Huzursuz Bacak Sendromu


Nuralem Tozoğlu – Beslenme ve Diyetetik, Sağlık Bilimleri Fakültesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi

Willis-Ekbom hastalığı olarak da bilinen huzursuz bacak sendromu, bacaklarda rahatsızlık hissi ile kontrol edilemeyen özellikle bacakları hareket ettirme dürtüsü ile tanımlayabileceğimiz nörolojik bir hareket bozukluğudur.[1]


Hareket ettirme ihtiyacı rahatsız edici hoş olmayan hisle oluşuyorsa, semptomlar sadece dinlenme veya hareketsiz zamanda oluşuyor ya da kötüleşiyorsa, yürüme veya esneme gibi hareketlerle bu semptomlarda düzelme görülüyorsa, akşam ve geceleri görülüyor ya da daha da kötüleşiyorsa ve bu dört kriter başka bir tıbbi durum için birincil semptom olarak değerlendirilmiyorsa tanı konulabilir.[1]


Ayırıcı tanısında dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, huzursuz bacak sendromuna benzeyen periferik sinir sistemi bozukluklarında görülen ağrı hareket ettirme ile hafiflememektedir.[2]


Hastalığın şiddetli halinde bacaklarda görülen his; kalça, gövde, eller hatta yüzde de görülür, ilk etkilenen kısım olan bacaklarda şiddetlenir. Yatağa girdikten hemen sonra hastalar uykuya dalmakta güçlük çekerler. Sürekli yatakta hareket halindedirler ve uyku bozukluğu görülür. Bu da sabahları yorgun olmalarına ve gündüz uyuklamalarına neden olur.[2]


Yaşlılık, dopamin antagonistleri, antidepresanlar, uyuşturucu, aşırı kafein, alkol ve nikotin gibi risk faktörleri hastalığın semptomlarını şiddetlendirmektedir.[2]


Huzursuz bacak sendromu, hem genetik hem çevresel faktörlerin fenotipinde etkili olan bir hastalıktır.[3]

Bu hastalıkta görülen en önemli anomalilerden biri, özellikle substantia nigrada olmak üzere beyinde demir eksikliğidir. Bu eksiklikte kritik nöronal hücrelere kan- beyin bariyeri boyunca yeterli demirin taşınması gerçekleşememektedir.[4]


Beyin demir eksikliği sonucunda da hipoksi ve miyelin kaybı görülmektedir. Oksijen taşınması demire bağlıdır ve demir eksikliği ile beraber hipoksi görülür. Miyelin sentezi de demire bağlıdır ve beyindeki demir eksikliği miyelin proteinlerini, lipitlerini, kolesterolü azaltır. Bu nedenle az ancak önemli miyelin kaybı görülür.[4]


Dopamin; sabahları artan, akşamları ve geceleri azalan bir aktiviteye sahiptir. Huzursuz bacak sendromlu kişilerde gündüz dopamin yeterli iken akşam ve gece daha fazla dopamin açığı yaratır.[4]


Huzursuz bacak sendromu idiyopatik ve ikincil olarak iki şekilde gruplandırılabilir. Çoğu vaka orta yaştaki bireyleri ilerleyici şekilde etkileyen idiyopatiktir.[5]


İkincil huzursuz bacak sendromu; genellikle demir eksikliği anemisi, gebelik veya böbrek yetmezliğinden kaynaklanmaktadır. Araştırmalar diyabet, parkinson hastalığı, nöropatinin de hastalıkla ilişkili olduğunu göstermiştir. Aile öyküsü, yaş, ırktan bağımsızdır.[2,5]


Hastalığın semptomlarının görüldüğü başlangıç yaşına bağlı olarak da erken başlangıçlı ve geç başlangıçlı olmak üzere iki şekilde gruplandırılabilir. Erken başlangıçlı olan 45 yaşından önce gelişir ve yavaş ilerleme gösterir. Geç başlangıçlı olan hastalarda ise daha hızlı ilerler ve genellikle ikincildir.[2]


Huzursuz bacak sendromu, ikincil bir hastalık ya da hastalıkların semptomu olarak tanımlanırken hastalığın genetik yönü de keşfedilmiş, üç polimorfik gen hastalıkla ilişkilendirilmiştir.[5]


Huzursuz bacak sendromunun nedenlerinden biri de demir eksikliğidir. Gebelerde düşük serum demir düzeyi, yüksek östrojen seviyesi, hormonal değişiklikler, D vitamini eksikliği ve Ca metabolizması gibi faktörler neden olmaktadır. Ayrıca hamilelikte salgılanan prolaktin dopamin etkisini azaltmaktadır. Semptomlar genellikle gebeliğin üçüncü trimesterinde görülür ve doğum sırasında kaybolur. Gebelikte bazı taklit eden gece bacak krampları, hipnotik sarsıntılar gibi durumlar da oluşabilmektedir. Gece bacak krampları gerilme ve masajla rahatlarken hareket ile rahatlamaz. Hipnotik sarsıntılarda aniden olan istemsiz seğirmeler olup bu durum da hareketle geçmez.[5,6]


Hastalığın hafif ve orta şiddetinde tedavi seçeneği olarak; antidepresanlardan antihistaminiklerden alkol nikotin ve kafeinden uzak durmak, orta düzeyde egzersiz yapmak, bacak masajı, sıcak banyo, ısıtma pedleri ile ısı uygulamaları, uyumaya zorlamamak, düzenli uyku programı önerilirken; hastalığın ağır seyrettiği evrede farmokolojik tedavi daha uygundur.[2]





Referanslar

1. Klingelhoefer, L., Bhattacharya, K., Reichmann, H. (2016). Restless legs syndrome. Clin Med (Lond). 16(4):379-82.

2. Einollahi, B., Izadianmehr, N. (2014). Restless leg syndrome: a neglected diagnosis. Nephrourol Mon. 6(5):e22009.

3. Trenkwalder, C., Allen, R., Högl, B., Paulus, W., Winkelmann, J.(2016). Restless legs syndrome associated with major diseases: A systematic review and new concept. Neurology, 86(14):1336-1343.

4. Allen, R. P. (2015). Restless Leg Syndrome/Willis-Ekbom Disease Pathophysiology. Sleep Med Clin. 10(3):207-14.

5. Memon, M. D., Faiz, S., Zaveri, M. P., Perry, J. C., Schuetz, T. M., Cancarevic, I. (2020). Unraveling the mysteries of restless leg syndrome. Cureus. 12(10):e10951.

6. Grover, A., Clark-Bilodeau C., D'Ambrosio, C. M. (2015). Restless leg syndrome in pregnancy. Obstet Med. 8(3):121-25.


118 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik
  • YouTube

© 2019 by Bezelye Dergi