beyaz logo.png

Parasetamol İntoksikasyonu


 

Kemal YILMAZ - İzmir Bakırçay Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Hemşirelik Esasları Bilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi, Ege Üniversitesi Hastanesi Acil Tıp Hemşiresi

 

Parasetamol türevi ilaçlar yapılan çalışmalarla etkinliği ve güvenilirliği yüksek düzeyde kanıtlanmış, maliyet olarak ucuz ücretlerle etkin analjezi sağlayan bir ilaçtır. Hekimler tarafından sık reçete edilmesi ve kolay ulaşılabilir olması sebebiyle intoksikasyon olarak karşımıza sıklıkla çıkan bir olaydır. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’ne bağlı Ulusal Zehir Danışma Merkezi’nin faaliyet raporuna göre, Ulusal Zehir Danışma Merkezine Başvuran Vakaların Maruz Kaldıkları İlk 50 Ürün Etken-Zehir Grubu içerisinde parasetamol ilaçları 2008 yılında %6.8 oran 5801 vaka sayısı ve 2019 yılında %3.9 oran 8504 vaka sayısıyla ilk sırada yer almaktadır. Amerika Birleşik Devletlerine bağlı Zehir Kontrol Merkezi’nin 2010 yılı faaliyet raporunda ise yıllık 100.000’den fazla parasetamol intoksikasyonu bildirilmektedir[1-3].


Parasetamol ilaçlarının yüksek dozda alınması ilk olarak karaciğerin toksik oranının artmasına ve devamında ölümle sonuçlanmasına yol açmaktadır. Parasetamol vücuda alındıktan sonra parçalanması ve toksitike düzeyine gelmesi için p450 enzimleri tarafından parçalanarak ortaya toksik madde olarak N-acetyl-p-benzoquinonimin çıkmasına yol açar. Ortaya çıkan N-acetyl-p-benzoquinonimin parasetamolün normal dozlarda alınmasında endojen glutatyon reaksiyonuyla detoksifikasyon gerçekleşir ve organizma kendisine zararlı olan toksik maddelerden temizlenir. Parasetamol karaciğerin detoksifikasyon yapabileceği dozdan fazla alınmasıyla glutatyon depoları toksik madde nedeniyle azalır ve N-acetyl-p-benzoquinonimin vücuttan atılımı gerçekleşemediğinden karaciğerde toksisite meydana gelir. Parasetamolün karaciğerde toksitikasyon oluşturabilmesi için 350 mg/kg’dan fazla alınması gerekmektedir. İlk dört saat içerisinde oral olarak verilen aktif kömür parasetamolün emilimini azaltır. Toksik dozda alımdan dört saat sonra verilen aktif kömürün etkinliğinin olmadığı görülmüştür. İlk sekiz saat içerisinde alınan yüksek doz parasetamollerde karaciğerin toksisitesini en aza indirmek için güçlü bir glutatyon olan N-Asetilsistein (NAS) hastalara intravenöz yolla verilmektedir. NAS güçlü bir ajan olmasından dolayı parasetamolün ortaya çıkardığı toksik metabolitleri karaciğerde bulunan hepatik makro moleküllere bağlanmasını engelleyerek tükenmekte olan glutatyonların tekrar aktif hale gelmesini sağlar. NAS tedavisi uygulanmasına rağmen akut karaciğer yetmezliğinin önüne geçilmezse hayat kurtarıcı tek tedavisi yöntemi karaciğer transplantasyonudur[4-6].


Parasetamol intoksikasyon vakaları tanı, tedavi ve klinik bulgular olarak dört evrede değerlendirilip takip edilmektedir. Birinci evrede öne çıkan ilaç alım zamanıdır. İlk 30 dk ve 24 saat içinde alınan toksik doz parasetamol vakalarında bulantı, kusma, aşırı terleme ve ciltte soluk görünüm belirtileriyle karşılaşılır. Vakanın biyokimya laboratuvar bulgularında ise öne çıkan bir toksisite görülmez. İkinci evrede 24-72 saat aralığı olarak kabul edilir ve fiziksel muayene bulguları normaldir. Ancak karaciğerde metabolik olarak enzim faaliyetleri başladığından aminotransferaz enzimleri yüksek görülür. Toksik doz alımı olan hastada idrar miktarında azalma ve renal problemler öne çıkar. Üçüncü evre ilaç alımından sonra 72-96 saat aralığı olarak kabul edilir ve hastada sarılık konfüzyon gibi belirtiler görülmeye başlar. Karaciğer enzimleri ciddi oranda artış gösterir. Karaciğer yetmezliğini takiben renal yetmezlik gelişmeye başlar. Oluşan hepatik yetmezlik multiple organ yetmezliğine ve devamında tedavi edilmezse ölüme yol açabilmektedir. Evre dört ise ilaç alımından 4 gün sonra ortaya çıkan evredir. Toksik dozda alınan parasetamolün ilk üç evrede tedavi yanıtının olmaması ya da hepatik yetmezliğin ileri derecede artmasıyla evre dörtte bulunan hastalar en uzun 18 gün içerisinde hayatını kaybederler[7].





Referanslar

  1. Tandoğan M. et. al. Acil Servise Parasetamol İntoksikasyonu Nedeniyle Başvuran Hastaların Değerlendirilmesi. Eurasian J Tox. 2019; 1 (1): 11-14

  2. Özcan N., İkincioğulları D. Ulusal Zehir Danışma Merkezi 2008 Yılı Çalışma Raporu Özeti. Türk Hij. Den. Biyol. Derg. 2009; 66 (3)

  3. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ulusal Zehir Danışma Merkezi 2019 Yılı Ayrıntılı Faaliyet Raporu. https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/kurumsal/yayinlarimiz/Raporlar/Uzem

  4. Duran L. et. al. Use of Intravenous N-Acetyl Systein in Paracetamol Intoxication. JAEM 2011: 145-7

  5. Emet M., Yayla M. Asetaminofen (Parasetamol) Zehirlenmesi. Turkiye Klinikleri J Emerg Med-Special Topics 2016;2(1):51-7

  6. Gemis OF, Kocak AO. 2012-2019 Yıllari Arasında Acil Servise Parasetamol İntoksikasyonu İle Başvuran Hastaların Retrospektif Analizi. Eurasian J Tox. 2019;1(3): 103-108

  7. Yeşilçayır G.T. Parasetamol İle İndüklenmiş Deneysel Akut Karaciğer Toksisitesi Üzerine İncir (Ficus Carica) Çekirdeği Yağının Koruyucu Etkilerinin Araştırılması. (2021) Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezi.



73 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör