Tedavi Edici Klonlama


Yeşil Scipubs Ekibi

İlk olarak 1903 yılında kullanılan “klon” ifadesi özellikle son yıllarda sağlık bilimleri çevresinde çokça duyduğumuz bir kavram haline gelmiştir. Yunanca’da “aynı kökten yeni dallar üretmek” anlamına gelen söz, tek bir atadan eşeysiz üreyen organizmaları tanımlamak için kullanılsa da yıllar içinde hayvanlarda uygulanarak gerçek anlamına ulaşmıştır diyebiliriz.


Kaynak : https://www.acibadem.com.tr

Klonlama tekniğine baktığımızda iki ana alt kavrama ayrıldığını görürüz: Üretim ve Tedavi Amaçlı Klonlama. Üretim amaçlı klonlamalar çeşitli tartışmalara sebebiyet vermesiyle beraber kimi biliminsanı tarafından insanoğlunun kurtuluşu olarak görülmektedir. Üzerine araştırmalar yapılması her ne kadar engellenmeye çalışılsa da diğer tekniğe göre daha yavaş bir ilerleme ile üretici klonlama da gelişim göstermektedir. Bu makalede ise kök hücre ve klonlama üzerine bir izlenimden sonra Tedavi Edici Klonlama’ya ayrıntılı olarak değinildi ve bulunan çeşitli kaynaklar derlenerek tekniğe farklı bir bakış açısı ile bakıldı.

Kök hücre kavramı da klonlamayla beraber hayatlarımıza giren ve sonrasında da çıkmamış bir kavram olmasıyla beraber, kaynak gerekliliği ve kaynağın nereden sağlanacağı gibi sorunlar ile bilimsel tartışmalarımızın ana konuları arasında kendine yer edinmiştir. Bilim dünyası bu sorunların çözümüne en az tekniğin kendisine kafa yordukları kadar kafa yormaktadırlar; çünkü yeniden üretim, yeniden onarım gibi belki de ütopik gözüken hayaller için altın kilit noktası “kök hücre”den geçmektedir.


Kaynak : https://riedercloningproject.weebly.com

Klonlama, aslına bakılırsa doğada binlerce yıldan beri varolan bir “sürdürülebilirlik yöntemi”dir. Bakterilerin, mantarların, bitkilerin binlerce yıldır kendilerini aynen aktarmalarını sağlayan, kullandıkları doğal klonlama teknikleridir. İnsanoğlu ise 1970li yıllar itibariyle ancak genlerin ayrı ayrı elde edilmesiyle başlayan çalışmalarla moleküler klonlama üzerine gidebilmiştir. Gelişen teknikler ve teknoloji ile sonraki süreçte hücre klonlaması ve bunun önce tek hücreli organizmalarda başarılı sonuçlar vermesi, döneminin insanına geleceğin habercisi niteliğinde sonuçlar vermekteydi. Bizim konumuz olan Terapötik yani Tedavi Edici Klonlamada ise Somatik Nükleer Gen Transferi dediğimiz yöntem gün geçtikçe yaygınlaşmakta ve bilimsel çevreler tarafından da kabul görmektedir. Kişiye özel doku ve organ üretimi, hücre replasman terapileri, hastalık teşhis ve tedavileri ile tıp biliminde büyük umut vaat etmiş bir yöntemdir.


Bütün bunların yanında kök hücre kavramının hayatımıza girişiyle beraber etik tartışmaları da yükselmiştir ki bundan günü geldiğinde terapötik klonlamaların da payını alması kaçınılmazdı. İnsanoğlunun ilk embriyonik hücre ekstraksiyonlarını ve bunların üzerinde yapılan çalışmaları deneyimlemesiyle sıra hayvanlardan insanlara geldiğinde tartışmalar artık iyice alevlenmişti. Gerek bilimsel gerekse de siyasi sebeplerden bir “yapay insan” üretme fikrinin de ortaya çıkışıyla beraber insan embriyosu üzerinde yapılan çalışmalara belli kurallar getirmek bir zorunluluk haline geldi. Daha sonrasında erişkin kök hücre çalışmalarının iPSC gibi yöntemlerle sürdürülmesi üzerine bu etik tartışmalar hafiflemiş gibi gözükse de bu yöntemin de kendine özgü etik problemleri bulunuyordu.

Peki, tedavi edici klonlama geleceğe tutulmuş bir deniz feneri mi yoksa içerdiği prosedür bakımından pimi çekilmiş ve her an patlamaya hazır bir el bombası mı? Yanlış ellerde bu denli büyük potansiyele sahip bir buluş nelere yol açabilir? Gelecekte insanoğlunu neler bekliyor? Bilim, kurtuluşa ve özgürlüğe artık tahmin ettiğimizden çok daha yaklaşmış olabilir mi?


1.Tedavi Edici Klonlama Nedir?


Klonlama

Klon ifadesi ilk olarak 1903 yılında Webber tarafından, tek bir atadan eşeysiz üreyen organizmaların oluşturduğu kolonileri tanımlamak için kullanılmıştır. Yunanca’da “aynı kökten yeni dallar elde etmek” anlamına gelen klonlama, bir bitki dalından yüzlerce benzer bitki üretme ilkesinin hayvanlara uygulanmasıyla gerçek anlamına ulaşmıştır.[3]

Bugünkü anlamıyla DNA parçalarının, genlerin ve hücrelerin ya da orijinalinin aynısı bireylerin üretimi olarak tanımlanabilmektedir.[4] Bir canlı hücre çekirdeği, çekirdeği alınmış bir başka hücre yumurtasına yerleştirilerek spermsiz döllenme sağlanır.


Kaynak : https://www.bioedge.org

Klonlamanın üretim ve tedavi olmak üzere iki farklı amacı vardır. Üretim amaçlı (reprodüktif) klonlamada insan embriyosu, hücresi ve hücreye bağlı unsurların tamamıyla bir bireyin, tam ve sağ bir insanın üretilmesi amaçlanırken; tedavi amaçlı (terapötik) klonlamada ise embriyo, hücre ve hücreye bağlı unsurlar kullanılarak tedavi ve iyileştirme hedeflenir.[6] Güncel tartışmalar genellikle üretim klonlaması ve bu amaca hizmet edecek embriyolojik kök hücre üretiminin meşruluğu konusundadır. [7]


Tedavi Amaçlı (Terapötik) Klonlama


Bilim, doku mühendisliğiyle üretilen dokuların tedavi amaçlı kullanılmasını hedeflemektedir. [8] Uygulanan teknoloji aslında bireyin klonlanması için gerçekleştirilen sistemin aynısıdır fakat farklı olarak, elde edilen embriyo bir kadının rahmine transfer edilmez. Gelişimi, blastosist aşamasına ulaşana kadar laboratuvar şartlarında sağlanır. Bu aşamada embriyolardan alınan embriyonik kök hücreler spesifik prekürsör hücrelere ve somatik hücrelere diferensiye olabilmektedir. Bu yolla elde edilen hücreler, hastanın kendi genetik yapısına sahip olduğundan (mitokondriyal DNA hariç) immünolojik uyumsuzluk sorunu ortaya çıkmamaktadır. [9] Bu durumda, bu hücrelerden geliştirilecek olan dokular, klonlanan kişi için birer yedek doku veya organ teşkil edecektir.[5]


Terapötik (tedavi) klonlamaya ayrıca embriyo klonlama da denir. Araştırmalarda kullanılmak üzere insan embriyosunun üretilme işlemidir. Kök hücrelerin yetiştirilmesinde insan gelişiminin ve hastalıkların tedavisinin araştırılması ve çalışılması amaçlanır.


İleri sürülen bir görüşe göre; hayvan deneylerinde bile kendini ispatlamamış bu klonlamada terapi henüz uzak bir umuttur ve “tedavi amaçlı” olarak nitelendirilmesi, bu kavrama temeli olmayan bir değer yüklemektedir. Bu görüşe göre “araştırma klonlaması” daha yerinde bir adlandırmadır.[10] Ancak bu terim, buradaki süreci açıklamaktan çok örtmektedir. Ve bununla birlikte aynı terimin üretim amaçlı klonlama için etiketlenmesi durumu ortaya çıkacaktır. Bu sebeple üretici ve tedavi amaçlı şeklindeki niteleme konuyu açıklamaya daha uygun olmakla birlikte, bu şekilde araştırma klonlamasının sınırı da belirlenmiş olmaktadır.[8]


2.Kök Hücre ve Çeşitleri

Kök hücreler vücutta herhangi bir hücre tipine başkalaşabilme potansiyeline sahip temel hücrelerdir. Çoğalabilme, kendini yenileyebilme, bulunduğu dokuyu onarabilme gibi çeşitli özelliklere de sahiptir. Elde edilebilme kaynaklarına ve farklılaşabilme kapasitelerine göre sınıflandırılabilirler.


Kaynak : https://www.creativebiomart.net


Embriyonik kök hücreler: Embriyodan (blastosist) elde edilirler ve çoğunlukla tüm vücut hücre tiplerine dönüşebilme özelliğine sahiptirler. Bu sebeple pluripotent hücreler de denebilir.

Erişkin / Somatik kök hücreleri : Gelişimini tamamlamış farklı yaşlardaki bireylerde belirli dokulardan saflaştırılabilirler(bulunabilir ve elde edilebilirler). Lakin özellikleri daha spesifiktir. Öncelikli olarak bulundukları dokuları korur ve onarımında rol alırlar. Beyin, kan damarları, karaciğer, deri gibi pek çok yerde bulunabilir. Erişkin kök hücrelerin başka hücrelere dönüşebilme yeteneğine kök hücre plastisitesi denilir. Dönüşüm her zaman başka hücreye olmayabilir. Uygun koşullar sağlanır ise daha ilkel forma döndükten sonra da farklılaşma gerçekleşebilir.


Kaynak : https://revolutionsdocs.com


Yapılan araştırmalar sonucu ayrıca indüklenmiş pluripotent ve amniyotik kök hücreler isimleriyle de nakil işlemleri gerçekleşebilmektedir. Kök hücrelerin bilinen üç ana kaynağı vardır ve bunlar kemik iliği, periferik kök hücre ve kordon kanıdır.


3.Klonlamada Kullanılan Teknikler ve Yöntemler

Klonlama, doğal ve yapay yollarla genetik olarak birbirine tıpatıp benzeyen organizma veya yapıların üretilmesi işlemidir. Doğadaki klonlamayı biz aslında eşeysiz üreme olarak biliyoruz. Biyoteknolojide ise hücre veya DNA fragmanlarının kopyalanması (moleküler klonlama) ve organizmaların tıpatıp bir kopyasını oluşturmayı(kopyalama) kapsamaktadır.[17]


Tedavi Edici Klonlama

Bazı canlı türlerinin günümüze kadar gelmesini sağlamış üreme yöntemidir aslında. Bakteriler mantarlar, bitkiler ve ayrıca klonal koloniler bu yöntemi kullanmaktadırlar.[17]