar geniş yankı uyandırdı.


Kolşisin Etki Mekanizması


Tübülinden mikrotübül oluşumunu engeller. Mikrotübüller uzun içi boş silindirik yapılardır. Mikrotübüller bölünme sırasında sentrozomlardan çevreye yayılırlar, iğin içindeki tübüllerin çoğu birinin diğerini itmesiyle birbirlerini hücrenin iki ayrı kutbuna iterler. Kolşisin, tübilinden mikrotübül oluşumunu engellediğinde hücre belirgin şeklini kaybeder. Kolşisinin etkilerini sıralarsak;


· Artmış olan nötrofil-endotel adezyonunu inhibe eder.

· cAMP'yi artırır.

· Kristal-aracılıklı artmış olan tirozin kinaz aktivitesini baskılar.

· Selektif olarak mediator salınımım baskılar.

· Migrasyonu önler.

· Fagositozu önler.

· Makrofaj ve endotelde TNF reseptörü cevabı baskılar.

· Mast hücrelerinden histamin salınmasını baskılar.






Kaynakçalar

  1. https://dergipark.org.tr/download/article-file/25399

  2. http://www.dirim.com/Dirim_2001-4_files/Kols%CC%A7isin.pdf

  3. https://www.turkiyeklinikleri.com/article/tr-cigdem-tohumundan-kolsisine-tip-tarihinde-gelismeler-34954.html

  4. http://www.raeddergisi.org/ozet_2012001003.asp

0 görüntüleme

Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

Bizi Takip Et
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik
  • YouTube

© 2019 by Bezelye Dergi