Kawasaki Sendromu


Fatmanur KAYA – Yıldız Teknik Üniversitesi Biyomühendislik


Kawasaki hastalığı özellikle beş yaş altı çocuklarda üç günden uzun süren ateş, döküntü, ağız içinde, dilde ve gözlerde kızarıklık ile kendisini gösteren bir çocuk hastalığıdır. İlk defa Japon pediatrist Dr. Tomisaku Kawasaki tarafından 1967 yılında tanımlanan bu hastalık, özellikle beş yaş altı çocuklarda tedavi edilmezse uzun süreli kalp komplikasyonlarına sebebiyet verebilen önemli bir rahatsızlıktır.


Hastalığının nedeni tam olarak bilinmez. Ailesel yatkınlığın yanı sıra virüsler ve maruz kalınan kimyasallar gibi çevresel faktörlerin hastalığın ortaya çıkmasında rol oynadığı düşünülür. Özellikle Japonya gibi Uzak Doğu ülkelerinde daha sık gözlenir.


Hastalık ne kadar sürer?


Kawasaki üç evresi olan bir hastalıktır:


1) İlk 2 haftayı içeren, ateşin ve diğer belirtilerin görüldüğü akut evrede;

Üç günden uzun süren ve ilaç tedavisine fazla yanıt vermeyen yüksek ateş (39 derece üzerinde),

Gözlerde, el ve ayaklarda ortaya çıkan kızarıklık,

Özellikle boyunda büyümüş lenf bezleri,

Tahriş olmuş boğaz, ağız ve dudaklar,

Şişik ve parlak kırmızı dil (çilek görüntüsünde) görülür.

2) İkinci haftadan dördüncü haftaya kadar olan, trombosit sayısının artıp anevrizmaların oluşmaya başladığı evrede;

Eklem ağrısı, ishal, kusma, karın ağrısı, el ve ayak derisinin soyulması görülür.

3) Birinci aydan üçüncü aya kadar olan, bütün laboratuvar testlerinin normale dönmeye başladığı ve bazı koroner arter anevrizmalarının küçülmeye başladığı iyileşme evresi.


Nasıl tanı koyulur?


Hastalığın ilk haftasına ait bulguların yanında laboratuvar testleri de kullanılır. Bu testler iltihabın derecesini yansıtırlar. İltihabın göstergeleri, artmış ESR, lokositoz (beyaz kan hücrelerinin sayısında artma) ve anemidir (kırmızı kan hücrelerinde azalma). Hastalığın ilk haftalarında trombositlerin (kan pıhtılaşma hücreleri) sayısı genellikle normaldir fakat, ikinci haftada yükselmeye başlar ve çok yüksek düzeylere ulaşır.


Bunun yanı sıra EKG ile koroner arterlerin şekil ve büyüklüğü değerlendirilerek anevrizmalar saptanabilir.

Tedavi edilebilir mi?


Hastalıktan korunmak mümkün değildir. Hastalık gelişmişse, koroner komplikasyonaları azaltmanın en iyi yolu erken tanı koyup tedaviye bir an önce başlamaktır.


Ciddi komplikasyon riski nedeniyle, Kawasaki hastalığına yönelik ilk tedavi genellikle bir hastanede verilir. Tedavi, yüksek dozda aspirin ve damar içi gama globulin verilmesini içerir. İlk tedavinin ardından ateş düştükten sonra, çocuk bir koroner arter anevrizması geliştirmişse en az altı hafta, düşük doz aspirin kullanması gerekir.


Gama globülini: Bağışıklık proteini olan gama globülin damardan verildiğinde koroner arter problemleri riskini azaltabilir.


Aspirin: Yüksek dozda aspirin enflamasyon tedavisinde etkilidir. Aspirin ayrıca, ağrıyı ve eklem iltihabını ve ateşi azaltır. Kawasaki tedavisi, çocuklarda aspirin kullanımına karşı kural için bir istisnadır.


Kawasaki hastalığının tedavisinin ardından nelere dikkat edilmesi gerekir?


Kawasaki hastalığı geçiren çocuk gama globülin tedavisi görmüşse, su çiçeği veya kızamık aşısı için en az 11 ay beklemek gerekir. Çünkü gamma globülin, bu aşıların bağışıklık yanıtını etkiler.






Kaynakçalar

  1. KAHRAMAN, Y. (2017). SIRA DIŞI BULGULARLA SEYREDEN KAWASAKİ HASTALIĞI. TÜRKİYE KLİNİKLERİ, 94-98.

  2. GÖKNAR,N.(2015). Kawasaki Hastalığı Şok Sendromu.ÇOCUK DERGİSİ,86-88

  3. ÖZTÜRT, E. (2010). Kawasaki Hastalığı (Mukokutanöz Lenf Nodu Sendromu): İki Olgu Sunumu. JOPP DERGİSİ, 93-96

  4. ÖZAYDIN, E. (2010). KAWASAKİ HASTALIĞI. TÜRKİYE ÇOCUK HASTANESİ DERGİSİ,36-41

0 görüntüleme

Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

Bizi Takip Et
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik
  • YouTube

© 2019 by Bezelye Dergi