top of page
beyaz logo.png

Rozasea (Gül hastalığı)’ nın gözümüze olan etkisi

Güncelleme tarihi: 24 May

Dr. Uğur Tunç - Johns Hopkins Üniversitesi, Wilmer Göz Enstitüsü


Hastalığın tanımı:


Kronik bir deri hastalığı olan Rozasea, halk arasında Gül hastalığı olarak geçmektedir. Daha çok yüzün orta bölgesini ve göz çevresini etkilemektedir. Etkilenen bölgede kızarıklık, yüzeyel damarlarda belirginleşme, siyah nokta tarzı beneklenme gibi bulgular vermektedir (Şekil 1). Hastalık ortalama 20 ila 50 yaşları arasında ortaya çıkmakta ve kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha fazla görülmektedir [1].



Şekil 1: Resimde, yüz orta kısmını burun ve buruna yakın bölgede Rozesea hastalığı tulumu görülmektedir.


Risk faktörleri:

Hastalığın ortaya çıkış mekanizması ile ilgili günümüzde birçok birçok araştırma ve hipotez mevcut olmasına rağmen; patogenez tam olarak ortaya konmuş değildir. Fakat bazı risk faktörlerinin hastalığı aktifleştirdiği bilinmektedir. Bunlar; acı ve baharatlı yemekler, sıcak içecekler, alkol tüketimi, sigara, egzersiz, ultraviole ışınlar, sıcak hava, güneş maruziyeti, bazı ilaçlar ve stres şeklindedir [2].

Göz ve göz çevresi tutulumu:

Rozasea tanılı hastaların yaklaşık %75’inde göz ve göz çevresi tutulumu mevcuttur. Ayrıca, daha önce tanı almamış 5 Rozasea lı hastadan 1’i sadece gözde bulgu vererek başlayabilmektedir [3]. Hastalığın göz bulguları; tekrarlayan ve bir süre devam eden yanma, batma, sulanma, yabancı cisim hissi, kızarıklık, ışık hassasiyeti ve görmede bulanıklık olarak tanımlanmaktadır. Aslında bu bulgular kuru göz semptomları olarak özetlenebilir ve birçok göz hastalığında ortaya çıkabilecek durumları kapsadığı söylenebilir. Göz ile ilgili problemlerin ortaya çıkmasındaki temel problem; göz yaşımızı oluşturan etmenlerin bozulması ve göz yüzeyimizin buna bağlı daha hassas hale gelmesine dayanmaktadır.


Şu durumda göz yaşımızın aslında ne kadar kompleks ve önemli olduğundan bahsetmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Gözyaşı temel olarak üç tabakadan oluşur. Bunlar dıştan içe doğru sırasıyla; Lipid (yağ) tabaka, Aköz (Su) tabaka ve Müsin (Mukus) tabaka olarak sıralayabiliriz (Şekil 2). Birbiri ile sıkı ilişkideki bu tabakalardaki eksiklik veya işlevsizlik kuru göz semptomlarını ortaya çıkarmaktadır.




Şekil 2: Resimde gözyaşı tabakaları ve Meibomian bezinin gözdeki yerleşimi görülmektedir.


Rozasea hastalığı daha çok göz kirpik bölgemizdeki salgı bezlerini etkilemektedir. Bu bezler Meibomian bezleri olarak adlandırılır ve gözyaşı lipid tabakasının temel sağlayacılarıdır. Bu tabakanın eksikliğinde gözyaşımız çok hızlı bir şekilde buharlaşmakta ve göz yüzeyini nemlendirme, yıkama, zararlı bazı mikroorganizmaların uzaklaştırılması gibi işlevleri yerine getirememektedir. Bu da kronik bir kuru göz hastalığına ve beraberinde görmeyi tehdit edecek birçok durumun ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır (Şekil 3).


Şekil 3: Resimde Rozesea’nın aktif göz tulumu, kirpik iltihabı, gözde kızarıklık görülmektedir.


Tedavi süreci;

Birçok kronik hastalıkta (Sistemik-Esansiyel hipertansiyon, Tip2 Diyabet, Eklem romatizması; Göz spesifik-Glokom, Yaşa bağlı makula dejenerasyonu, vb.) olduğu gibi yaşam tarzı değişikliği ortaya çıkan kısır döngüyü kırmakta çok önemli bir yer tutmaktadır [4].


  • Öncelikle hastalığı aktive edici davranışlardan uzak durmak gerekir (çok sık sıcak içecek tüketmek, sigara içmek baharatlı ve acı besinler tüketmek, vb.).

  • Suni gözyaşı tedavileri; özellikle koruyucu içermeyen suni gözyaşı seçenekleri sıklıkla kullanılmaktadır. Bu tedavi sayesinde göz yüzeyi nemlendirilmesi sağlanarak semptomlarda rahatlama sağlanmaktadır.

  • Kirpik temizliği ve bakımı; aslında çok önemli ve ısrarla uygulandığında ciddi olarak rahatlama sağlayacak bir uygulamadır. Kirpik temizliği; kirpiklerde artmış Demodex parazitlerinin popülasyonunu azaltmada oldukça faydalıdır. Kirpik temizliğini Çay Ağacı yağı içeren temizleme mendilleri ve solüsyonları sıklıkla tercih edilmektedir.

  • Kapak ve kirpik bölgesine ılık kompres uygulaması; daha önce bahsettiğimiz gibi, Rozesea özellikle kapaklarımızdaki Meibomian bezlerine etki etmektedir. Bu nedenler pamuk veya göz için spesifik göz pedler aracılığı ile yapacağınız ılık baskı/masaj uygulamaları bu bezlerin boşalması ve tekrar salgı fonksiyonuna geri dönmesini sağlayabilmektedir. Genellikle yatmadan önce her gün 10 dk boyunca ılık bir ped aracılığı ile göz kirpik ve kapak çevresine masaj sıklıkla önerilmektedir.

  • Diğer medikal tedaviler; ağızdan doksisiklin 100 mg antibiyotik tedavisi kirpik enfeksiyonlarında da sıklık tercih edilen bir seçenektir. Bu sayede, kirpiklerde mikrobiyomun bozulması ve tekrar düzenlenmesine aracılık edebilmektedir. Aynı zamanda bu tedavinin inflamasyonun baskılama etkisi de mevcuttur. Bunu inflamasyonda önemli bir rol alan matriks metalloproteinaz’ ları inhibe ederek sağlamaktadır. Tedavi doz ve kullanılma sıklığı değişkenlik göstermek ile birlikte sıklıkla tercih edilmektedir. Lokal tetrasiklin krem tedavileri yine aynı amaç ile kullanılabilmektedir. Göz kremleri yoğun ve jelimsi yapıları nedeniyle görmede geçici bulanıklık oluşturabilmektedir. Bu sebep ile genellikle akşam yatmaya yakın saatlerde kullanılması tercih edilmektedir.


Yukarıda bahsedilenler dışında A vitamin krem tedavileri, gözyaşı punktum modifikasyonları, kirpikteki meibomian bezlerini aktifleştirmek için çeşitli terapiler (Intense pulse Light (IPL) terapisi, Lipiflow, Blephex, vb) mevcuttur.


Sonuç olarak; Rozasea hastalığı gözümüzü sıklıkla etkilemekte ve tedavi edilemediği takdirde hem yaşam kalitesini ciddi düşürmektedir. İlerleyen ve agresif vakalarda görmeyi dahi tehdit edebilmektedir. Tedavide birçok seçenek olmakla birlikte - Hastalık yoktur, hasta vardır - prensibiyle iyi bir hasta-hekim ilişkisi içerisinde tedavi ve takiplere karar vermek gerekmektedir.




Referanslar

  1. van Zuuren EJ. Rosacea. N Engl J Med 2017; 377(18): 1754–1764.

  2. Weiss E and Katta R. Diet and rosacea: the role of dietary change in the management of rosacea Dermatol Pract Concept 2017; 7(4): 31–37.

  3. Vieira ACC, Höfling-Lima AL and Mannis MJ. Ocular rosacea–a review. Arq Bras Oftalmol 2012; 75(5): 363– 369.

  4. Jabbehdari S, Memar OM, Caughlin B, Djalilian AR. Update on the pathogenesis and management of ocular rosacea: an interdisciplinary review. Eur J Ophthalmol. 2021 Jan;31(1):22-33. doi: 10.1177/1120672120937252. Epub 2020 Jun 25. PMID: 32586107.



160 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page