İnvazyon ve Metastaz


Eda Altuntaş - Biyoloji, Fen Fakültesi, İstanbul Üniversitesi

Metastaz, kanserli hücrelerin kökenlendikleri bölgeden vücudun diğer doku ve organlarına yayılmasıdır. Bu yayılma süreci, angiogenez, invazyon, migrasyon, ekstravazasyon ve proliferasyon olarak birbirleriyle ilişkili bir dizi çok basamaklı ve karmaşık olaylar zinciri ile gerçekleşir. İlk aşama olarak, tümör hücreleri yeni damar oluşumunu uyararak komşu hücrelerle olan bağlarını koparır ve primer tümör dokusundan ayrılırlar. Tümörün ilk oluşmaya başladığı bölgedeki hali primer tümördür. Primer tümörler, kanser ölüm nedenlerinin %10’unu oluştururken, %90 ölüm nedeni olarak primer tümörlerden uzak bölgelerdeki oluşmuş metastaz olarak adlandırılan tümörler gösterilmektedir. Primer tümör dokusundan ayrılan tümör hücreleri exstraselüler matrikse geçer, burada ilerler ve çevre dokulara ulaşırlar veya dolaşım sistemine geçerek uzak dokulara ulaşarak işgal ederler. Primer tümörün geliştiği bölgeden metastatik bölgelere lenf ve kan damarları ile taşınır. Bu sayede yaşamlarını ve çoğalmalarını sürdürüler.[1,2]


Metastazın önemli basamaklarından biri olan tümör invazyonu dinamik ve kompleks bir olaydır. Tümör hücre invazyonu, her basamağında farklı moleküllerin görevli olduğu değişik alt aşamalardan oluşur. İlk aşama detachment olarak adlandırılan kanser hücresinin primer tümörden ayrıldığı aşamadır. Bu aşama, hücre adezyon moleküllerinden E-Cadherin'le ilgilidir ve hücre içi parçacığı olan kaderinlerle birlikte invazyonu önler. İkinci aşama ise attachment olarak adlandırılan kanser hücrelerinin endotel hücrelerine, matrikse ve bazal membrana tutunduğu aşamadır. Bu aşamada da yine hücre adezyon moleküllerinden selektin, integrin ve Ig benzeri adezyon molekülleri görev alırlar. Transmembranöz protein olan integrinler, reseptörleri alpha- beta3 ile hücre-matriks, hücre-hücre ilişkisinde rol oynayarak invazyon (yayılma) ve anjiyogenez (yeni damar oluşumu) gelişiminde etkilidir.[1-3]

İnvazyon ve metastazda diğer bir aşama, extrasellüler matriks ve bazal membran bileşenlerinin yıkımıdır. Bu işlemde birden fazla proteolitik enzim görevlidir.. Proteoliz için başlıca enzim grupları metalloproteazlar, Cathepsin’ler ve plazminojen aktivatörleri (t-PA, u-PA)’dir.[3,4]


Metastatik tümörler primer tümörlere nazaran daha tehlikelidir; meme vital bir organ olmadığı için meme tümörleri yerel olduğu müddetçe ölümcül değildir fakat memede oluşan tümör beyine metastaz yaptığında merkezi sinir sistemi etkinirken, kemiğe metastaz yaptığında kemikte oluşacak hasardan kaynaklı iskelet çökebilir.[3,4]


Tümörün iyi huylu (benign) olması hareket etmemesi ve bazal membranın içinde kalması ile alakalıdır. Eğer tümör iyi huylu, agresif değil ise, bazal membranı geçmez fakat agresif, hareketli ve saldırgan ise bazal membranı parçalar ve diğer organlara doğru yol alır. Bazal membranı geçen hücreler artık kötü huylu (malign) hücre olarak adlandırılır ve bu hücreler koloni halinde bir sonraki hedef olan stromayı işgal ederler. Stromayı işgal eden kötü huylu tümör hücreleri artık lenf ve kan damarlarına direkt olarak giriş elde ederler.[3,4]


Hücreler dokulara yayılarak ulaşmaları ardından mikrometastazlar yani mikroskopik metastazlar oluştururlar. Tümör hücrelerinin mikroskopik ebattan makroskopik ebata geçmelerine ise kolonizasyon denir. Hücre kolonizasyonu invazyon-metastazın en kompleks ve zor süreçlerindendir çünkü tümör hücrelerinin geldikleri yeni ortam onları istemeyebilir bu yüzdende zamanla yok olabilirler vaya uzun süreler boyunca mikrometastatik olarak yaşamlarını sürdürebilirler. Örneğin meme kanseri hastalarının %30’dan fazlası kemik iliğinde fazlaca mikrometastaz barındırabilir. Tümör metastaz yapıyorsa kesin malign olarak kabul edilir. Malign tümörler, kan damarları, lenfatikler ve vücut boşlukları yolu ile metastaz yaparlar. Vücut boşlukları yolu ile olan metastaz; neoplastik yani tümör hücreler organın duvarına yapışarak içine giderebilir ve vücut boşluklarına direkt olarak yayılabilir. Kolon kanseri bağırsak duvarını penetre edebilir ve karın içi boşluğuna uzak yerde yeni bir implant oluşturabilir. Bu yayılım yolu, çoğunlukla periton yüzeyini kaplayan yumurtalık kanserleri için karakteristikdir.[4]


Lenfatikler yolu ile metastaz; kanser hücreleri komşu lenf nodlarına geçiş yaparak lenfatik kanala ulaşır ve dolaşım sistemiyle diğer bölgelere yayılır. Karsinomlar lenf nodlarına sıklıkla metastaz yapan tümoral kütledir. Lenf nodülü tutulması öncelikle primer tümör bölgesi ve bölgenin doğal lenf sıvısının boşalması yollarına bağlıdır.[4]


Hematojen yayılım; sıklıkla sarkomlarda yani vücudun herhangi bir yerinde oluşacak kanser çeşidi, bağ dokularda veya kemiklerde başlayan kanser gruplarında görülür. Atardamarlar (arterler) toplardamarlara (venler) göre zor penetre olur. Bu sebeple hematojen yayılım öncelikle toplardamarlarla gerçekleşir. Venöz dolaşımın yönü itibari ile de akciğer ve karaciğer sık tutulan ikincil bölgelerdir.[4]





Referanslar

  1. Özkara, G., Öztürk, O., & AYDOĞAN, H. Y. Kanser ve Metastaz: Hücre Adezyon Molekülleri ve Hücreler Arası Bağlantıların Önemi. Experimed, 10(1), 38-48.

  2. İNAN, S. (2016). Kanser Metastazında Sinyal Yolakları. Türkiye Klinikleri Radyasyon Onkolojisi-Özel Konular, 2(1), 14-30.

  3. Güllü, İ. H., & Akalın, İ. (2005). Metastaz biyolojisi. Üroonkoloji Bülteni, 4.

  4. TAÇYILDIZ, N., & ÇAVDAR, A. O. (1995). ADEZYON MOLEKÜLLERİ VE METASTAZ.


269 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör