beyaz logo.png

Sağlıklı Beslenmenin Hastalık Hali: Ortoreksiya Nervoza


 

Nuralem Tozoğlu – Beslenme ve Diyetetik, Sağlık Bilimleri Fakültesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi

 

Yeme davranışı bireylerin bireysel algılarından, yaşadığı deneyimlerinden, beslenme durumundan, kültürel ve sosyal açıdan birçok faktörden etkilenmektedir [1].


Yeme bozuklukları, kişinin beden algısının bozulması sonucu yeme tutum ve davranışlarının değişmesi, bozulmasıyla ortaya çıkmaktadır [1].


Son yıllarda toplumda sağlıklı beslenmenin sağlık üzerinde olumlu etkileri görüldükçe farkındalık artmıştır. Ancak bunun saplantı haline getirilmesi yeme bozuklukları olarak adlandırılan hastalık kategorisine girmektedir [2].


Bazı görüşlerde ortoreksiya nervozanın ayrı bir bozukluktan ziyade yeme bozuklukları açısından bir risk olduğu ve yeme bozukluğu geliştirmenin ön aşaması olduğu fikrindedir [3].


Ortoreksiya nervoza ismi ilk olarak 1997 yılında Bratman tarafından kullanılmış ve anoreksiya nervozanın alt formu olarak tanımlanmıştır. Terim Yunanca doğru anlamına gelen “orthos” ve iştah anlamına gelen “orexia” kelimelerinden türetilmiştir [1].


Bratman’ a göre ortoreksiya nervoza gelişimi iki aşamalıdır ve birbirinden ayırt edilebilir. İlkinde sadece sağlıklı beslenmeye ilgi duyması ikinci aşama ise takıntılı davranışlarında eşlik ettiği patolojik aşamadır [3].


Ortoreksiya nervoza sadece sağlıklı beslenmeyi takıntı haline getirmekle ortaya çıkmaz. Yemek yemeyle bağlantılı kaygı, geçmişte boğulma gibi travmatik bir durumun yaşanması, kişide düzenli kusmaların görülmes de ortoreksiya nervozanın oluşumuna etken olabilir [3].


Özellikle besinin kalitesi, hazırlama koşulları ve katı beslenme konularında aşırı konsantrasyonla karakterizedir. Yemek hazırlama süreçlerinde toprak ya da ahşap ürünler gibi doğal ürünlerin kullanımı görülür [3].


Diğer yeme bozuklukları hastalıklarından farklı olarak bireyler sağlıklı beslenmedikleri konusunda eksiklik ve suçluluk duyguları yaşayabilmektedir [2].


Ortoreksiya ve anoreksiya nervozada görülen belirgin kilo kayıpları, mükemmeliyetçi yapı, yüksek kaygı düzeyleri ve iradeleri için yoğun çaba ortak özelliklerindendir [2,3].


Kişi beslenme konusunda fazla kontrollüdür ve eğer diyete uymadıysa, kendini kınama ve kendinden nefret etme davranışları gösterir [1].


Diyet kurallarına gösterdikleri yoğun çabalar, yüksek kaygıya, suçluluk ve utanç duygusuna yol açmakta ve sonucunda daha kısıtlı, daha sıkı bir diyete başvurulmaktadır. Hatta bazen sadece belirli yiyeceklerle beslenmeleri sonucu önemli besin ögesi eksiklikleri ve yetersizlikleri görülmektedir [2,4].


Öğünlerin planlanması ve satın alma süreçleri için çok fazla zaman harcamaktadırlar. Yemek seçimlerinde biyolojik olarak en saf olanı, katkı ve ilaç kalıntıları içermeyeni, organik olanları seçme eğilimindedirler [2].


Satın aldıkları besinlerin içeriğine çok dikkat ederler ve o besini hazırlama yöntemleri, kullandıkları araç gereçler özeldir. Çoğu ortorektik birey besinleri daha sağlıklı olma gerekçesiyle çiğ yeme eğilimindedir. Bu takıntılı beslenme alışkanlıkları bireylerin bir çok gıdadan uzak durmasına, tüketmemesine hatta anoreksiya nervozadaki gibi kilo kayıplarına neden olmaktadır [1].


Bu sağlıklı beslenmeye eğilim patolojik boyutlara ulaştığında obsesyon halini alır ve sağlıklı besin arayaşına fazla efor ve zaman harcamış olurlar. Bu takıntılar anoreksiyadaki gibi yemeğin miktarından ziyade içeriği ile alakalıdır. Takıntıları arasında yiyecek içinde pestisit gibi ilaç kalıntılarının olup olmaması, süt ve süt ürünlerinin hormonlu hayvanlardan elde edilip edilmediği, yemeklerin hazırlanışı sırasında besin öğesi kayıpları olup olmadığı, içerisine tatlandırıcıların ya da raf ömrünü uzatmak için koruyucuların kullanılıp kullanılmadığı, gıda boyalarını içerip içermediği ve hatta ambalajlarına, besin etiketlerine kadar dikkat ederler [2].


Ortoreksiya nervoza sağlıklı beslenme kaygısı ve sağlıklı beslenmeye abartılı şekilde uyum sağlama çabası bireyin zihnini yorar ve saplantılı tavırları sosyal yaşamında da sorunlar yaratacağı için henüz psikiyatrik tanı sınıflandırmasında yer almasada psikiyatrik problemler oluşturabilmektedir [1,2].


Bazı çalışmalar cinsiyetle aralarında anlamlı bir ilişki olmadığını bildirse de bazı çalışmalara göre de eğilim erkekler arasında daha sık gözlemlenmektedir [1].


Özellikle riskli gruplar; diyet konusunda daha ilgili olanlar ve dansçılar, jimnastikçiler, mankenler gibi belirli kiloda kalması gerekenlerdir [2].


Ortoreksiya nervozanın değerlendirilmesinde şimdiye kadar yedi test geliştirilmiştir. Bunlardan en yaygın kullanılanı ORTO-15 testidir. Bu testin Türkçeye uyarlanmış halide ORTO-11 testidir. Diğer testler çalışmalarda nadiren kullanılmaktadır [3,4].

Tedavi

Yeme bozukluklarında tedavi yaklaşımları çok boyutlu ele alınıp daha bütüncül olmalıdır. Tedavi hekim, diyetisyen ve psikoterapisti içeren multidisipliner ekiple olmalıdır. Hastanın yaşı, gelişim durumu, sosyal çevresi ve semptomlar iyice irdelenmelidir. Bu süreçte psikonörofizyolojik tekniklerden yararlanılabilir. Dr. Moshe Feldenkrais dans, yoga, neurofeedback eğitimleri gibi yöntemleri kapsayan tedavi yöntemi geliştirmiştir [2,3].


Yetersiz beslenme görülebileceği için uygun dengeli beslenme programı planlanlanmalıdır. Ciddi kilo kayıpları var ise bireyin hastaneye yatışı gerekebilmektedir. Obsesif davranışlar için bilişsel davranışçı terapi önemlidir. Farmakolojik tedavide bu süreçte serotonin geri alım inhibitörleri ile birlikte önerilmektedir. Gevşeme teknikleri de duyulan kaygıyı azaltabilmektedir [3].

Komplikasyonlar

Ortorektik bireylerde bazı besin grupları ihmal edildiği için besin ögesi eksiklikleri ve yetersizlikleri görülebilmektedir. Anoreksiyada da genel olarak görülebilen kansızlık (anemi), düşük kemik yoğunluğu (osteopeni), metabolik asidoz, testosteron eksikliği ve kalbin yavaş atması (bradikardi) gibi tıbbi komplikasyonlar görülebilmektedir [2].





Referanslar

1. Karakus, B., Hidiroglu, S., Keskin, N., Karavus, M. 2017. Orthorexia nervosa tendency among students of the department of nutrition and dietetics at a university in Istanbul. North Clin Istanb. 4(2):117-123.

2. Şengül, R., Hocaoğlu, Ç. (2019). Ortoreksiya nervoza nedir? Tanı ve tedavi yaklaşımları . Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi. 14 (2): 101-104 .

3. Niedzielski, A., Kaźmierczak-Wojtaś, N. 2021. Prevalence of orthorexia nervosa and Its diagnostic tools-A literature review. Int J Environ Res Public Health. 18(10):5488.

4. Varga, M., Thege, BK., Dukay-Szabó, S., Túry, F., van Furth, EF. 2014. When eating healthy is not healthy: orthorexia nervosa and its measurement with the ORTO-15 in hungary. BMC Psychiatry. 14:59.



64 görüntüleme0 yorum