beyaz logo.png

Kanser Hastalığı ve Kişiselleştirilmiş Tıp Uygulamalarının Önemi

Tuğba Cici - Leoxygen Biyoteknoloji Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, Kurucu


Kanser multifaktöriyel bir hastalıktır ve dünya çapında milyonlarca ölümden sorumludur. Kanser hastalığına katkıda bulunan faktörler arasında spesifik genetik arka plan, çeşitli çevresel streslere kronik maruz kalma ve uygunsuz beslenme alışkanlığı yer almaktadır. Tüm bu risk faktörleri, kanserojenezin başlamasına katkıda bulunan hücrelerdeki bazı önemli proteinlerde moleküler değişikliklerin veya mutasyonların birikmesine yol açmaktadır[1].


Tıpta çok ilerleme kaydedilmiş olmasına rağmen, kanser tedavisini iyileştirmek için hala ele alınması gereken birçok önemli konu vardır. Bu nedenle onkolojik araştırmalar, geleneksel tedavilerin neden olduğu kritik yan etkileri hafifletebilecek yeni ve etkili tedaviler bulmak için büyük bir çaba sarf etmektedir. Farklı teknolojiler şu anda klinik deneylerde değerlendiriliyor veya klinik uygulamaya dahil edilmiş durumdadır[2].


Onkogenezin ekspresyonu, tümör oluşumunun erken evrelerinde önemli bir rol oynamaktadır. Onkogenler iki mekanizma ile aktive edilmektedir: ya hücrelerin tümör virüsleri tarafından enfeksiyonu ya da hücresel proto-onkogenlerin (genellikle normal olan) onkogenlere mutasyonu ile aktive olmaktadır. Daha sonra tümörler, sadece tek bir hücrenin onkojenik transformasyonu ile ortaya çıkmaktadır. Bazı tümörler, köken aldığı bölgeden kaçma ve vücudun diğer bölümlerine girme yeteneği kazanmaktadır. Bu süreç metastaz olarak adlandırılmaktadır[3].


Kanser ilerlemesi sırasında, tümörler oldukça heterojen hale gelir ve farklı moleküler özellikler oluşur. Bu heterojenlik tedavide dirençli gelişiminden sorumlu anahtar faktördür. Genellikle kanser homojen bir hastalık olarak ele alınır ve tümörler bütün bir hücre popülasyonu olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, kesin ve etkili tedaviler tasarlamak için bu karmaşık mekanizmaların derinlemesine anlaşılması çok önemlidir[2].


Kanser tedavisi oldukça karmaşık bir süreçtir. Cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi gibi geleneksel tedavi yaklaşımları kullanılırken, son zamanlarda kök hücre tedavisi, hedefe yönelik tedavi, ablasyon tedavisi, nanopartiküller, doğal antioksidanlar, radyonikler, kemodinamik terapi, sonodinamik terapiler ve ferroptoz temelli terapi dahil önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Kök hücre tedavisi, hem birincil hem de metastatik kanser odaklarını hedefleyerek hastalıklı veya hasarlı dokuların yenilenmesi ve onarılmasında umut vericidir. Hedefe yönelik tedaviler, spesifik kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını engelleyerek, sağlıklı hücrelere daha az zarar veren çığır açan bir potansiyele sahiptir. Ablasyon tedavisi, açık cerrahiye gerek kalmadan kanserleri yakan veya donduran minimal invaziv bir prosedür olarak ortaya çıkmıştır. Doğal antioksidanlar, serbest radikallerin zararlı etkilerini nötralize etme ve böylece kanseri tedavi etme veya önleme potansiyeli göstermektedir. Birkaç yeni teknoloji şu anda klinik deneylerde araştırılmaktadır ve bazıları ise onaylanmıştır[4].


Son birkaç yılda kanser gelişimi ve ilerlemesinde birkaç moleküler değişiklik tanımlandığından, kanser hastalığı tedavisinde tamamen devrim yaşanmasına neden olmuştur. Bu biyobelirteç tabanlı yaklaşım, tarihsel olarak temel bilimden klinikte doğrulamaya doğru ilerlemiştir. Bu nedenle tedavi seçimini yönlendirmek için dikkatler belirli bir tümörün anatomik orijininden ziyade yavaş yavaş biyobelirteçlere doğru yönelmiştir. Bu değişikliklerle birlikte tümörleri belirli bir moleküler özellik taşıyan hasta grupları, tek bir hedefe yönelik ilaç ile başarılı bir şekilde tedavi edilmiştir. Kanser hastaları için moleküler temelli tıbbın ilk örneği, luminal meme kanserinde endokrin tedavisinin kullanılmasıdır. Bununla birlikte hassas tıp yaklaşımı, BCR-ABL füzyon kinaz oluşturan t (9,22) translokasyonunu taşıyan kronik miyeloid lösemili hastalarda imatinib'in onaylanması ile başlamıştır[5].


Kişiselleştirilmiş tıp alanı; kanser hastalığını önleme, teşhisi, prognozu ve tedavisinde giderek daha önemli bir rol oynamaktadır. Klinik yönetimdeki önemi; artan etkinlik ve/veya azaltılmış toksisite ile çeşitli bireyselleştirilmiş, moleküler hedefli tedavilerin rutin klinik uygulamaya girişi ile gösterilmiştir. Meme kanserindeki BRCA genleri gibi kansere yatkınlık genlerinin belirlenmesi, tarama programlarının kanser geliştirme riski taşıyan hastaların belirlemesine ve bireysel risk değiştirme davranışları hakkında karar vermelerine yardımcı olur. Kişiselleştirilmiş tıp, kanser tedavisinde giderek daha önemli bir rol oynamaktadır. Kanserin her bir alt tipi için farklı terapötik yaklaşımların gerekli olduğu bilinmektedir. Farklı tümörlerde çeşitli hedefe yönelik tedavilerin etkinliği, tedavi kararlarının tümör dokusu tipi veya anatomik orijin yerinden ziyade tümör moleküler anormallik profiline dayalı olacağı bir döneme girdiğimizi göstermektedir[6].


Translasyon çalışmaları, kanser hastaları için yeni tedaviler geliştirilmesinde devrim yaratmıştır. Tedavi seçiminde organ merkezli bir konseptten derin moleküler analize geçiş, kişiselleştirilmiş bir yaklaşımına öncülük etmede modern onkolojinin en önemli gelişmelerinden biridir. Yeni nesil dizileme ve RNA dizilimi gibi çeşitli araçlar, tahmine dayalı ve prognostik moleküler değişiklikleri saptama kapasitesini büyük ölçüde geliştirmiştir. Gen mutasyonlarının, amplifikasyonların ve füzyonların tespit edilmesi bu nedenle hem lokal hem de metastatik çeşitli hastalıkların geçmişini değiştirmiştir. Dikkatin tümörün spesifik moleküler değişikliklerine odaklandığı bu bakış açısı, kişiselleştirilmiş tedavinin kapısını açmıştır[5].


Sonuç olarak kanser, her yıl çok sayıda insanın hayatını alan bir hastalıktır. Hastalık heterojenliği nedeniyle, kemoterapi veya radyoterapi gibi standart tedaviler hasta popülasyonunun yalnızca bir alt kümesinde etkili olmaktadır. Tümörlerin altında yatan farklı genetik nedenler olabilmekte ve bir hastada diğerine göre farklı proteinler ifade edebilmektedir. Tümörler arasındaki moleküler farklılıkları karakterize etmek, kişiselleştirilmiş tıp uygulamalarının geliştirilmesi için önemlidir. Bu farklılıkları da etkili bir tedavi için bazı kişiselleştirilmiş tıp uygulamaları halihazırda mevcuttur[7]. Kanser hastaları için moleküler tabanlı kişiselleştirilmiş bir yaklaşım, onkolojide oldukça önemli bir alandır. Tüm klinik sonuçları iyileştirebilecek gerçek bir değişiklik elde etmek için moleküler biyolojinin daha iyi anlaşılması gerekmektedir. Kişiselleştirilmiş tedaviler geliştirmek için DNA ve RNA değişikliklerini, proteomikleri ve metabolomikleri entegre edebilen bir multi-omik yaklaşım gerekli olacaktır.





Referanslar:


  1. Padma V. V. (2015). An overview of targeted cancer therapy. BioMedicine, 5(4), 19. https://doi.org/10.7603/s40681-015-0019-4

  2. Pucci, C., Martinelli, C., & Ciofani, G. (2019). Innovative approaches for cancer treatment: current perspectives and new challenges. Ecancermedicalscience, 13, 961. https://doi.org/10.3332/ecancer.2019.961

  3. Imran, A., Qamar, H. Y., Ali, Q., Naeem, H., Riaz, M., Amin, S., Kanwal, N., Ali, F., Sabar, M. F., & Nasir, I. A. (2017). Role of Molecular Biology in Cancer Treatment: A Review Article. Iranian journal of public health, 46(11), 1475–1485.

  4. Debela, D. T., Muzazu, S. G., Heraro, K. D., Ndalama, M. T., Mesele, B. W., Haile, D. C., Kitui, S. K., & Manyazewal, T. (2021). New approaches and procedures for cancer treatment: Current perspectives. SAGE open medicine, 9, 20503121211034366.

  5. Gambardella, V., Tarazona, N., Cejalvo, J. M., Lombardi, P., Huerta, M., Roselló, S., Fleitas, T., Roda, D., & Cervantes, A. (2020). Personalized Medicine: Recent Progress in Cancer Therapy. Cancers, 12(4), 1009. https://doi.org/10.3390/cancers12041009

  6. Jackson, S. E., & Chester, J. D. (2015). Personalised cancer medicine. International journal of cancer, 137(2), 262–266. https://doi.org/10.1002/ijc.28940

  7. Krzyszczyk, P., Acevedo, A., Davidoff, E. J., Timmins, L. M., Marrero-Berrios, I., Patel, M., White, C., Lowe, C., Sherba, J. J., Hartmanshenn, C., O'Neill, K. M., Balter, M. L., Fritz, Z. R., Androulakis, I. P., Schloss, R. S., & Yarmush, M. L. (2018). The growing role of precision and personalized medicine for cancer treatment. Technology, 6(3-4), 79–100. https://doi.org/10.1142/S2339547818300020

31 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Ağrı

RAŞİTİZM