Koronavirüs 2020 Pandemisinde Neredeyiz?


Nurhayat Kayar, Baksan Mesleki Eğitim Merkezi

Yıl 2020 ve El Yıkamayı Konuşuyoruz!


İnsanoğlu var olduğu günden bu yana en çok ellerini kullandı. Bu yüzden hep hastalıklara konu olan el hijyeni yine gündemimize oturdu. Peki ama nasıl? El yıkama yemekten öncemi sonramı derken artık çeşitli dezenfektanlar gündemde. Coronavirüs hayatımızı ikiye böldü. Eve girince ve dışarı çıkınca. Evde kal Dünya sloganı pandemiye dönüşen salgında belki en can alıcı nokta el yıkama davranışının ayrıntılı animasyonlu videolu görsellerinin yayınlanması. Belki tuvalet alışkanlığı ve el yıkama arasındaki bağlantının hiç kopmayacak olması beslenme ve nefes alma gibi Maslov’un belirttiği temel ihtiyaçların giderilmesi konusu hep hayati bir önem taşıyacağından olsa gerek. Pandemiye konu olan virüs daha öncede bu dünyada varlığını sürdürmüş üzerine çalışma yapılmış olsa da bugün çalışmalara baktığımızda yeterli olmadığını gördüğümüz bilim virüs konusunda hala tartışma halinde. Panik yapmayalım ama insan dokunmadan yaşayamaz. Özellikle yüzeyler kirliyse. Kirlenmek güzeldir sloganı artık kendini bu pandemiyle ticari özelliğini yitirmiş gereklilik haline gelmiş medikal ürünlerin kullanımına açmış ve online çalışmanın önemi insan gücünün emeğin sömürünün önemini ortaya çıkarmıştır.


Coronavirüs Kimdir?


Coronavirüs aslına bakılırsa geçmiş yıllarda da epidemiyolojisi çalışılmış ve özellikle yarasalardan geçtiği tespit edilmiş ve gün geçtikçe hakkında yapılan çalışmaların arttığı ancak tekrar vurgun yaparak ün kazanan RNA virüs ailesine dahil bir tür.

Yarasalardan bulaşan virüs kadınlarda ve erkeklerde aynı zamanda yaşanılan bölgelere göre değişen oranlarda ayrı ayrı alveoler hücrelere bağlanarak etkisini gösteriyor. Alveoler hücrelere zarar verirken sistemik rahatsızlıklara ve ölümlere sebebiyet verebiliyor. Virüsün sahip olduğu S,M,N ve E protein özellikle virüse karşı araştırılması gereken gen expressiyonları olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle S protein yarasaların sahip olduğu ACE2 reseptörüne ev sahipliği yapıyor. M protein besin transportunun membran geçişinden sorumlu ve N,E protein ulaşım proteini ev sahibi canlının immün cevabını bloke ediyor. Özellikle bu proteinlerin araştırılması virüse karşı geliştirilebilecek ilaçlara karşı etkili çözümler üretilmesini sağlayabilir. Özellikle 65 yaş üstü hastalar ve hastalıkla mücadele eden insanlar risk altında. Hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları yaşayan insanlarda virüs etkinliği daha fazla kendini gösteriyor. Sonuçta solunum yolları enfeksiyonu, septik şoklar, çoklu organ yetmezlikleri bu hastalıkta gözlenen semptomlar arasında yer alır.


Hastalıkla İlgili Yapılması Gerekenleri Tartışıyoruz


Hastalıkta yapılması gereken ilk davranış solunum yolları enfeksiyonunu önlemek için maske kullanımını arttırmak. El yıkama ile ilgili davranışlarımızı değiştirmek ve belki de evde bakımını yaptığımız hayvanların karantina dönemi geçene kadar barınaklar da kalmasını sağlamaktır. Hastalığın sosyolojik boyutları ele alındığında yaşanan krizler dünya da olup bitenler insanların varlığını tehdit ediyor. Öz varlığımızı tehdit eden coronavirüs salgını bizim en doğal hakkımız olan dokunma hakkımızı elimizden alıyor. Hayatı şaka gibi değerlendirirsek yaşadığımız eğlencenin sadece sohbet etme hakkımızdan vazgeçmek olması bizim için belki de çok kısıtlayıcı değil gibi gözükse de en temel hakkımızı elimizden alan coronavirüs bizi bir metreden daha yakın oturmak konusunda bile uyarıyor. Bu uyarıyı dikkate almak zor çünkü insan sosyal bir varlık ve sosyalleşmek bir şaka gibi elimizden alınıyor. Bu durumun sosyal, psikolojik boyutları yeni tartışmalar yaratacak gibi gözüküyor. Bu konu üzerine yapılacak çalışmalar belki de yeni makale içeriklerinin oluşmasına yol açacak. Bu makale içerikleri yeni bilimsel sonuçların doğmasını tetikleyecek ve coronavirüsün sadece tıbbi, biyolojik değil sosyolojik anlamda bilimsel sonuçları olacak. Yaşanan insan ölümleri ise popülasyondaki dengelerin değişmesine yol açacak. İnsan popülasyonu kendini yenilime sürecinde olabilir diyemeyiz çünkü canlılar arasında insanın açık ara bir üstünlüğü var. Çünkü işin bir de dini boyutu ortaya çıkıyor. Mistik olarak insan yüce ve üstün. Bu yüzden varlığı değerli. Üreme insan için diğer canlılardan farklı bir boyutta çünkü insan düşünen bir varlık. İşin bilinç boyutu sadece dini, mistik değil gerçekten çok tıbbi bir boyut. Ruhsal ve düşünsel anlamda insan aynı zamanda çok sosyal ve birlikte yaşamaya alışkın bir varlık. Dokunmanın verdiği hazzı insanın elinden alan coronavirüs yakın teması sınırlıyor. Belki de alıp başını giden sosyalliğin ayyuka çıkan sonuçları yüzünden astrolojik sonuçlar üretip sohbetin dibine vuruyoruz gene. Yani diyebiliriz ki coronavirüsün öyle sosyolojik boyutları var ki bizi bizden alıp götüren anı yaşama duygumuzu alıp götüremiyor. Karantina uygulanmalı mı uygulanmamalı diye düşünürken yanımızdakiyle konuşmadan bir dakika geçiremiyoruz. Gerçekten bizi ürküten sonuçlar doğuran coronavirüs için söylenecek tek şey belki de biyoloji derslerinde anlatılan hakkında ne canlı ne cansız diye düşündüğümüz bir varlığın hayatımızı ciddi şekilde tehdit ediyor olması.Ve varlığı ile dünyayı onurlandıran insan gözle göremediği bu tehditle mücadele ile büyük vakit ve çaba harcıyor. Ekonomik ve sosyal sonuçları büyük olan coronavirüs eğitimi de sekteye uğratmaya devam ediyor. Uzaklaş sloganı belki de yeni sloganımız!






Kaynakçalar

1- Pengfei Sun, Xiaosheng Lu, Chao Xu, Wenjuan Sun, Bo Pan, 22 February 2020 Understanding of COVID‐19 based on current evidence.

0 görüntüleme

Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

Bizi Takip Et
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik
  • YouTube

© 2019 by Bezelye Dergi