Mutluluk Hormonu Acıyı Da Hissetmemizde Rol Alıyor: Dopaminin“YİN” Kutbu


Eylül Aydın-Acıbadem Üniversitesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik

UC Berkeley araştırmacıları beyin nörotransmitter maddelerinden biri olan dopaminin Yin-Yang özellik gösterdiğini keşfettiler. Yin-Yang, Çin felsefesinde alçalan ve yükselen iki zıt kutbu ifade eder. Yin alçalandır, negatif tarafı temsil eder ve siyah renk ile ifade edilir. Yang ise yükselendir, pozitif tarafı temsil eder ve beyaz renk ile ifade edilir. Bu kutuplar tamamen zıttır ancak içlerinde birbirlerini barındırırlar ve biri alçalırken diğerini yükseltir.


Son yapılan araştırmalarda anlaşıldı ki, dopaminin de Yin-Yang felsefesine uyan bir doğası var. Dopamin, hem zevk hem de acının hissedilmesinde aracı oluyor. Yani artık yalnızca “mutluluk hormonlarından biri” olarak adlandırılamayacak. Dopaminin karmaşık ve ikili dünyası üzerine yapılan çalışmalar, bizleri bu konuda aydınlatmaya devam ediyor ve yeni düşüncelere hızla yön veriyor.


Psikologlar yıllardır dopamini hem yararlı hem de zararlı yönleri olan bir nörotransmitter madde olarak değerlendiriyor: zevkli deneyimler arayışında olmamız için bizi eğiten ve ardından yarattığı ödüllendirilme hissiyle de buna alıştıran biyolojik bir mekanizma, fakat aynı zamanda da bizleri bu gibi duyguların peşinde sonu gelmez bir kovalamacaya sevk ederek bağımlılığa yol açan, beynimizin salgıladığı bir nevi uyuşturucu.


UC Berkeley’de yapılan yeni bir araştırmaya göre, bu durum sadece dopaminin bir yüzü. Sonuçlar gösterdi ki dopamin, itici olarak adlandırabileceğimiz nahoş anlar esnasında da salgılanıyor. Mesela sıcak çaydanlığa dokunup elinizi yaktığınızda, beyninizi gelecekte bu gibi eylemlerden kaçınmanız için programlamaya uğraşıyor. Nasıl ki güzelin sürekli peşinde olmamız için bizi eğitiyorsa, kötüden sakınmamız için de bize talimat veriyor.


UC Berkeley Moleküler ve Hücre Biyolojisi bölümü öğretim üyesi ve Neuron adlı bilimsel dergide araştırmanın sonuçlarını açıklayan makalenin baş yazarı olan Stephen Lammel, “Uyuşturucu bağımlılığında, bireyler yalnızca bir sonraki ödül için bekler ve sıradaki doza ulaşmak için de oldukça büyük risk alır.” diyor. “Şu anda bağımlıların, kanıtlanmış ölüm ve hastalık ihtimallerine rağmen uyuşturucu gereçleri paylaşımı gibi riskli davranışlarının altında yatan sinir sistemine bağlı biyolojik nedenleri tam olarak bilmiyoruz. Uyuşturucuların hoşnutsuzluk durumunu kavrama ile ilgili sinirsel bağlantıları nasıl etkilediğine ve değiştirdiğine dair yeni bir anlayış, olumsuz sonuçlar karşısında daima uyuşturucu madde arayışında olma eğilimi hakkında önemli çıkarımlar yapmamızı sağlayabilir.” sözleriyle açıklamasına devam ediyor.


Bazı sinirbilimciler, uzun zamandır dopaminin caydırıcı olayların sinyallerinin iletimindeki potansiyel rolü üzerinde tartışıyor. Dopaminin ikili yapısı yakın zamana kadar bir gizemdi çünkü beyinde güzel ve hoş olaylara cevap olarak dopamin salgılanmasından sorumlu olan sinir hücreleri, hoşnutsuzluk karşısında uyarılarak salgı yapanlardan farklı bir bölümde, ayrı bir alt devrede gömülü.


Çalışmanın ilk yazarı Johannes de Jong, dopamin salgılanan farklı alt devreleri ayırmak ve incelemek için Lammel ile iş birliği yaptı. Stanford Üniversitesinde bulunan ve birkaç yıl öncesinde fiber fotometri teknolojisini geliştiren Karl Deisseroth laboratuvarıyla birlikte çalıştılar. Johannes de Jong, birbirinden yalnızca birkaç milimetre ile ayrılan iki beyin bölgesine fiber optik kanüller yerleştirerek her iki dopamin alt devresinden eşzamanlı kayıtlar almayı başardı. Yerleştirilen kanüller, fiber fotometri teknolojisinin ürünü. Fiber fotometri yönteminde oldukça ince ve esnek fiber optik kablolar beyne yerleştiriliyor. Bu kablolar, sinir hücrelerinden ve hücrelerin dopamin salgılayan aksonlarından çıkan floresan sinyalleri kaydediyor. Floresan imleyicileri, yalnızca bu hücreleri hedef alan bir virüs aracılığıyla sinir hücrelerine yerleştiriliyor.


“Çalışmamız, ödüllendirici ve caydırıcı durumların sonuçlarının öğrenildiği beyin bölgelerini ilk kez tanımlıyor. Beynimizde iştah açıcı ve itici davranışlar için ayrı sinirsel bağlantılara sahip olmak, tehlike ve tehditleri en aza indirgerken aynı zamanda daha büyük ödüller peşinde koşmamızın sebebini açıklayabilir. Yaklaşım-kaçınma durumlarının öğrenilmesindeki dengeli davranış biçimi, daimî değişim içinde olan çevredeki hayatta kalma yarışında kesinlikle önemli bir yardımcı.” diyor Lammel.


Dopaminin yeni keşfedilen rolü, nörotransmitter maddenin beynin farklı bölgelerinde farklı görevleri olduğuna dair (örneğin maddenin Parkinson hastalığında da etkili olan gönüllü hareketteki işlevi) artan doğrulamalar ve kabullerle uyuşuyor. Sonuçlar aynı zamanda önceki çelişkili deneylere de açıklık getiriyor. Bu deneylerin bazıları, diğer nörotransmitter maddelerin seviyelerinde değişiklik olmazken dopaminin caydırıcı ve zevk vermekten uzak olaylar sonucunda salgısının arttığını gösteriyordu.


Lammel’in “Dopamin salgılayan sinir hücrelerini beyinde yalnızca ödül olarak değerlendirilen durumların hissedilmesine aracılık eden türdeş ve homojen hücre topluluğu olarak değerlendirmektense dopaminin beynin hangi bölgesinden salındığına bağlı olarak, ilgili sinir hücrelerinin de daha iyi tanımlanmış ve incelikli bir açıklaması olması gerektiği kanısına vardık.” sözleri, dopaminin işlevlerine yeni ve taze bir bakış açısı getirmekle kalmıyor dopaminle ilgili bu zamana dek yapılan araştırmaların yeniden incelenmesinin gerekliliğine de vurgu yapıyor.

Şimdiye kadar dopamin hakkında bilinen çoğu şey kemirgen ve maymunlar üzerinde yapılan çalışmalardan elde edildi. Araştırmacılar, beyinde dopamin salgılayan sinir hücrelerinden yalnızca ödüle tepki verenlerinin bulunduğu bölgeleri incelediler ve sonuçları kaydettiler. Lammel, örneklerdeki sapmalar dikkate alındığında hoşnutsuzluğa tepki veren dopamin sinir hücrelerinin gözden kaçırılmış olabileceğini belirtiyor.


Günümüzde kabul gören “ödül beklentisi yanılgıları hipotezi (reward prediction error hypothesis)”ne göre dopamin salgılayan sinir hücreleri, eylem beklenenden daha ödüllendirici ve çekici olduğu zaman aktive oluyor ve dopamin salgılıyor. Ama ödül beklentiyi yalnızca karşılamakla kaldığında, yani beklenen seviyeye ancak eriştiğinde sinir hücreleri temel düzeydeki aktivitelerini sürdürüyor. Eğer ki beklenenden daha az çekici bir durumla karşılaşma söz konusu ise, sinir hücreleri durgun faaliyet gösteriyor.


Dopamin beyindeki sinirsel yolları ve aktarımları, hoşluğu ve memnun edeni kovalamakla birlikte zevk vermeyenden kaçınmak üzere değiştiriyor. Lammel, “Bu hipoteze göre var olan eğilim ve asıl hedeflenen; dopaminin caydırıcı ve hoşnutsuz durumlardaki rolünü çok da dikkate almayarak ödül, zevk, bağımlılık ve ödüllendirme temelli öğrenmedeki yerini vurgulamak.” diyerek durumu açıklamaya ve eksik kısımlara dikkat çekmeye çalışıyor.

Maymunlar üzerinde yapılan önceki deneylerde, bilim insanları dopamin hücrelerinin aksonlarının nereye ulaştığını bilmeden hücrelerin durumlarını kaydettiler ki bu bölgeler hücre gövdesinden milimetrelerce uzakta olabilirdi.


Johannes de Jong, farelerle çalışırken merkezden uzak (lateral) ve merkeze doğru olan (medial) iç bölgelerde -bu bölgeler beynin ödül/ödüllendirme merkezi olarak adlandırılır- bulunan dopamin aksonlarından eşzamanlı kaydedilmiş veriler elde etti. Şaşırtıcı bir şekilde, merkeze doğru olan bölgedeki aksonların kaçınmalı uyarıcılar (ayağa uygulanan hafif bir elektrik şoku gibi) karşısında dopamin salgıladığı gözlendi. Merkezden uzak bölgede yer alan aksonlar ise yalnızca pozitif uyarıcılara cevap veriyordu.


Son olarak “İki tip dopamin hücremiz bulunuyor: bir popülasyon çekiciliğe cevap veriyorken, diğeri caydırıcılığa karşılık veriyor ve anatomik olarak da birbirlerinden ayrılıyorlar.” diyen Lammel’in umudu, bu bulguların maymunlar ve insanlardan elde edilecek verilerle doğrulanabilmesi, böylelikle de bağımlılık ve diğer beyin hastalıklarının anlaşılmasında ve tedavisinde yeni bir yaklaşım oluşturabilmesi yönünde.





Kaynakça:

  1. Jong, J. W. de, Afjei, S. A., Dorocic, I. P., Peck, J. R., Liu, C., Kim, C. K., … Lammel, S. (2018). A Neural Circuit Mechanism for Encoding Aversive Stimuli in the Mesolimbic Dopamine System. Neuron, 0(0). https://doi.org/10.1016/j.neuron.2018.11.005

  2. www.cinmacerasi.com/yin-yang-nedir/

48 görüntüleme

Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

Bizi Takip Et
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik
  • YouTube

© 2019 by Bezelye Dergi