Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik

© 2019 by Bezelye Dergi

İnsomnia ve Kanser Arasındaki İlişki


Begüm Şahin-Acıbadem Üniversitesi


İnsomnia (uykusuzluk) insanların doktorlara bildirdikleri basitçe şekiliyle uyumakta zorluk çekme hastalığıdır. İnsomnia tipik olarak kişinin uykuya dalmaya çalışmasına rağmen elde edilen uykunun kalitesi veya miktarında yaşadıkları memnuniyetsizlik ve rahatsızlık olarak tanımlanmaktadır. Uykusuzluk çoğu insanda yılın belli bir zamanında oldukça sık görülür ve insanların %10 ila %20’sini kronik olarak etkilemektedir. Bu durum çok çeşitli psikososyal, psikiyatrik, tıbbi ve uyku bozuklukları ile ilişkilidir (1).


İnsomnia Nedenleri:


İnsomnia hastalığının nın birçok nedeni mevcuttur. Bunlara: psikiyatrik ve medikal durumlar ( artrit, astım, kronik ağrılar, Parkinson hastalığı, reflü) , sağlıksız uyku alışkanlıkları, spesifik bileşenler ve/ veya biyolojik faktörlerdir.


· Bazı yiyeceklerdeki maddeler uykusuzluğa neden olabilir. Ayrıca gece yatma saatine yakın tüketilen ağır besinler uykuya dalmayı zorlaştırabilir (mide yanmasına neden olabilir).

· Alkol kullanımı başlangıçta uykuya dalmada yardımcı olsa da artan kullanımla beraber ilerleyen zamanlarda gece uykusunu bozabilir.

· Kafein uyarıcı bir etki yaratır. Çoğu insan için güne iyi başlamayı ve üretkenliği arttırıcı his yaratsa da aşırı kullanımı uykusuzluğa neden olmaktadır. Kafein insan vücudunda 8 saat kadar kalabilir. Bu nedenle etkileri uzun olan bu bileşenin kullanım saatine dikkat edilmelidir.

· Nikotin bir başka uyarıcı maddedir. Yatmadan önce tüketilen sigara ya da tütün ürünleri uykuya dalmayı ve gece boyu iyi uyumanızı zorlaştırabilir (2).


İnsomnia Türleri:


İnsomnia hastalığı farklı başlıklar altında sınıflandırılmaktadır. Bunlar:


1) Akut İnsomnia: Kısa süreli uyku bozukluğu durumudur. Akut uyku bozukluğu genellikle kişinin iş, okul hayatında yaşadığı stresli bir değişim, kötü haber alma veya sehayat etme gibi yaşamsal durumların neden olduğu uykusuzluk durumu. Sık sık yaşanan akut uykusuzluk durumu herhangi bir tedavi olmaksızın düzelmektedir (2).


2) Kronik İnsomnia: Uzun süreli uyuyama durumudur. Bu türdeki uykusuzluk genellikle kişinin uykuya dalmakta sorun yaşaması ya da üç ay veya daha uzun bir sürede haftada en az üç gece uykuya dalmakta zorlanılması durumudur (2). Kronik uykusuzluğun altında yatan birçok neden bulunmaktadır. Kronik uykusuzluk, umutsuzluk, çaresizlik ve uyku kabının sonuçlarına dair korkular gibi işlevsel olmayan inançlarla da ilişkidir (1).


3) Komorbid (Eş zamanlı) İnsomnia: Farklı nedenlerle ortaya çıkan uykusuzluk durumudur. Psikiyatrik nedenlerle (anksiyete, bipolar, depresyon), bazı tıbbi durumlar ( artrit veya sırt ağrısı gibi uyumayı zorlaştıran durumlar ) uykuda değişiklerin meydana gelmesine neden olmaktadır (2).


4) Başlangıç İnsomnia: Gecenin başında uykuya dalamama durumu (2).


5)Uykunun devam ettirilmesindeki zorluk: Bu tür uyku bozukluğu yaşayan insanlar gece aniden uyanır ve uykuya dalmakta zorluk yaşarlar (2).


İnsomnia ve Kanser


İnsomnia ve kanser arasındaki ilişki hala tam bir şekilde ortaya konmamıştır. Fakat bu konu hakkında yapılan birtakım çalışmalar mevcuttur. 2014 yılında Soucise ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilen çalışma sonucunda uykusuzluğun kanser riskini arttırdığı sonucu ortaya konmuştur. Vardiyalı çalışma ve mem kanseri üzerine yapılan epidemiyolojik çalışmalar sonucunda uykusuzluğun mem kanseri riskini arttırdığını ortaya koymuştur (3).


Uyku bozukluğuna yatkın kişiler aşırı aktif sempatik sinir aktivitesine, aşırı duyarlılığa ve stresli olaylara karşı daha yoğun tepki verme kabiliyetine sahiptirler. Melatonin seviyesi yaşla birlikte düşüşe geçer. Bu nedenle yaşlı kişilerin uykusuzluk sorunu yaşama yatkınlığı oldukça yüksektir. Uyku yapısı bu kişilerde değişmeye başlar. Mekanizma olarak melatonin seviyesi uykuya başlamadan 2 saat önce artmaya başlar ve 5 saat sonra pik yapar. Melatonin uyku yapısını değiştirerek kişilerdeki uyku kalitesini arttırır. Melatonin ve melatonin antogonistleri MT1 ve MT2 melatonin reseptörlerini aktive ederek uykusuzluk tedavisinde önemli rol oynanmaktadır. Farelerle gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda MT1 ve MT2 reseptörleri nakavt edilen çalışmalar sonucunda hayvanların melatonin seviyelerinin azalmalarına bağlı olarak uyku düzenlerinde değişmelerin olduğu gözlenmiştir (4).


Melatonin sirkadyen ritmi düzenleyen önemli bir oyuncu olarak kabul edilmektedir. Sirkadyen ritim insan fizyolojisini 24 saatlik süreçte fizyolojik olarak düzenlemektedir. Sirkadyen ritimde meydana gelen bozulmalar östrojen seviyesini arttırarak ve östrojen reseptörünün işlevini değiştirerek meme kanseri riskini arttırıcı etkiye neden olmaktadır (3).


Uykusuzluk kanser hastalarının vücudundaki sitokin ekspresyonunu değiştirerek immun sistem fonksiyonlarının ve doğal katil hücrelerinin seviyelerinin azalmasına neden olmaktadır. Bazı kanser hastalarında immun sistem baskılanması nedeniyle primer tümörün progresyonuna , enfeksiyon gibi komorbid hastalıkların armasına neden olmakta ve mortaliteyi olumsuz etkilemektedir (5).






Kaynakçalar

(1) Eliza L. Sutton. İnsomnia(2014). Med Clin N Am 98 565–581

(2) https://www.sleepfoundation.org/

(3) Soucise A., C. Vaughn, C. L. Thompson, A. E. Millen, J. L. Freudenheim, J. W.-Wende, A. I. Phipps, L. Halee, L.Qi, H.O.-Balcom (2017). Sleep Quality and Breast Cancer Aggressiveness. Breast Cancer Res Treat. 164(1): 169–178. doi:10.1007/s10549-017-4245-1.

(4) Xie Z., F. Chen, W. A. Li, X. Geng, C. Li, X. Meng, Yan Feng, W. Liu, F. Yu (2017). A review of sleep disorders and melatonin. A Journal of Progress in Neurosurgery, Neurology and Neurosciences.

(5) Yavuzşen T., A. Alacacıoğlu, A. Çeltik, U. Yılmaz (2014). Kanser ve uyku bozuklukları. Türk Onkoloji Dergisi 29(3):112-119.

77 görüntüleme