Graves Sendromu


Yağmur Kurumuş – Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü



Tiroid hormonları vücut üzerinde metabolizma hızının ayarlanması, enerji üretiminin sağlanması, vücut ısısının düzenlenmesi gibi birçok göreve sahiptir. Günlük yaşantımızı olumsuz anlamda etkileyen bu hastalık her yaşta görülebilmesi ile birlikte, genelde kadınlarda ve 40 yaşın altındaki insanlarda daha sık rastlanır. Bu hastalık metabolik olayların neredeyse hepsinde etkisi olduğu gibi nöral yapıda ve psikolojik anlamda da hastaları etkilemektedir. Uzun süre tedavi edilmediği takdirde daha ciddi hastalıklara sebep olup ölümcül etkilere sahip olabilmektedir.[1]


Hastalığın nedeni


Graves sendromu, tiroid bezinin aşırı çalışması ile ortaya çıkan otoimmün hastalıktır ve bunun sonucunda hipertiroidizm ortaya çıkar. Tiroid bezi, tiroid hormonlarını üreten bir endokrin bezidir. Tiroid hormonları salgılanır ve kan yoluyla her dokuya taşınır.[1] Metabolik reaksiyonları ve metabolik hızı düzenler, böylece tüm vücudu etkiler. Kesin nedeni bilinmemektedir; ancak bilim adamları, genetik ve çevresel faktörlerin kombinasyonunun hastalığa neden olabileceğine inanıyor. Grave sendromu bir otoimmün hastalıktır ve hastalığa neden oldukları ana rol, tiroid hücresinin reseptörüne bağlandıkları ve tiroid hormonunun aşırı üretimini uyaran antikor vardır.[1,2] Ayrıca travma sonrası stres bozukluğu gibi aşırı stresli koşullar, otoimmün hastalığa neden olabilir ve otoimmün tepkinin şiddetlenmesini tetikleyerek Grave sendromuna neden olabilir.


Hormonların etki mekanizmaları?


Grave sendromu, ana otoantijenin tiroid uyarıcı hormon reseptörü (TSHR) olduğu otoimmün bir hastalıktır. Bu reseptörler, esas olarak tiroidde çoğu doku ve organda eksprese olur. Hipofiz bezinden üretilen ve salgılanan tiroid uyarıcı hormon (TSH) otoantijenin tiroid uyarıcı hormon reseptörüne bağlanabilir ve tiroid bezini düzenleyebilirler, ayrıca diğer doku ve organlar düzgün bir şekilde çalışmasını sağlar. Grave hastalığında tiroid uyarıcı immünoglobulinler (TSI) expres olup otoantijenin tiroid uyarıcı hormon reseptörüne bağlanır ve tiroid hormonları tiroksin (T4) ve triiyodotironin (T3) 'ün aşırı üretimini ve salgılanmasını kronik olarak uyarır. Bu yüzden hipertiroidizme neden olurlar ve sonuçta düşük TSH ve yüksek miktarda T4, T3 hormonları dolaşıma girer.[2,3]


Belirtiler ve nedenleri?


Guatr ve hipertiroidizm genellikle Graves sendromuyla ilişkilidir. Bu nedenle Graves hastalığının semptomları, hızlı ve düzensiz kalp atışı ısı tahammülsüzlüğü, sinirlilik veya gerginlik belirtileri , yorgunluk veya kas güçsüzlüğü, uyku güçlüğü, kilo kaybı, sık bağırsak hareketleri veya ishal gibi diğer nöropsikiyatrik semptomlar, titreyen eller, bazen iltihaplanma gibi belirtiler benzerlik gösterir. Tiroid hormonunun hemen hemen tüm vücudu etkileyebileceğini bildiğimiz gibi aşırı eksprese edilen tiroid hormonu, kalp atışlarından tutun nefes alış veriş hızımıza kadar birçok homeostatik olayı etkiler.[1,2] Hastalık farklı dokular üzerinde farklı etkilere sahiptir ve belirtiler kendini farklı şekilde gösterir. Her hastada belirtiler değişebileceği gibi belirtiler bir hastada dönemsel olarak da fark gösterebilir.[3]


Hastalığın tedavisi / yönetimi?


Graves hastalığında başlangıçta beta blokerlerle tedavi edilen hastalar antitiroid ilaçlar, radyoaktif iyot ve tiroid bezi ameliyatı gibi tedavi yöntemleri de hastalığın tedavisinde kullanılan yöntemlerdir. İşlemlerin amacı vücuttaki tiroid hormonlarını azaltmaktır. Beta blokerleri, tedavi etkisinin başlangıcına kadar sempatik sinir sistemi semptomlarını inhibe etmek için kullanılabilir.[3,4] Kullanılan antitiroid ilaçların çoğu karbimazol, metimazol ve propiltiyoürasildir. Ancak bu ilaçların tehlikeli yan etkileri vardır. Bu ilaçlar iyotun bağlanmasını engelleyerek tiroid hormonu üretimini yavaşlatır veya durdurur. Radyoaktif iyot tedavisi, tiroid bezinin çok çalışması durumlarında diğer bir tedavi yöntemi olarak görülür. Hasta, beta ve gama radyasyonları ile tiroid hücrelerinde birikip, tiroid hücrelerini yok eden ve tiroid hormonu üretimini engelleyen radyoaktif iyot alır.[4] Bununla birlikte, tedavi çoğunlukla hipotiroid hastalığına neden olur ve hasta hayatının geri kalanında hap olarak tiroid hormonlarını dışarıdan almalıdır. Ameliyat, Graves hastalığının tedavisi için seçeneklerden biridir, ancak doktorlar çoğunlukla belirtilerde büyük guatr (tiroid bezinin şişmesi) şüpheli kanser nodülleri veya oftalmopati gibi belirtileri olan hastalara ayrıca hastalar diğer tedavilere cevap vermiyorsa, yaşları genç ve hamile kişiler ise bu yöntemi uygulamayı tercih etmektedir. . Tedaviden sonra levotiroksin veya tiroid hormonunu karşılayan haplar alınmalıdır.[3,4]





Referanslar

  1. Kahaly, G. J., Bartalena, L., Hegedüs, L., Leenhardt, L., Poppe, K., & Pearce, S. H. (2018). 2018 European Thyroid Association Guideline for the Management of Graves' Hyperthyroidism. European thyroid journal, 7(4), 167–186. https://doi.org/10.1159/000490384

  2. Subekti, I., & Pramono, L. A. (2018). Current Diagnosis and Management of Graves' Disease. Acta medica Indonesiana, 50(2), 177–182.

  3. Morshed, S. A., & Davies, T. F. (2015). Graves' Disease Mechanisms: The Role of Stimulating, Blocking, and Cleavage Region TSH Receptor Antibodies. Hormone and metabolic research = Hormon- und Stoffwechselforschung = Hormones et metabolisme, 47(10), 727–734. https://doi.org/10.1055/s-0035-1559633

  4. Saxena, P., Charpin-El Hamri, G., Folcher, M., Zulewski, H., & Fussenegger, M. (2016). Synthetic gene network restoring endogenous pituitary-thyroid feedback control in experimental Graves' disease. Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America, 113(5), 1244–1249. https://doi.org/10.1073/pnas.1514383113


81 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör