Zehirli Tek Primat: Nycticebus


Ezgi KILIÇ, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik

Primatlar, tüm dünyaya yayılmış olan, memelilerin bir alt sınıfı olan eteneli bir memeli takımıdır ve devasa bir grubu oluşturur. Biz insanların da dahil olduğu bu grup yaklaşık 350 yaşayan tür içeriyor. Doktor, botanikçi ve zoolog Carl Linnaeus’un meşhur eseri Systema Naturae (Sistemin Doğası)’nin 10. Baskısında ilk kez “Memeliler” ve “Primatlar”ın da dahil olduğu birçok yeni terim tanıtıldı.[1] Böylece primatlar taksonomide yerini aldı. Dik durma eğilimleri, el ve ayak uzuvlarındaki kavrama yeteneği, görme duyusunda iki gözün ortaklaşa kullanılması, beynin fonksiyon kazanmasıyla öğrenme yeteneği, hareket edebilen beş parmak (hem elde hem ayakta) gibi özellikler primatların ortak belirgin özellikleridir. Hem etçil hem de otçul beslenebildikleri için, beslenme biçimlerinin sonucunda farklı diş dizilimlerine sahip olabilirler. Ancak genel olarak omnivor diş dizilimine sahiptirler. Ayrıca beyin-vücut ağırlık oranı en büyük olan memeli takım da primatlardır. Birçok türü olan bu canlı takımında zehirli olma özelliğini taşıyan bir tür vardır ve tektir: Yavaş Loris.


Şekil 1:Pigme Yavaş Loris (Nycticebus pygmaeus), Durham Kuzey Carolina Duke Lemur Merkezi.

Nycticebus: Yavaş Loris


Günümüzde 4 türü olduğu bilinen Nycticebus, primatların bir cinsidir. Lorisidae ailesine bağlı olduğu için pottolar, angwantibolar ve lemurlarla uzaktan akrabadır. Hollandaca “palyaço” anlamına gelen “Loeris” kelimesinden türetildiği düşünülen Loris ismi, ilk kez Fransız doğa bilimci Georges-Louis Leclerc, Comte de Buffon (1707-1778) tarafından kullanılmıştır. [3] Onlara “yavaş” denmesinin sebebi daha çok tembel hayvanlara benzemelerinden, uyuşuk hareketlerinden ve hızlı koşamamalarından kaynaklanır.


Yavaş lorislerin fiziksel özelliklerine baktığımızda, diğer nemli burunlulara (Strepsirrhine) göre daha yuvarlak bir başları olduğunu görürüz çünkü kafatasları daha kısadır.[4] Farklı tüy renklerine sahip olabilirler. Köpekdişleri nispeten büyüktür. Burunları oldukça küçük, gözleri de bir o kadar iridir. Az ışıkta iyi görebildikleri için gececi canlılardır. Ne var ki görüşleri tek bir rengin tonlarında olabilir, çünkü kısa dalga boyunu algılamalarını sağlayacak olan opsin* geninden yoksunlardır.[4] Gebelikleri üç ila altı ay arasında sürdüğünden, popülasyonu en yavaş büyüme oranına sahip memeli cinslerden arasında yer alır.[5] Ancak bu canlıları farklı yapan en belirgin özellik bunlar değil; zehirli olmalarıdır. Tüm memeli canlılar arasında zehir salgılama özelliğine sahip olan tek canlılar yavaş lorislerdir. Zehirlerini üst kollarında, dirseklerine yakın bir bölgede brakiyal bezlerde salgılarlar. Brakiyal bezler 4 ila 6 lenf nodundan oluşan bir gruptur. Burada salgılanan sıvı toksik özellik gösteriyor olsa da tam anlamıyla zehir değildir. Zehir olmasını sağlayan, toksik özelliğini öldürücü seviyeye getiren şey canlının bu sıvıyı emerek tükürüğü ile birleştirmesidir.


*opsin: Işıktan alınan sinyalleri görsel görüntülere dönüştürmekten sorumlu, ışığa duyarlı, retinada bulunan proteinler.

Şekil 2: Yavaş lorislerin brakiyal bezi çizimi. Helga Schulze tarafından çizilmiştir.[2][6]

Zehirli Olmanın Getirdikleri


Doğal yaşamda zehir salgılıyor olmak canlı için büyük bir savunma silahıdır. Özellikle yavrularını korumak zorunda olan ergin yavaş lorisler bunu büyük bir avantaja çevirir. Beslenmek için yuvasından ve yavrularından ayrılmak zorunda olan yavaş lorisler, brakiyal bezlerinden aldıkları zehri geride bırakmak zorunda kaldıkları yavrularının kürküne sürer. Bu sayede bir tehditle karşı karşıya kalan ve savunmasız gibi görünen yavru, avcıyı bilmeden de olsa zehirleyecektir. Yavrularını güvenli bir şekilde gerisinde bırakan ergin yavaş loris, rahat bir şekilde beslenecek ve yavrularına yiyecek getirecektir. Başka canlılar tarafından tehdit altında kaldıkları durumda ise brakiyal bezini emerek avcıyı ısırabilir. Zehrin en toksik hale dönüşmesine sebep olan bu ısırık aslında yavaş lorislerin sıkça başvurduğu bir yöntem değildir. Ancak elbette diğer canlılara hatta parazitlere karşı savunma için oldukça etkili bir yöntemdir. Zehrin canlı vücudunda uzun süre tutulmamasını ise sahip oldukları kısa onikiparmak bağırsakları sağlıyor.


Zehir insanlar üzerinde ise anafilaktik etki gösteriyor, yani alerjik şok. Vücuda alınan alerjik bir maddenin aşırı tepki vermesi durumu yaşanıyor ve saniyeler içerisinde ya da birkaç saat sonra bu etki kendini gösterebiliyor. Bu durumda baş dönmesi, çarpıntı, nefes almakta zorluk, kusma gibi etkilerin birkaçı veya hepsi etkisini aynı anda gösterebilir ve vücuttaki tüm organlar bu durumdan etkilenebilir. Kısacası; ölümcüldür. Öyle ki bunu bilen Asya’daki yerli halk yavaş lorisleri “vahşi” olarak tanımlar ve onlardan kaçınmaya çalışır.


Elbette bu zehirli ancak bir o kadar da sevimli bu canlılar geçmişten günümüze insan vahşetinden kurtulamamıştır. Sevimlilikleriyle anıldıkları için günümüzde insanların gıdıklayarak eğlendiği bu canlılar, gıdıklanmayı ne yazık ki bizler gibi komik karşılamıyor. Tehdit olduğunu düşündükleri bu durum içerisinde kollarını yukarı kaldırıyorlar (pasif savunma) ve kollarındaki bezlere daha yakın olmayı istiyorlar. Ama bu durumdaki bir yavaş loris dişlerinden yoksun bırakılmış oluyor. İnsanlar hayvan ticaretinde oldukça popülerleşmiş bu canlılara herhangi bir anestezi uygulamadan, ısırılmamak için dişlerini söküp atarak evcil hayvanlara dönüştürmeye çalışılıyor. Üstelik bu hayvanların geçmişte canlı canlı pişirildikleri biliniyor. Pişirilme sebepleri ise onlar yanarken akan sıvının yerli halkın ömrünü uzatacağını düşünmeleri. Vücutlarının parçalarının kesilerek tıbbi veya mistik amaçlarla kullanılmış olmaları ise diğer bir soylarını tehlikeye sokan diğer bir konu. Kırmızı liste tarafından “Soyları Tehlike Altında” kategorisine alınan Nycticebus cinsinden 1 tür şimdiden eksilmiş durumda.


Şekil 3: Javan türü yavaş loris.[7]







Referanslar

1) Tore Frängsmyr. 1994. Linnaeus, the Man and His Work. Biyografi & Otobiyografi. Science History Publications/USA.

2) Görsel 2, Erişim adresi: https://primatology.net/2010/10/19/are-slow-lorises-really-venomous/

3) Osman Hill, W.C. 1953. Proceedings of the Zoological Society of London. Cilt 123 (1): (s. 43–47). ISSN:1469-7998

4) Ankel-Simons, F. 2007. Primate Anatomy (3. baskı). San Diego, California: Academic Press.

5) Nekaris, K.A.I.; Munds, R. 2010. "Bölüm 22: Using facial markings to unmask diversity: the slow lorises (Primates: Lorisidae: Nycticebus spp.) of Indonesia". In Gursky-Doyen, S.; Supriatna, J. Indonesian Primates. (s. 383-396) New York: Springer Yayınevi.

6) Hagey, LR. Fry, BG. Fitch-Snyder, H. 2007. Talking Defensively: A Dual Use for the Brachial Gland Exudate of Slow and Pygmy Lorises. Primate Anti-Predatory Strategies 2: (s. 253-272)

7) Görsel 3, Erişim adresi: https://www.scitecheuropa.eu/what-can-a-slow-loris-teach-you-about-sleep/97149/

71 görüntüleme

Türkiye'nin Tek Popüler Genetik Bilim Dergisi

Bezelye Dergi ISSN: 2587-0173

Bizi Takip Et
  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz Instagram Simge
  • White Twitter Icon
  • Icon-gmail
  • kisspng-white-logo-brand-pattern-three-d
  • images
  • medium
  • Dergilik
  • YouTube

© 2019 by Bezelye Dergi