Toprak Mikroorganizmaları, Toprak Kirlenmesi ve Biyolojik Çevre


Şilan Atbaş - Tarımsal Biyoteknoloji, Fen Bilimleri Enstütisü, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi


Mikroorganizmaların canlılığın ortaya çıkışından çok önce ortaya çıktıkları varsayılmaktadır. Mikroorganizmalar yaşamın devamlılığı için büyük öneme sahiptirler. Çoğu toprak kökenli veya toprakla doğrudan ilişkilidir. Toprak içerisinde bulunan mikroorganizmaların sayıca çok fazla oldukları bilinmesine rağmen oluşum süreçleri tam olarak bilinmemektedir. Toprak mikrobiyolojisi bitkilerin hayatsal faaliyetleri açısından büyük öneme sahiptir.


Toprak mikroorganizmaları, ekosistemin kalitesinde tutunda ekosistemlerin verimliliğine kadar çok önemli rol oynamaktadır. Bu mikroorganizmalar topraktaki gözle görülmeyen canlılığı temsil eder ve genetik çeşitliliğin büyük bir kısmını oluşturur. Mikroorganizmaların topraktaki çeşitliliği ve fazlalığı toprağın sağlığının ve verimliliğinin göstergesidir.[1]


Toprak yüzeyinden 25-30 cm derinliğe doğru olan bölge toprak mikroorganizma aktivitesinin en çok olduğu bölgedir.[1]


Yanlış tarımsal uygulamalar sonucu toprak ekosisteminin dengesi bozulmaktadır. Bozulan denge toprak üzerinde ve içerisinde yaşayan canlıları olumsuz etkilemektedir. Gelişen yüksek teknoloji ile toprak kirliliği artmakta tarım yapılan alanlar azalmaktadır.[2]


Tarımsal kirleticiler, endüstriyel kirleticiler, belediyelere ait kirleticiler, nükleer kirleticiler en yaygın kirlilik kaynaklarıdır.[3] Bu çevresel kirleticiler toprağın flora ve faunasını etkileyen kimyasal, fiziksel ve biyolojik süreçlerdir. Kimyasal gübrelerin ve pestisitlerin kullanılması toprakların verimsizleşmesine toprakta yaşayan mikrooraganizmaların yeteneklerinin kaybolmasına, bitki besin elementlerinin doğal olarak üretilememesine ve atıkların parçalanamamasına neden olmuştur.[4]


Toprak, biyolojik çevre için önemli bir ekosistem oluşturmaktadır. Toprak ekosisteminin kirlenmesi biyolojik çevre için hayati önem taşmaktadır.


Ormanların bilinçsizce kullanımı, kesilmesi veya yakılması, insanlar tarafından kısa vadeli kar olarak yok edilmesiyle toprak çıplak kalmaktadır. Bu durum sonucu rüzgar ve su erozyonu oluşturacak alanlar meydana gelmektedir.[5] Toprak kaybının nedenlerinden birisi de toprağın işlenmesidir. Yapılan çalışmalar, toprak işlemenin doğru ve uygun yapılması durumunda toprağın üretkenlik ve verimliliği, ürün miktarı ve kalitesinin olumlu etkilendiği belirtilmiştir.[6]


Toprak ekosisteminin bozulmasının, erozyon, tarım alanlarının amaç dışı kullanımı, katı atıklar gibi birçok nedenleri vardır.[7] Toprak ekosistemindeki dengenin bozulması sonucu azalan bitkisel ve hayvansal üretim artan nüfusa yetmeyecektir. Toprağa yanlış uygulamalar sonucu arzu edilen bitkisel ve hayvansal üretim elde edilemeyince ekonomik getiri olmayan köyden büyük kentlere göç devam edecektir. Büyük kentlere göç artan nüfusa, çarpık kentleşmeye ve toprak canlılığının yok olmasına neden olmaktadır.


Toprak ekosistemini korumak, kirliliği önlemek için, tarım alanlarının amaç dışı kullanımının engellenmesi. Bitki hastalıklarıyla mücadelede doğru yöntemlerin kullanılması biyolojik mücadelede teşvik edilmesi gerekmektedir. Sanayi gibi fabrikaların tarım ve yerleşim alanlarından uzaklara kurulması atık yönetimi yapılmalıdır.


Yangın, sel gibi afetlerle bitki örtüsünün zarar gördüğü alanların yeniden verimli hale gelebilmesi için insanlara önemli görevler düşmektedir. Bunun yanında tarım alanlarının kullanımını toprağın sınıflandırılmasına göre yapılması, uygun toprak işlemenin yapılması, organik gübreleme, hastalık ve etmenleri ile biyolojik mücadelenin yapılması toprağın sürdürülebilirliği ve verimliliği açısından önemlidir.

Yaşam topraktır.




Referanslar

  1. Önemli. F., Coşkun. F., 2005. Bazı Ürün Desenlerinin Farklı Toprak Derinliklerindeki Toplam Mikroorganizma Sayısı Üzerine Etkisi, Tekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi, 2, 2

  2. Syed. Ibrahim. B., 2005. Pollution. Islamic Research Foundation International, Inc. 7102 W. Shefford Lane Louisville, KY 40242- 6462

  3. Alloway. B.,J. 1995. Heavy Metals in Soils. Second edition. Chapman and Hall India, Australia.

  4. Fiedler. H., J. 1990. Bodennutzungund bodenschutz. Birkhauser Verlag, Basel-Boston-Berlin, pp:268.

  5. Çepel, N., 1998. Çevre ve İnsan, Akdeniz Yayıncılık A. Ş.,İstanbul.

  6. Heckrath, G., Djurhuus, J., Quine, T. A., Van Oost, K., Govers, G. And Zhang, Y., 2005. Landscape and Watershed Processes. Journal Environmental Quality. 34:312-324.

  7. Haktanır. K. 1987. Toprak Kirliliği ve bu konuda hazırlanacak yönetmelik üzerine düşünceler. TÇSV. Çalışma Grubu Raporu, 2 Mart.



148 görüntüleme0 yorum